Cumartesi, 12 Eyl 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
GünlükManşet

Türk turistlerin sevmedikleri

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 12 Eylül 2026 16:58
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Bir Türk turist için yurt dışına çıkmak yalnızca başka bir ülkeyi görmek değildir. Aynı zamanda kendi alışkanlıklarının ne kadar “normal” olduğunu fark etmektir!

Türkiye’de çok sıradan olan bazı şeyler, başka bir ülkede insanı şaşırtabilir.

Garsonun masaya hemen gelmemesi, akşam yemeğinin saatinin değişmemesi, kahvaltıda peynir-zeytin bulunmaması, toplu taşımada üç farklı bilet alınması ya da müzeye girerken ödenen paranın Türk lirasına çevrildiğinde insanın moralini bozması…

Kısacası Türk turistin yurt dışında sevmediği şeylerin önemli bir bölümü aslında “Bizde böyle değil” duygusundan kaynaklanıyor.

İşte Türkiye’den çıkan bir turistin yabancı bir ülkede karşılaşınca en çok şaşırabileceği 10 şey:

1-Akşam 8’de mutfağın kapanması

Türkiye’de akşam yemeği için “geç kaldık” kavramı görecelidir. Saat 21.30’da restorana gidip yemek sipariş etmek olağan olabilir.

Bazı Avrupa ülkelerinde ise akşam yemeği çok daha erken yenir ve restoranların mutfakları da buna göre kapanır. Saat 21.00’de aç kalmak, Türk turist için kültür şokunun en somut biçimlerinden biri olabilir.

2-Kahvaltıda kahvaltı olmaması

Malum, Türk kahvaltısının çıtası biraz yüksektir: Peynir, zeytin, domates, salatalık, yumurta, reçel, bal, tereyağı, ekmek, börek, çörek, simit, sayın sayabildiğiniz kadar.

Sonra başka bir ülkeye gidilir ve önümüze kahveyle birlikte bir kruvasan gelir.

Güzel mi?

Güzel.

Ama Türk turistin kafasındaki soru genellikle aynıdır:

“Peki kahvaltı ne zaman gelecek?”

Yurt dışına çıkan Türk turistlerin yiyecek tercihlerini inceleyen çalışmalar da yemek alışkanlıklarının seyahat deneyiminde önemli bir unsur olduğunu gösteriyor.

3-“Bir çay alabilir miyiz?”

Türkiye’de çay istemek son derece basittir.

Çay istersiniz, gelir.

Yurt dışında ise bazen çayın kendisini anlatmak bile küçük bir diplomatik görüşmeye dönüşebilir.

Üstelik gelen çayın yanında küçük bir demlik yerine tek kullanımlık poşet görmek, bazı Türk turistlerde ciddi hayal kırıklığı yaratabilir, “Bunlarda zaten çay kültürü yok” denir.

4-Her şeyin saatinin olması

“Bir ara gideriz.”

“Akşam bakarız.”

“Orada karar veririz.”

Türk tatil anlayışında bu cümleler vardır.

Bazı ülkelerde ise müze 10.00’da açılır, 17.00’de kapanır; restoran 18.00’de açılır, 21.30’da mutfak kapanır; tren 10.14’te kalkar.

Dikkat, 10.14.

10.15 değil.

Türk turistin “İki dakika geciktik, ne olacak?” yaklaşımı burada pek işe yaramaz.

5-Toplu taşıma “bulmaca”

Bir şehirde metro, tramvay ve otobüsün ayrı bilet sistemleri olabilir.

24 saatlik bilet başka, bölgesel bilet başka, havaalanı bileti başka…

Üstelik bütün bunları yabancı dilde çözmeye çalışırsınız.

Yurt dışı paket turlarını inceleyen araştırmada da ulaşım, dil ve programla ilgili sorunların turist deneyimini zorlaştırabildiği görülüyor.

Türkiye’de “Şoföre sorarız” diye çözülebilecek bir mesele, başka bir ülkede yarım saatlik araştırmaya dönüşebilir.

6-Garsonun masaya gelmemesi

Türk restoran kültüründe müşteri ile garson arasındaki mesafe genellikle kısadır.

