Pazar, 13 Eyl 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Siyasi etiğe saygı yargıyı rahatlatır…

Gürsel Demirok
Son güncelleme: 11 Eylül 2026 15:52
Gürsel Demirok
Paylaş
Paylaş

Yaz sıcakları geride kalıyor ancak iç politikada hararet giderek yükseliyor. Önümüzdeki süreçte daha da artacağa benzer. Siyasi partiler arasındaki yarış gündemin ön sıralarında. Demokratik ülkelerde yaşanabilecek bir süreç Türkiye’de de yaşanıyor.

Türkiye’yi diğer demokratik ülkelerden farklı kılan hususlardan biri, siyasi nitelikteki kimi sorunların yargıya intikal etmesi. Diğer demokratik ülkelerde yargıyı bu ölçüde meşgul eden siyasi nitelikte konular oluyor mu bilmiyorum. Bu durumdan, yükü esasen ağır olan yargımızın da açıkça dile getirmese bile hoşnut olmadığını düşünüyorum.

2026-2027 Adli Yılı açılış konuşmasında Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez önemli mesajlar verdi. Hakimin bağımsızlığının ve tarafsızlığının önemini vurguladı. Hakim ve savcıların hukuka sadakat, kendi vicdanlarına karşı dürüstlük ve insan hayatına dokunan her kararda aynı özeni gösterme yükümlülüğü altında olduklarını belirtti. Meslek etiğini her şeyin üzerinde tutmanın önemine işaret etti.

Hakim ve savcıların kararlarında özenli davrandıklarına ve meslek etiğini önemsediklerine kuşku duyulmamakla beraber, özellikle siyasi nitelikteki davalarda bu ilkelere riayet konusunda sıkıntı yaşandığına dair kamuoyunun bir kesiminde bir algı mevcut. Yargı camiasının da bu algıdan rahatsız olduğu kuşkusuz.

Ancak burada sorumluluğu yalnızca yargının üzerinde görmek doğru değildir. Siyaset dünyasının siyasi etik esaslarına uymaya özen göstermesi de yargı üzerindeki baskıyı ve tartışmaları önemli ölçüde azaltacaktır.

Yargı etiği kadar önemli bir kavramdır siyasi etik. Siyasi etik; ahlak, dürüstlük, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin siyaset alanına uygulanmasıdır. Kamu yararının şahsi veya zümresel çıkarların önünde tutulmasını gerektirir. Liyakat yerine kayırmacılık, kamu kaynaklarının kişisel veya siyasi çıkarlar için kullanılması, çıkar çatışmaları, şeffaf olmayan siyasi finansman ve toplumu yanıltan söylemler siyasi etiği zedeleyen başlıca uygulamalardır.

Bunların sonucu yalnızca siyasete duyulan güvenin azalması değildir. Etik sınırlar içinde çözülebilecek siyasi meselelerin yargıya taşınması, yargıyı da siyasi tartışmaların içine çeker. Böylece verilen kararlar hukuki yönlerinden ziyade siyasi sonuçları üzerinden tartışılmaya başlanır. Bundan hem siyaset hem de yargı zarar görür.

Bu nedenle Türkiye’nin kapsamlı ve yaptırımı olan bir “siyasi etik yasası”na ihtiyacı olduğu kanısındayım. Mal varlığı beyanından çıkar çatışmasına, siyasi finansmanın şeffaflığından kamu görevlerinde liyakate kadar temel kurallar açık biçimde belirlenmeli; denetim bağımsız ve etkili mekanizmalarla yapılmalıdır.

Siyasi etik güçlendikçe siyasete güven artar, yargıya taşınan siyasi nitelikteki uyuşmazlıklar azalır. Böylece yargı da asli görevine daha fazla zaman ve enerji ayırabilir.

Siyasi etiğe saygı, yalnızca siyaseti temizlemez; yargıyı da rahatlatır.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanGürsel Demirok
Takip et:
Emekli diplomat. 1945 yılında doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni 1964 yılında bitirdi. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1969'da Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurulu 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müsteşarı idi. 1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel‘de 23 Nisan 1997 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü. 1997 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. Bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarda referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı. 2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel’deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte. Mainz ve Zürih‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmaya, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmaya, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmaya büyük önem verdi. 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan'ın başdanışmanı oldu, 2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Emekli olduktan sonra medyada köşe yazıları kaleme almaya başladı .
Önceki Makale Mao’dan Kaypakkaya’ya
Sonraki Makale Dünyayı değiştiren 102 dakika

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

“Kuş bakışı” bakabilmek

Olga Ocaklı
13 Eylül 2026
EditörSerbest Kürsü

Avrupa ile Rusya savaşır mı?

Adil Gürkan
12 Eylül 2026
EditörSerbest Kürsü

Çift tabancalı “deli” paşa

Alper Eliçin
8 Eylül 2026
EditörSerbest Kürsü

Ukrayna’da gizli servis savaşları

Andrew Korybko
7 Eylül 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?