Cuma, 14 Ağu 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Savaş artık asla savaş değil

Adil Gürkan
Son güncelleme: 19 Temmuz 2026 16:50
Adil Gürkan
Paylaş
Paylaş

Önemli not: Ben bir savaş ve askeriye analisti değilim. Esasen savaşlara karşıyım. Bir barış sevdalısı olduğumu da vurgulamak isterim. Bir insan olarak savaşların nereye evrilmekte olduğunu dehşetle gözlemlemekteyim. The Wall Street Journal’da “There’s a New Way of War, but Is It Evolution or Revolution?” (Yeni Bir Savaş Biçimi Var; Peki Bu Bir Evrim mi, Yoksa Devrim mi?) başlıklı makaleyi okudum. Notlarımı aldım. Makalenin ilham kaynağı o sitedeki analizdir. Ben de, buradan aldığım verileri, tarih, teknoloji, siyaset, gibi alanlardaki birikimim ışığında harmanladım. 

Ortaya bu yazı çıktı.

Bu yazı sadece bir endişe ve korku beyanıdır.

Savaş, neredeyse insanın tarihi ile yaşıt bir eylem.

Şimdilik bu kavramın daha derinlerine inmeyeceğiz. Ama bir başka makalede, insanoğlunun bu en anlaşılmaz eylemini dilimiz döndüğünce açıklamaya çalışacağız.

Bu kavramın anlamının ve etkisinin değiştiği çok trajik kırılma anları var.

Yontma taşlardan yapılan mızrağın devreye girmesi.

Çeliğin işlenerek keskin bir kılıca dönüştürülmesi.

Yakın çarpışma yerine uzaktan imhayı sağlayan ok.

Tüfek. Tank. Savaş uçakları. Yani teknolojik sıçrama. 

Geldik bugüne.

Beş yıl öncesine kadar, bir ülkenin askeri gücü, savaşçı insan sayısına, tank, uçak, füze, gemi, bomba gibi silahlara göre ölçülüyordu.

2025 yılında bütün askeri ezberler bozuldu. 

Daha da bozulacak.

Şimdi savaşlara çok farklı kavramlar dahil oldu.

Otonomi.

Hız.

Yapay zekâ.

Gerçek zamanlı tahrip.

Düşük maliyetli saldırılar.

Şu bilgiyi ben de şaşkınlıkla öğrendim. 

Artık savaşların kaderi, en az kurmay liderlik kadar, cephe ve çevreye hakim mühendislerin yeteneklerine de bağlı.

Askeri dönüşümler sadece teknolojik icatlarla değil, bu icatların stratejik doktrinlere entegre edilmesi ile hayata geçiyor. Bu da, insan gücünün savaşın kaderine etkisinin giderek azalmasına işaret eder.

Bugün hiçbir bölge “güvenli” değildir. 

Irak ve Körfez savaşlarında gözlemlenen devasa zırhlı tugay hareketleri, modern sensör ağları karşısında hedef olmaktan öteye gidememektedir. 

Bunda böyle, devasa zırhlı tugayların, cepheye varamadan modern sensör ağlarının avı olmaktan kaçınmaları gittikçe zorlaşacak. 

Bu durum, orduları merkeziyetçi ve hantal yapılardan; dağınık, mobil ve daha küçük ölçekli otonom hücrelere geçmeye zorlamaktadır.

Klasik savaş mevzilenmesini unutun.

Cephe gerisi diye bir kavram yok oluyor. Bunun yerine “şeffaf savaş alanı” kavramı geliyor.

Önceki yüzyıllarda askeri doktrinler savaşın gerçekleştiği cepheleri, cephe gerisinin güvenliğini, lojistiği, mühimmatı ve komuta merkezini odağına alıyordu.

Cephe gerisi adeta sağlam bir sır perdesinin ardındaydı. 

Bu perde de çöktü.

