Salı, 10 Mar 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

Münih’te “terapi seansları” ve Kürtlerin uluslararası prömiyeri

Aydın Sezer
Son güncelleme: 17 Şubat 2026 19:26
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Münih Güvenlik Konferansı, dile kolay, 60 küsur yıldır devam eden bir gelenek.

Ancak hafızalarımızı şöyle bir yokladığımızda, 2007’de Putin’in o meşhur çıkışından bu yana konferansın imajını bu denli parlatan, analistlerin iştahını bu kadar kabartan bir başka dönem olmamıştı. Hatırlarsınız, Putin konuştuğunda bizim Genelkurmay bile hızını alamayıp, konuşma metnini sitesine koymuştu. İşte bu yılki Münih, o 2007 ruhunu başka bir düzlemde, Avrupa’nın kendi kendisiyle yüzleştiği bir “kapitalizm terapisi” kıvamında karşıladı bizi.

Fakat konferansın asıl hikayesi, Batı’nın “Yıkım Süreci” şeklindeki o berbat ve vizyonsuz perspektifinde değil, koridorlarda ve ikili görüşmelerde gizliydi. Açık konuşalım: Bu yıl Münih, Kürt hareketinin -özellikle Rojava bağlamında- küresel ölçekte ilk kez bu denli yüksek perdeden sahne aldığı, adeta bir “yıldız” gibi parlatıldığı bir platforma dönüştü.

Sahne Kürtlerin

Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in, üstelik Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile aynı düzlemde konferansın ilgi odağı haline gelmesi, sadece bir “görüşme trafiği” olarak okunamaz. Özellikle Rubio ile verilen o kare, basit bir PR çalışmasından ziyade, Şam’ın hayatta kalma içgüdüsüyle Washington’ın çıkış stratejisinin kesiştiği zoraki bir nikah masasıdır. Aslında, Washington, “sonsuz savaş” yerine “garantörlü entegrasyon” modeline geçerek, Şam’ı ekonomik ve siyasi havuçla, Kürtleri ise güvenlik sopasıyla aynı hizaya getiriyor.    

Alman Bakan ile görüşmenin yanında, Macron’un şovu; Suudi Arabistan ve Irak dışişleri bakanları ile hami/sponsor rolündeki Neçirvan Barzani’nin olduğu bir denklem var. Kürtler bu yıl Münih’e damga vurdu; ana gündem ise akademik bir tartışma olarak tozlu raflarda kaldı.

Peki, bu sırada Ankara ne yapıyordu?

İşte en zor soru bu. Hakan Fidan’ın yokluğu, İbrahim Kalın’ın son dakika temasları… Türkiye’nin net bir “seyirci” konumunda kaldığı, olup biteni belki de engelleyemediği için protesto eder gibi uzaktan izlediği bir tablo var karşımızda. Bizim “adamımız” dediğimiz Suriye Dışişleri Bakanı bile Kürtleri “partner” olarak nitelerken, Ankara’nın bu öngörülemezliği ve sessizliği hayra alamet değil.

Kavramlara takılmak mı gerçeği görmek mi?

Şeybani, “Kürtler otonomi istemedi” diyor; Mazlum Abdi ise “Kavramlara takılmayın, adımız ne olursa olsun yerel yönetim istiyoruz” diye yanıt veriyor. Aslında mesele çok net: Suriye’de anayasal bir ademi merkeziyetçilik modeli pişiriliyor. Bizim medyanın “Kürtler bitti, PKK dağıldı” manşetleri attığı bir dönemde, Şam yönetimi Kürtlerle resmi bir heyetle masaya oturuyor. Amerika ise bölgeden çıkış stratejisini kurarken, Kürtleri rejime “kayıtsız şartsız” değil, kendi bölgelerinde bir yönetim pratiğiyle entegre etmeye çalışıyor.

Burada Türkiye için asıl can sıkıcı olan, Barzani’nin bu süreçteki garantörlüğü. “Türkiye olmasa Barzani bir hiçtir” diyenlerin tezi Münih’te çökmüştür. Sizin durduramadığınız trafiği Barzani organize ediyor, Lindsey Graham ile paralel açıklamalar yapıyor. Şam’ın SDG’yi “terörist” değil “partner” ilan etmesi, Ankara’nın güvenlik doktrinini boşa düşürüp Suriye politikasını diplomatik bir ofsayt tuzağına itiyor.

İran ve İsrail: İnce ayar devrede

Tabii bu tabloyu İran ve İsrail faktöründen bağımsız okumak saflık olur. İsrail Dışişleri Bakanı Saar’ın “Rojava’daki felaketi biz durdurduk” çıkışı, aslında Münih’teki bu prömiyerin arkasındaki “ince ayarı” deşifre ediyor. İsrail; İran’a uzak, Türkiye’nin kontrolünde olmayan ve kendisine tehdit oluşturmayan bir Suriye istiyor.  

Münih gösterdi ki; Suriye’de artık SDG üzerinden değil, “Kürt olgusu” üzerinden yeni bir yönetim pratiğine şahit olacağız. Ankara bu sürece dahil mi, yoksa sadece izliyor mu? Eğer bu gelişmeler “bilgimiz dahilinde” ise, neden o masada yoktuk? Yok eğer haberimiz yoksa, bu daha da vahim. Görünen o ki, Orta Doğu’nun yeni oyun planında Kürtler bir “aktör” olarak tescillenirken, biz hâlâ “100 PKK’lı Kandil’e geçti” demekle meşgulüz.

Fotoğraf: Suriye Haber Ajansı

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale Modern “stoacı” Atatürk
Sonraki Makale Gökyüzünde bir “dev”

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

Kendine geç kalan insan

Erdal Çolak
10 Mart 2026
EditörKöşe Yazıları

‘Dünya 5’ten büyüktür’ illüzyonu

Aydın Sezer
9 Mart 2026
Köşe Yazıları

Teknoloji tarafsız değildir

Metin Duyar
9 Mart 2026
Köşe Yazıları

Tüketim tuzağı mı vicdan aynası mı?

İsmail Boy
8 Mart 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?