Pazartesi, 1 Haz 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
*Köşe Yazıları

“Mutlak butlan”ın şifreleri ve Erdoğan’ın yeni senaryosu…

Aydın Sezer
Son güncelleme: 1 Haziran 2026 19:29
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Eğer son dönemde Türk siyasetinde yaşanan ve özellikle Cumhuriyet Halk Partisi üzerinde yoğunlaşan gelişmeleri yalnızca basit bir iç çekişme, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ihtirasları yahut yargının rutin bir tasarrufu olarak okumaya kalkarsak, fotoğrafın tamamını ciddi şekilde ıskalamış oluruz.

Türkiye’de siyasetin ve “devlet aklının” reflekslerini yakından izleyenlerin kolaylıkla fark edeceği üzere; sahnelenen oyunun amacı partiler üstü bir dizayn ve çok daha stratejik bir hedef barındırıyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, etrafındaki tüm pürüzler temizlenerek “dikensiz bir gül bahçesinde” geçireceği altın bir dönem daha hediye etmek.

Son üç seçimde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kazanan ve bilhassa merkez sağ seçmendeki “yeni lider” boşluğunu şaşırtıcı bir ivmeyle dolduran Ekrem İmamoğlu’na bakalım… Camide Kur’an okuyabilen, İslami pratiklerle barışık, salt kendi kitlelerinden değil, muhafazakâr tabandan da oy koparma potansiyeline sahip bir ismin sahneye çıkması, Cumhur İttifakı cephesinde büyük bir alarm durumuna yol açmıştı. Hele ki CHP kurultayından sonra partisi üzerindeki ağırlığını da tescillemesi, onu ilk seçimde Erdoğan’ı yenebilecek potansiyel lider konumuna taşımıştı. Fakat ne oldu? AKP dönemine has tipik bir “kurumları araçsallaştırma” taktiği ve tarihin ironisine bakın ki “sahte diploma ve yolsuzluk” gibi davalar üzerinden kelimenin tam anlamıyla siyaseten tasfiye edildi ve hapse atılarak denklem dışına çıkarıldı.

İmamoğlu’nun yokluğunda “B Planı” olarak sunulan Mansur Yavaş seçeneği ise, zaten baştan beri radyoaktif bir topa girmekte imtina eden Yavaş’ın, beklentilerin aksine sessizce kendi rızasıyla topu taca atmasıyla rafa kalkmış oldu. Geriye kalan Özgür Özel’in liderlik ihtirası şüphesiz Cumhur İttifakı’nın iştahını kabartan cinstendi. Ancak CHP’li belediyeler üzerinde sistemli şekilde yürütülen yolsuzluk iddiaları partinin kurumsal kimliğini günden güne daha kırılgan hale getirmeye başlarken; iktidarın “yeni bir kurgu” ihtiyacı “mutlak butlan” kararıyla imdada yetişti.

Birçoğumuzun ironik, bir o kadar da planlı gördüğü bu “mutlak butlan” süreci tartışmasız bir devlet operasyonudur. Asıl hedef özetle şuydu: CHP’nin kurumsal ve tarihsel bagajını yıpratarak yok etmek kimsenin işine yaramaz; bunun yerine yargı mühendisliğiyle (veya bilindik adıyla bu süreçteki Akın Gürlek tarzı yargısal dizayn adımlarıyla) öyle bir ortam yaratılır ki, Özgür Özel ve kadrosu partisinden hukuken ve fiilen silinmeye zorlanır. Özgür Özel’in, kendisinde kurgulanmasına müsaade edilen bir lider profili öz güveniyle çıkıp CHP’den koparak kendi partisini kurması için adeta altın tepside bir bahane yaratılır. Zira herkes bilir ki; asırlık bir ulu çınarın gövdesi arkasına sığınmadan “yeni bir parti” ile yola devam etmek, hukuki ve siyasi cenderede tek kalmak, bu yapıyı hedefe çok daha rahat oturtacaktır. Olası yeni partide Özel ve çevresindeki isimlerin siyaseten nasıl izole ve tasfiye edileceklerini hep beraber izleyeceğiz.

Öte yanda bu hamlelerin toplumsal dizayn kısmına baktığımızda resmi daha net görüyoruz. “Yeni Nesil Barış Süreci” ile Kürt seçmenin ve DEM Parti çevresinin bir şekilde hizaya veya siyasi pasifizasyona itildiği bir konjonktür yaratılmışken; CHP’nin içi parçalanıp gerçek figürler birer birer elenmiştir. Zaten bütün hazırlık, Erdoğan’ın karşısına ciddi, toparlayıcı ve sisteme meydan okuyabilecek hiçbir figür kalmaması içindir.

Son olarak şuna değinmek şart: Şaşırtıcı ve bir o kadar da üzücü olan ise, CHP seçmeninin  partisinin ve kendisini arka arkaya hezimetlere sürükleyen liderlik yapısının niyetlerini sağlıklı bir rasyonaliteyle okuyamamasıdır. Bu seçmen kitlesi, 2015 sürecinde Deniz Baykal’ın tarihi oynamalarını nasıl ıskaladıysa; Kemal Kılıçdaroğlu’nun mühürsüz oyların hukuka aykırı sayımına “sokakları karıştırmama” bahanesiyle tepkisiz kalıp rejim değişikliğini izlemesini nasıl unuttuysa; Özgür Özel’in bugün altı boş bir “normalleşme” sarmalıyla ve faydasız mitinglerle (öyle ki ağır ekonomik krize rağmen bu mitingler yalnızca kalabalığın gazını almış, tepkiyi soğutmuştur) iktidarın makinesini nasıl yağladığını ve sokağın enerjisini kasten söndürdüğünü göremedi.

Dün Özel’in attığı naif “normalleşme” adımlarının ardından sönen halk rüzgarını fark etmeyen sadık parti tabanı, tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de yargı vesayetini Kılıçdaroğlu’na mal ederek hedeften şaşıyor ve enerjisini sahnelenen iktidar vizyonunun bir figüranı olup protesto mitinglerinde tüketiyor.

Devlet, kendi bekasından yana zar atıyor ve Erdoğan’a bir cumhurbaşkanlığı bileti daha kesiyor. Muhalefet ise bu operasyonel zarların ve siyasi budanmaların hâlâ “iç çekişme” veya “şahsi koltuk hırsı” seviyesinde yaşandığını sanıyor…

Ve asıl sorun tam olarak buradan besleniyor.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale Demokrasiye sahip çıkılmalı

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

Şiirin “mücevher ustası” Ahmed Arif

Orhan Alpdündar
1 Haziran 2026
EditörKöşe Yazıları

Tartışma kültürü neden çöktü?

Metin Duyar
1 Haziran 2026
Köşe Yazıları

“Mutlak buhran” ve CHP’nin gerçekleri…

Aydın Sezer
31 Mayıs 2026
Köşe Yazıları

Kapadokya’dan Amasya’ya gezi notları (2)

İlhan İlmenöz
30 Mayıs 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?