Salı, 21 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
*Köşe Yazıları

Muhalefet hariç herkes davetli…

Aydın Sezer
Son güncelleme: 21 Nisan 2026 19:25
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Her yıl Nisan ayında Antalya’da büyük bir tiyatro sahneleniyor. Sahne dekorasyonu muhteşem: Belek’in lüks kongre merkezi, 150 ülkeden 5.000 katılımcı, 20’den fazla devlet başkanı, 50’yi aşkın bakan. Tema bu yıl özellikle seçilmiş: “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek.”

Belirsizliklerle baş etmek. Güzel.

Peki ya Türkiye’nin kendi iç belirsizlikleri? Seçilmiş belediye başkanları cezaevinde, muhalefet liderleri yargılanıyor, muhalefet partileri foruma davet edilmiyor. Bunlar “belirsizlik” sayılmıyor mu, yoksa bunlar zaten “tasarlanmış” mı?

“Çok taraflı diplomasi” tek taraflı sahnelenince

Antalya Diplomasi Forumu (ADF), Türkiye Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın himayesinde düzenleniyor. Bu cümleyi bir daha okuyun: Cumhurbaşkanı’nın himayesinde.

Yani bu forum, bir devletin çok taraflı diyalog platformu değil; bir iktidarın uluslararası vitrin projesidir. Farkı önemlidir. Birincisinde muhalefet de masada olur, eleştirel sesler de duyulur, rahatsız edici sorular da sorulur. İkincisinde ise sahne ışıkları özenle ayarlanır, konuklar özenle seçilir, sorular özenle yumuşatılır.

ADF tam olarak ikincisidir.

Türkiye’nin muhalefet partilerinden, sivil toplum kuruluşlarından, bağımsız akademisyenlerinden kaç kişi bu forumda panel konuşmacısı oldu? Kaç muhalif siyasetçi, “Türkiye’nin demokratik gerilemesi” başlıklı bir oturumda söz aldı?  

Cevap bellidir. Sormak bile fazladır.

Batı neden gelmiyor? Çünkü vitrin olduğunu biliyor

Batılı ülkelerin ADF’ye “sınırlı ilgi” göstermesi, diplomatik bir nezaket ifadesidir. Gerçek şudur: Batı başkentleri bu forumu ciddiye almıyor; çünkü formatını, işlevini ve niteliğini biliyor.

ADF “networking ve mesaj verme” formatında bir platformdur. Kimin mesajı? İktidarın mesajı. Kime? Davet ettiği herkese.

Batı’nın düşük katılımının altında yatan yapısal nedenler sıralanabilir: Gündem çakışmazlığı, Türkiye-Batı ilişkilerindeki kronik gerilimler, Ankara’nın Rusya ve İran ile sürdürdüğü ekonomik ilişkiler, Gazze dosyasındaki söylem farklılıkları… Bunların hepsi gerçektir. Ama asıl neden daha basittir:

Batı, ADF’yi Türkiye’nin “arabulucu ülke” imajını pekiştirme sahnesi olarak görüyor ve bu sahnede figüran olmak istemiyor.

Rakamların büyüsü ve gerçeğin küçüklüğü

“150 ülkeden 5.000 katılımcı” rakamı her yıl büyük bir gururla açıklanıyor. Peki bu rakamın içinde ne var?

Öğrenciler var. Stajyerler var. “Yüksek düzeyli konuk” olarak tanımlanan ama karar alma mekanizmalarından uzak isimler var. Afrika ve Orta Asya’dan gelen, Batı’nın gölgesinde olmayan bir platform arayışındaki ülkelerin temsilcileri var. Bunların varlığı değersiz değildir; ama “küresel diplomasinin merkezi” söylemini de taşımaz.

Gerçek şu: ADF, Küresel Güney ülkeleri için işlevsel bir buluşma noktasıdır. Bu meşru bir işlevdir. Ama bunu “dünyanın en önemli diplomasi forumu” olarak pazarlamak, rakamların büyüsüyle gerçeği örtbas etmektir.

Neden “Steril Forum” diyorum?

Bir forumun değeri, kaç ülkenin katıldığıyla değil, hangi soruların sorulduğuyla ölçülür.

ADF 2026’da şu sorular soruldu mu?

“Türkiye’de seçilmiş belediye başkanları neden tutuklu?”

“Basın özgürlüğü endeksinde 158. sıraya düşmüş bir ülke, ‘kapsayıcı uluslararası sistem’ inşasından nasıl söz edebilir?”

Bu sorular sorulmadı. Sorulması da beklenmiyor. Çünkü bu sorular, ev sahibinin davetiye listesinde yer almıyor.

İşte bu yüzden ADF bir “diplomasi forumu” değil, bir “steril forum”dur. Steril; yani mikroplardan arındırılmış. Mikroplar burada muhalefettir, eleştiridir, rahatsız edici gerçeklerdir. 

Lavrov geldi, muhalefet gelmedi

ADF 2026’nın kenar koridorlarında Dışişleri Bakanı Fidan’ın gerçekleştirdiği görüşmelerin listesi dikkat çekicidir: Bu temaslara bir şey söylemek mümkün değildir. Bunlar meşru ve değerli diplomatik görüşmelerdir.

Ama şunu sormak gerekir: Lavrov Antalya’ya gelebildi. Suriye, Ukrayna, Gazze, İran dosyalarında Türkiye’nin “arabuluculuk” iddiasını tartışmak için Rusya Dışişleri Bakanı bu foruma davet edildi ve geldi. Peki Türkiye’nin ana muhalefet partisi CHP’nin dış politika sözcüsü neredeydi? Ya İYİ Parti, diğerleri? Türkiye’nin dış politikasını en yakından takip eden, en sert eleştiren, en kapsamlı alternatif vizyonu sunan isimler neredeydi?

Evlerinde.

Çünkü davet edilmediler.

ADF, Türkiye’nin gerçek anlamda çok taraflı bir diplomasi aktörü olma potansiyelini taşıyan bir platformdur. Bu potansiyel boşa harcanıyor.

Bir forum, ev sahibi ülkenin iktidarının propaganda aracına dönüştüğünde uluslararası itibar kazanmaz; aksine kaybeder. Batı’nın “sınırlı ilgisi” bunun en net göstergesidir.

Gerçek bir diplomasi forumu şunu yapabilmelidir: Ev sahibi ülkenin kendi muhalefetini, kendi sivil toplumunu, kendi eleştirel seslerini de masaya oturtmak. Bunu yapamayan bir forum, ne kadar büyük olursa olsun, ne kadar çok ülkeden katılım sağlarsa sağlasın, özünde bir iktidar şöleninden ibarettir.

“Yarını tasarlamak” istiyorsanız, bugünün gerçeklerini görmek zorundasınız.

Bugünün gerçeği şudur: Antalya’da her yıl büyük bir forum düzenleniyor. Dünya geliyor. Muhalefet gelemiyor.  Bunu “diplomasi” olarak adlandırmak, kelimenin kendisine yapılmış en büyük haksızlıktır.

Fotoğraf: Cumhurbaşkanlığı

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale Filozofların tarihi yanılgıları

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

Filozofların tarihi yanılgıları

Erdal Çolak
21 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Jeopolitik bir illüzyon: “TRÇ ekseni…”

Aydın Sezer
20 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Görünmeyen güç…

Metin Duyar
20 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Hamidiye komutanının torunu: Kızıl Ordu’dan Meclis başkanlığına

Aydın Sezer
18 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?