Rus feminist punk, protesto ve performans sanatı grubu Pussy Riot’un eski üyesi Olga Borisova’nın The Moscow Times gazetesinde yayımlanan “Rusya tarafından aranıyorum” başlıklı yazısının çevirisi:
Geçenlerde Britanya’da idari bir pozisyon için yaptığım iş başvurusunda, formda bana “Hakkınızda kesinleşmiş ve infazı tamamlanmamış herhangi bir mahkûmiyet kararı var mı?” diye soruldu. “Evet” kutucuğunu işaretledim.
Eylül 2025’te bir Rus mahkemesi, daha önce üyesi olduğum performans sanatları grubu Pussy Riot’ın savaş karşıtı bir şarkısı nedeniyle beni gıyabımda sekiz yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Rus ordusunun Ukrayna kentlerini yerle bir ettiği sırada benim “Rus Silahlı Kuvvetleri hakkında yalan bilgi yaydığım” hükmüne vardı.
Başvuru formunda beni hangi ülkenin mahkûm ettiği, davanın siyasi olup olmadığı ya da mahkemenin bağımsızlığı sorulmadı. Sadece basit bir “evet” ya da “hayır” sorusu vardı. Dürüstçe cevap vermek ise Kremlin’in hakkımdaki kararını bir İngiliz işe alım yetkilisinin önüne koymak anlamına geliyordu.
Britanya’dan bakıldığında, Moskova’da verilen mahkûmiyet kararı ve hakkımda çıkarılan yakalama emri uzak ve soyut görünebilir. Burada yaşıyorum, burada kendime yeni bir hayat kurdum ve çoğu zaman verilen ceza sanki başka bir ülkeye, başka bir hayat dönemine aitmiş gibi geliyor. Oysa gerçekte, nerede olursam olayım bu karar hayatımı şekillendirmeye devam ediyor.
Sıradan bir işe başvururken ortaya çıkıyor; hiç tanımadığım birine sabıka kaydım olduğunu söylemek zorunda kalıyorum. Rusya’dan bir arkadaşım üçüncü bir ülkede buluşmayı önerdiğinde yeniden karşıma çıkıyor; havaalanında gözaltına alınıp alınmayacağımı hesaplamak zorunda kalıyorum. Yurt dışında çalışma teklifi aldığımda ise aklıma gelen ilk soru, güvenli bir şekilde geri dönüp dönemeyeceğim oluyor.
Yine de durumumu Rusya’da yaşayan insanlarla kıyaslamıyorum. Onlar şiddet görüyor ve hayatlarının yıllarını hapishanelerde kaybediyorlar. Ben, savaşa karşı çıkan çok sayıdaki Rus’tan sadece biriyim. Güvendeyim ve Kremlin’in önde gelen muhaliflerine yurt dışında düzenlenen saldırılarda olduğu gibi benim de hedef alınacağıma inanmak için özel bir nedenim yok.
Ama Rusya yine de benden bazı şeyleri almaya devam ediyor. Seyahat etme, çalışma ve sevdiğim insanlarla vakit geçirme özgürlüğümü elimden alabiliyor. Dünyamı küçültebiliyor.
Bunu en çok seyahat ederken hissediyorum. Her yolculuktan önce gideceğim ülkenin Rusya ile ilişkilerini ve hakkımdaki davanın siyasi niteliği incelenmeden önce gözaltına alınıp alınmayacağımı değerlendirmek zorundayım. Kısa süreli bir gözaltı bile tehlikeli olabilir. Ya Rus yetkililer iadem için girişimde bulunursa? Eski Sovyetler Birliği coğrafyasında Kremlin’e yakın yönetimlere sahip ülkeler ile Moskova’yla güçlü ilişkileri bulunan başka devletler benim haritamdan fiilen silinmiş durumda.
Verilen ceza, yapabileceğim işleri de değiştirdi. Hakkımda karar verilmeden yaklaşık altı ay önce Pussy Riot’tan ayrılmış ve turnelere çıkmayı bırakmıştım. Şimdi insan hakları alanında çalışıyorum ve Instagram’da siyaset ile tarihi feminist bir bakış açısıyla anlattığım videolar hazırlayarak bir takipçi kitlesi oluşturdum.

