Pazartesi, 24 Ağu 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

Siyaset arafta kalmayı affetmez

Aydın Sezer
Son güncelleme: 13 Ağustos 2026 05:56
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Ankara’nın yazısız kuralıdır, arafta kalan siyasetçi eninde sonunda yere çakılır. İki sandalyeye birden oturamazsınız, düşersiniz.

Özgür Özel’in Meclis’teki 10 Ağustos 2026 oturumunda, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” için icat ettiği “kurumsal evet, bireysel serbestlik” ifadesi de tarihe doğrudan bir fiyasko olarak geçecektir.

Ortada ne ilkeli bir duruş var ne de iktidarı gerçekten zorlayan rasyonel bir akıl. Sorumluluğun altına giriyormuş gibi yapıp faturadan kaçma çabasından başka bir anlamı olmayan bir açıklama bu. Özel ve partisinin A takımı “tarihsel sorumluluk” diyerek metne kurumsal olarak onay veriyor ama iş oylamaya gelince vekillere, “Kendi ilinizde seçmene nasıl hesap verecekseniz ona göre takılın” deniliyor. Bunun Türkçesi açık: “İşler yolunda giderse barışı güya biz getirdik deriz, sarpa sararsa ‘bizim çocuklar zaten hayır demişti’ deyip sıyrılırız.”

Koca siyaset kurumu maalesef bu kadar ucuz bir “kaçış stratejisini” kaldırmaz.

Zaten tabanda anında duvara tosladı bu kurnazlık. Sosyal medyadaki o kıyamete sadece “tepki” deyip geçmek saflık olur, basbayağı, resmen bir güven iflası yaşanıyor. Özel’in o “barışın önünde durmayacağız” retoriği, kamuoyunun çok geniş bir kesimi tarafından dümdüz iktidarın yörüngesine girmek, hatta amiyane tabirle “kucağına oturmak” olarak okundu.  Ankara’nın ciğerini ve siyasi genetiğini bilenler için bunlar tesadüf değildir, net bir mesajdır. Tepkiler büyüyünce bir de “fezleke tehdidi yüzünden bu oyu verdiler” lafları dolaşıma sokuldu ki, masadaki zafiyetin tuzu biberi oldu. Bir kere o “baskıdan korkup boyun eğen lider” boyası üstünüze bulaştı mı, kazıyamazsınız.

Parti içine bakıyorsunuz, evlere şenlik bir tablo var. En az 30 vekil çıkıp açıkça “hayır” cephesine savruluyor. Sonra buna “demokrasi şöleni” diyecekler. Ne demokrasisi? Basbayağı yönetim zafiyeti, otorite boşluğudur bu. Liderin ana stratejide “evet” dediği yerde vekilin “hayır” demesi sizi demokrat yapmaz, fiili olarak bölünmüş, pusulasını yitirmiş bir tabela partisi yapar.

İşin en vahim yanı ilkesel boyutu. Aylarca kürsülere çıkıp “Güvenlikçi politikalar yetmez”, “Demokratikleşme adımları hani?”, “Metni bizden gizliyorsunuz” diye bağır çağır, sonra tasarı Meclis’e gelince, o devasa demokratikleşme eksiklerini, kayyum garabetini, AİHM kararlarının etrafından dolanılmasını yut, sırf “silah bırakma” ambalajı üzerinden metne onay ver. Sonra da kalk buna “tarihsel tutarlılık” de. Kefil olmadığın, mutfağında bulunmadığın, içeriğine itiraz ettiğin bir metne gözü kapalı “evet” demek, asıl savunulan o itirazın kendisine ihanettir.

Türkiye’nin yakın tarihi, somut güvencelerden yoksun o altı boş “barış” rüzgârlarının nasıl çabucak yeni bir statüko ve af inşasına dönüştüğünü gösteren örneklerle doludur. İktidarın her safhasını kendi tasarladığı, MGK tahkimiyle çerçevelediği bir düzene sorgusuz sualsiz dahil olursan, elindeki tek gücü, yani meşruiyet kartını Külliye’ye altın tepside sunmuş olursun. “Biz iktidara değil, millete güveniyoruz” diyerek topu taca atmakla da bitmiyor iş. Şehit ailelerinin, gazilerin ve milliyetçi seçmenin taşıdığı o haklı güvensizliği silmeye yetmez bu laflar. Eğer mesele sandık ve Kürt oylarına talip olmak ise, bu kesimlerin de sandıkta oyu olduğunu hatırda tutmak lazım.

Şunu da atlamayalım, ülkede siyaset her gün otoriterleşirken, demokrasi hemen her gün ayrı bir rafa kaldırılırken, çözümü ancak tam ve eksiksiz bir demokrasiyle mümkün olan böyle derin, yapısal bir sorunu alıp, tamamen güvenlikçi elitin inisiyatifine bırakıyorsunuz. Güvenlik bürokrasisinin insafına terk ediliyor koca mesele. Aslında buna en başta Kürt siyasetinin şiddetle karşı çıkması gerekirken, devletin tüm renkleriyle iş birliği halinde sahnelenen bu yanılsamaya, onların da neden ve nasıl kapıldığını görmemiz gerekiyor. İşin asıl ilginç tarafı da burası.

Uzatmayalım, siyaset netlik ister. Ya masaya o demokratik şartlarınızı koyup aslanlar gibi “Hayır” derdiniz ve süreci gerçekten zorlardınız ya da sorumluluğu tam olarak üstlenip sürecin gerçek bir aktörü olurdunuz. Özgür Özel ve partisinin bulduğunu zannettiği bu Şark kurnazı “orta yol”, hem partinin kendi içini çatlattı hem de muhalefetin iktidar karşısındaki direncini sıfırladı.

Siyasette kaçak dövüşenlerin tarihe yazacak kendi hikayeleri olmaz; günün sonunda sadece başkalarının hikayesinde piyon olurlar.

Fotoğraf: Yeni Parti X hesabı

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale “Çerçeve yasa”nın tam metni
Sonraki Makale FB otobüsüne saldırı olayı nedir?

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

İsrail Türkiye’yi neden Suriye’de istemiyor?

Metin Duyar
23 Ağustos 2026
*Köşe Yazıları

İsrail uçakları Suriye’yi neden “Azerbaycan üzerinden” vurdu?..

Aydın Sezer
23 Ağustos 2026
EditörKöşe Yazıları

Herkes kendine yakışanı yapar

Dr. Nevin Sütlaş
23 Ağustos 2026
EditörKöşe Yazıları

Sinema ve seyahat

Emre Dilek
23 Ağustos 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?