İsrail-Filistin çatışmasını merkeze alan “Fauda” (Kaos), neredeyse dört yıla yakın bir aranın ardından beşinci sezonuyla Netflix’e döndü.
Bir hayli ilgi çeken ilk dört sezonda İsrail özel timinde görevli Doron Kavillio ve arkadaşlarının Filistin topraklarında düzenlediği operasyonlar anlatılıyordu. Sürekli bir kaosun yaşandığı geçmiş sezonlarda özel timin görünürde Hamas’la mücadelesi ama aslında İsrail işgali altında yaşayan çoluk çocuk, kadın ve yaşlı bütün Filistinlilerle nasıl savaştığı ekrana getiriliyordu. “Fauda” bir İsrail yapımı olmasına rağmen toplumun kırmızı çizgilerini aşmamaya dikkat etse de, sorunun insani boyutuna değinme cesareti gösterebilmişti.
Ama beşinci sezonda köprülerin altından çok sular akmış çünkü Hamas 7 Ekim 2023 saldırısını düzenlemiş ve İsraillileri Arapçasıyla “Tha’r” yani öç alma ya da kan intikamı ateşi sarmış.
İlk bölümlerde olaylar Orta Doğu’dan Avrupa’ya, Fransa’nın Marsilya kentine taşınıyor.
İsrail Savunma Kuvvetleri’ne bağlı özel tim üyeleri, 7 Ekim saldırılarından sonra bir yana dağılmıştır.
Saldırılarda ailesini kaybeden eski tim üyesi Eli (Yaakov Zada Daniel), bir ihbarla katilin Marsilya’da yaşadığını öğrenince hiç düşünmeden Fransa’ya gider. 7 Ekim nedeniyle psikolojik tedavi gören dizinin başkahramanı Doron Kavillio (Lior Raz) ve yine benzer bir nedenle İsrail’i terk eden Hertzel “Steve” Pinto (Doron Ben-David) Eli’nin peşinden Marsilya’ya koşar. Bu noktada dikkat çekici olan, Doron’un amacının Eli’nin katili öldürmesine yardım etmekten çok, arkadaşını engellemek, korumak istemesidir. Ekibin toplanması üzerine eski komutanları Yüzbaşı Gabi (Itzik Kohen) de adamlarına yardım etmeye başlar.
Fakat onları bir sürpriz beklemektedir: Eli’nin ailesini öldüren Hamas üyesi İyad Dahduh (Ali Ali), 7 Ekim sonrası İsrail’in iç güvenlik, terörle mücadele ve karşı istihbarat faaliyetlerinden sorumlu örgütü Şin Bet’e çalışmaya başlamıştır. Yeni görevi Marsilya’daki radikal İslamcıların arasına sızmak ve bilgi toplamaktadır. Bu gerçeği öğrenen eski tim üyeleri sarsılır ve uğruna hayatlarını tehlikeye attıkları ülkelerini ve sistemi sorgulamaya başlar.
Ekip, Şeyh Sayed’in (Hakim Djaziri) liderliğindeki Marsilya’daki Hamas üyelerinin İsrail’de 7 Ekim’deki “Aksa Tufanı”na benzer yeni bir büyük saldırı planladığını öğrenince Şin Bet de devreye girer.
Doron ve Eli, Arapça bilmelerinin de sayesinde büyük saldırıya katılacak ekibe sızmayı başarır. İsrail’e hareket eden militanlar arasında, aslında Şin Bet’in muhbiri olan İyad Dahduh’un Fransız eşi Anne (Mélanie Laurent) de vardır. Ekip yola çıktıktan sonra Hamas yönetimi bir nedenle saldırıyı iptal eder ama Şeyh Sayed eylemi yapmakta kararlıdır. Amaç İsrail’de terör kurbanlarını anma gününde Kudüs’teki mezarlıklarda düzenlenecek törenlere Avrupalı 20 Hamas sempatizanıyla intihar saldırısı düzenlemektir. Kaosun fitili yine ateşlenmiştir…

Anne (Mélanie Laurent) ve Doron (Lior Raz)
11 bölümlük 5. sezonun senaryosunun aslında 7 Ekim saldırılarından önce yazılması nedeniyle sonradan değişiklik yapılmış. 7. ve 8. bölümler tamamen “Aksa Tufanı”na ayrılmış. Özellikle sivillerin infaz edildiği sahneler çok ağır ve seyretmesi zor. Bu nedenle 7-8’in başında izleyenler bu konuda uyarılıyor ve özellikle 7 Ekim’de yakınlarını kaybedenlere doğrudan 9. bölüme atlamaları tavsiye ediliyor.