Pussy Riot konseri
Seyahat gerektiren her konferans, proje ya da iş teklifini önce güvenlik riski açısından değerlendirmek zorundayım. Ancak ondan sonra bu fırsatın buna değip değmeyeceğine karar verebiliyorum. Bazen de bu yüzden normalde kabul edeceğim işleri reddetmek zorunda kalıyorum.
En zor olan ise sevdiklerimden ayrı kalmak. Onların çoğu Britanya’ya ya da Avrupa Birliği ülkelerine vize alamıyor. Gidebildikleri bazı ülkeler ise benim için güvenli değil. İkimizin de girebildiği bir ülke bulabilmek için bazen aylarca uğraşıyoruz. Kimi zaman ise ortak bir buluşma noktası bulamıyoruz.
Sürgün zaten evinizi kaybetmek demektir. Mahkûmiyet kararı ise bu kaybı hayatın en kişisel alanlarına kadar taşıyor. Doğum günlerini, sohbetleri ve birlikte geçirilen sıradan zamanları kaçırmak anlamına geliyor. Sevdiğiniz insanların hâlâ Rusya’da yaşadığını, onları görebileceğiniz ülkelerin ise giderek azaldığını bilmek demek.
Baskı çoğu zaman ailelerimize de uzanıyor. Rusya’da siyasi davalarla karşı karşıya kalan kişilerin yakınları, davayla hiçbir ilgileri olmasa ya da hüküm giyen akrabalarının görüşlerini paylaşmasalar bile sorguya çekilebiliyor veya evleri aranabiliyor. Yetkililer, peşine düştükleri kişiyi ailesi üzerinden yalnızlaştırmaya ve sesini yükseltmeyi düşünebilecek diğer insanları korkutmaya çalışıyor.
Siyasi baskılar en görünür hâlini baskınlarda, gözaltılarda, mahkeme salonlarında ve verilen cezalarda gösterir. Ancak bunun uzun vadeli etkileri; doldurulan formlarda, iptal edilen planlarda, özenle seçilen seyahat güzergâhlarında ve yabancılara tekrar tekrar yapılan açıklamalarda kendini gösterir. Hayatınızın en korkutucu dönemini, siyasetle hiçbir ilgisi olmaması gereken sıradan durumların içine taşır.
Britanya’da güvendeyim; çünkü buradaki hukuk sistemi ve kurumlar Kremlin’in anlattıklarını otomatik olarak doğru kabul etmiyor. Yabancı bir ülkede verilen mahkûmiyet kararının siyasi baskının sonucu olabileceğini kabul ediyorlar. Interpol de yaptığı inceleme sonunda Rusya’nın hakkımda Kırmızı Bülten çıkarılması talebini reddetti.
Liberal bir demokraside yetişmiş biri, bu korumayı mümkün kılan siyasi geleneği doğal kabul edebilir. Oysa etmemeli. Bağımsız mahkemeler ile kovuşturma ile siyasi zulüm arasındaki farkı ayırt edebilen iltica hukuku, Soğuk Savaş döneminde Sovyet muhaliflerini koruyan aynı ilkeye dayanıyor.
Bu sistemler ve kurumlar her zaman kendi ilkelerine tam anlamıyla bağlı kalmayabilir. Yine de otoriter bir devlet tarafından hedef alınan bir kişinin, hükümetinin onu suçlu ilan etmesini otomatik olarak kabul etmek yerine dinlenme hakkını koruyorlar. Bu koruma, uzun mücadeleler sonucunda kazanılmış önemli bir başarıdır ve otoriter yönetimlerin peşine düştükleri insanlar hakkında her zaman son sözü söyleyemeyecekleri anlamına gelir.
Buradaki hayatımın büyük bölümü oldukça sıradan. Çalışıyorum, evimizi yeniliyoruz ve eşimle gelecek planları yapıyoruz. Bazen Rusya’nın beni hâlâ kaçak olarak gördüğünü tamamen unutuyorum.
Sonra bir başvuru formu bana sabıka kaydım olup olmadığını soruyor ya da bir arkadaşım güvenle gidemeyeceğim bir ülkede buluşmayı öneriyor ve geride bıraktığımı sandığım hayat bir anda yeniden karşıma çıkıyor.
Rusya’nın dışında özgür olmak, Rusya’dan tamamen kurtulmuş olmak anlamına gelmiyor. Hakkımdaki yakalama emri, hapishane bana ulaşamasa da, nereye gidersem gideyim peşimi bırakmıyor…
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