Uzun menzilli kamikaze İHA; uydulardan alınan anlık istihbarat ve her an uçuşta olan ssnsörler ne cephe bıraktı, ne de cephe gerisi.

Devasa coğrafyaların hiçbir noktası güvenli değil. Klasik savaşlarda dehşet veren dev zırhlı birlikler artık sensör ağları karşısında kurban olmaktan öteye bir anlam taşımıyor.

Bu da demektir ki, artık merkeziyetçi ve hantal yapılar yerine dağınık, hareketli ve otonom hücrelere geçme zamanıdır.

Korkmamız gereken bir başka sıçrama ise şudur; Yapay zekâ savaşlarda yardımcı araç olmaktan çıkıyor. Karar verici haline geliyor.  

İnsani duyguların ve mantığın süzgecinden geçmeyen savaş hamlelerinin ne kadar yıkıcı olabileceğini düşünmek bile korkunç.  

Hedefin tespiti ile imha arasındaki sürenin neredeyse sıfır noktasına düşmesi, geri dönülmez sonuçlara neden olacaktır.

Sonuç ve stratejik öngörüler

Hızlı ve ucuz üreten kazanır: Artık en teknolojik silaha sahip olan değil; teknolojisini en hızlı güncelleyen ve en ucuza üretebilen taraf savaşı kazanıyor.

Dev bütçeler, ucuz tehditler: Milyar dolarlık uçak gemileri ve F-35’ler hâlâ güçlü birer gövde gösterisi. Ancak bin dolarlık otonom dron sürüleri, bu devasa yatırımları bir anda oyun dışı bırakıp kilitleyebiliyor.

Hantallık kaybettirir: Kağıt üstünde güçlü görünen ama hantal bürokrasiyi aşamamış “barış dönemi” orduları, gerçek bir çatışmayla yüzleştiklerinde çok hızlı ve telafisi imkansız darbeler alabilir. Hızlı adapte olamayan eleniyor.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAdil Gürkan
Takip et:
1956’da Mengen Hacıahmetler Köyünde doğdu. İlköğrenimini Mengen Cumhuriyet İlkokulunda tamamladı. Darüşşafaka Liseli olmakla gurur duyar. Hacettepe Üniversitesinde turizm ve işletme eğitimi aldı. Turizm ile ilgili olarak ABD- AH & MA Eğitim Enstitüsünden otelcilik diploması vardır. 1987 yılından bu yana turizm ve otelcilik sektöründedir. Genel olarak otel zincirlerinde ve 5 yıldızlı otellerde gelişen kariyerinde Genel Müdürlük yaptı. Bu gün itibarıyla Türkiye’nin büyük bir turizm grubunda Kurumsal İletişim ve Eğitim Direktörü olarak çalışmaktadır. Mutfak, bisiklet, şiir, roman, tarih ve arkeoloji, Anadolu otları, mantarları ve orman meyveleri özel ilgi alanındadır. Yaz ve kış denize girmek, uzun mesafe bisiklet sürmek tutkusudur. Hepsinden önemlisi, insan, hayvan ve doğa sevdalısıdır. Ütopyası, savaşsız, sömürüsüz, şiddetsiz bir dünyadır. Yazılarında genellikle insanı gülümsetmeye yönelik mizah kullanır. İnsanları güldürmek iyidir…
Önceki Makale Hamasetin gölgesinde Türkiye’nin sınavı
Sonraki Makale Dünya Kupası’nda son “düello”

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Serbest Kürsü

Zor kararları MGK mi alacak?

Gürsel Demirok
13 Ağustos 2026
Serbest Kürsü

Kapitalizmin çivisi

Tijen Zeybek
12 Ağustos 2026
Serbest Kürsü

Örgütsel güç nereye taşınacak?

Mustafa Böğürcü
11 Ağustos 2026
EditörSerbest Kürsü

Dijital vatandaşlık

Yıldırım Aktuğan
11 Ağustos 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?