Başınızı kaldırırsınız, garson görür.

Elinizi kaldırırsınız, gelir.

Yurt dışında ise bazen garsonun sizi fark etmesini beklemek gerekir.

Beş dakika…

On dakika…

On beş dakika…

Ve Türk turist, “Bizi görmüyor mu kardeşim!” diye sinirlenmeye başlar.

Aslında belki görüyordur da, sadece başka bir kültürde restoran hizmetinin ritmi farklı olabilir.

7-Her şeyin pahalı olması değil, “bu ne şimdi?” duygusu

Türk turist için fiyat artık başlı başına şaşırtıcı olmayabilir.

Asıl mesele ödenen paranın karşılığında alınan şeydir.

Bir şişe suya yüksek fiyat ödemek, küçücük bir kahveye ciddi para vermek veya müze biletini Türk lirasına çevirmek. Üstelik bunu her aldığı şeyde yapmak, euro kuru olan 56’yla kafadan hesaplamaya çalışmak.

Yurt dışı turlarını inceleyen araştırmada da özellikle müze ve ören yerlerinde döviz kurunun Türk turistler açısından maliyet sorununa dönüşebildiği belirtiliyor.

8-“Helal mi?”

Yemek konusu burada yeniden karşımıza çıkıyor.

Etin hazırlanma biçimi, kullanılan malzemeler, restoranın mutfak anlayışı ve helal gıda bulma meselesi bazı Türk turistler için önemli olabiliyor.

Ama mesele yalnızca dinî tercihlerden ibaret değil.

Türk damak tadı da insanın peşinden geliyor.

Ekmek başka.

Peynir başka.

Et başka.

Domates başka.

Ve bazen insan üçüncü günün sonunda bir tabak kuru fasulye için neler verebileceğini düşünmeye başlar.

9-“Neden kimse kimseyle konuşmuyor?”

Türkiye’de yabancıyla konuşmak her zaman zor değildir.

Taksi şoförüyle, garsonla, esnafla birkaç cümle konuşmak, adres sormak, sohbet etmek oldukça sıradan olabilir.

Bazı toplumlarda ise insanlar daha mesafelidir.

Aslında kimse kötü niyetli değildir.

Sadece özel alan kavramı daha geniştir.

Türk turist bunu bazen “soğukluk” olarak algılayabilir.

Oysa karşı taraf açısından bakıldığında bu, gayet normal bir sosyal davranıştır.

10-“Bizde böyle değil”

Belki de bütün listenin özeti.

İnsan başka ülkeye gidince aslında yalnızca başka bir ülkeyi görmez.

Kendi ülkesini de bir anlamda yeniden keşfeder.

Gece yarısı yemek yiyebilmenin, istediğin saatte çay bulabilmenin, bir esnafla beş dakika sohbet etmenin, sofraya bolca yiyecek gelmesinin veya bir şeyi son anda planlayabilmenin Türkiye’ye özgü bir alışkanlık olduğunu ancak başka yerde bulununca fark edebilir.

Aynı şekilde başka ülkelerdeki dakiklik, düzen, sakinlik ve kişisel alan da Türkiye’de yaşayan birinin alışık olmadığı şeyler olabilir.

Dolayısıyla Türk turistin yurt dışında “sevmediği” şeylerin önemli bir bölümü aslında kötü oldukları için değil, alışık olmadığı ters geliyor.

İlgili yazılar:

Yabancıların Türkiye’de sevmediği şeyler
Slav turistlerin kızdıran özellikleri

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale İstanbul’u “yakan” patlıcan
Sonraki Makale “Kuş bakışı” bakabilmek

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

*Günlük

Fauda: Öfke, intikam ve nefret…

Medya Günlüğü
12 Eylül 2026
Köşe YazılarıManşet

Nesrin’in annesinin seri katili kim? 

Dr. Nevin Sütlaş
12 Eylül 2026
Köşe YazılarıManşet

Küresel açlık insanlık dramı

Hasan Sevilir Aşan
12 Eylül 2026
ManşetSerbest Kürsü

“Kuş bakışı” bakabilmek

Olga Ocaklı
12 Eylül 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?