Gazze’nin adı yok
Fauda’nın önceki sezonları tamamen İsrail-Filistin çatışması üzerine kuruluydu. Bir yandan neredeyse bütün Filistinler “terörist” olarak gösterilmekle birlikte, İsrail güvenlik güçlerinin ahlaki ve insani sınırları çiğnemesi temkinli bir şekilde ekrana getirilmişti. Beşinci sezonda ise dizi evrim geçiriyor ve 7 Ekim’in yarattığı psikolojik kaos öne çıkarılıyor. Fakat bunlar yapılırken, 7 Ekim sonrası Gazze’de yaşananlardan tek bir kelime bile söz edilmiyor. Belli ki yapımcılar İsrail toplumu için tabu olan bu konuya girmeye cesaret edememiş.
Yine de, dizinin yaratıcıları Lior Raz ve Avi Issacharoff, sınırı aşmamaya özen göstererek bazı sorgulamalar yapıyor. Örneğin, başkahraman Doron hem psikolojik hem de ahlaki açıdan ikilemler ve iç çatışmalar yaşamaya başlıyor. Yapımcıların da belirttiği gibi, beşinci sezon izleyiciye “savaşmaya can atan askerler” yerine, derin yaralar almış ve çökmüş karakterler sunuyor. Doron da, bunca yıl korumaya çalıştığı sistemin ve verdiği kayıpların yarattığı anlamsızlıkla boğuşuyor.
Önceki sezonlarda olduğu gibi dizi iki toplum arasında artık silinmesi olanaksız görünen nefret duygusunu bol bol hatırlatıyor.
Diziye tepkiler
İsrail merkezli Unpacked, beşinci sezonu “etkileyici, duygusal açıdan yorucu ve izlemesi zaman zaman çok zor” bir sezon olarak değerlendiriyor.
İsrail medyasındaki yorumlarda öne çıkan noktalardan biri de dizinin gerçek hayattaki olaylarla arasındaki mesafenin daralması. Fauda artık geçmişteki bir çatışmayı dramatize etmiyor; İsrail toplumunun hâlâ yaşadığı bir travmanın hemen sonrasını anlatıyor.
Lübnan’da yayımlanan El Cumhuriye gazetesi, beşinci sezonu “7 Ekim’in aynasında Fauda” olarak değerlendiriyor. Gazeteye göre dizinin hem gücü hem de problemi aynı noktadan kaynaklanıyor: Gerçek hayat artık dizinin anlattığı savaştan daha karmaşık ve daha sert.
The Middle East Insider ise Fauda’ya daha karmaşık bir yaklaşım getiriyor. Site, dizinin Arap dünyasında izlenmesinin bir nedeninin kaliteli yapım ve güçlü oyunculuk olduğunu belirtiyor. Bir başka neden olarak da dizinin bazı Arap ve Filistinli karakterleri basit “terörist” kalıbının dışına çıkarabilmesini gösteriyor. Ancak aynı değerlendirmede ciddi bir eleştiri de var: Fauda, İsrail güvenlik güçlerinin yaşadığı ahlaki ve psikolojik sorunları gösterebilirken, Filistinlilerin yaşadığı şiddeti aynı ölçüde göstermiyor.
Decider da dizinin 7 Ekim’in İsrailli mağdurlarına yoğunlaşırken, Gazze savaşının ağır sonuçlarına aynı ölçüde nüanslı yaklaşmadığı eleştirisi yöneltiyor. Ayrıca, iki tarafı da anlama ve empati kurma
çabasının bu sezonda büyük oranda terk edildiğinin altını çiziyor.
Bir bütün olarak değerlendirildiğinde, olaylara yanlı yaklaşımına, “yıpratıcı ve yorucu” bazı sahnelerine rağmen hem oyuncuların başarılı performansı hem de düşmeyen temposuyla “Fauda” izlenmeye değer.
***
İlgili yazı:
Diğer Netflix değerlendirme yazıları için tıklayın
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
