İsmail hoca dersine iyi çalışmamış!-Ömer Üründül (Sabah)
“Beşiktaş ikinci yarıda sergilediği mükemmel futbolla Fenerbahçe’yi deplasmanda mat etti. Eğer Ederson’un 6 tane net kurtarışı olmasaydı tarihi bir hezimet olabilirdi. Peki neden böyle oldu; öncelikle İsmail Kartal dersine hiç iyi çalışmamış.
Beşiktaş çok iyi takım, kadrosu oturmuş, aynı zamanda da günümüz futbolunun istediği atletik oyuncular ağırlıkta. Bir de buna mükemmel bir Trossard’ın kalitesini eklemek lazım. İlk yarı genelde daha dengeli oldu. Ama yine de Beşiktaş’ın cesur oyunu ve kondisyon üstünlüğü açıkça görülüyordu. İrfan Can çıkarken İsmail Kartal’ın bunu göz önüne alıp İsmail hamlesi yapması gerekiyordu. Kerem’i alacaksa da çok net bir pozisyonda pas vermeyip şut atan ve defansif görevini hiç yapmayan Grenwood’u çıkarmalıydı.
Kısaca Kerem ve İsmail girip yerine Greenwood ile İrfan Can’ın çıkması gerekirdi. Aslında ikinci yarıda Fenerbahçe’nin yediği gole kadar net görüntü bir an önce İsmail hamlesi gerekiyordu. Kaleci Ederson müthiş kurtarışlarla o dakikaya kadar oyunu tuttu. Ama kenardan gereken hamle gelmeyince Beşiktaş ikinci golü de attı. Dün gece Fenerbahçe açısından bir şey daha açıkça belli oldu; dirençli bir 10 numara kadroda yok.”
Beşiktaş istediğini aldı!-Fırat Aydınus (Hürriyet)
“Sezonun ilk derbisinde 4. haftada Fenerbahçe ile Beşiktaş karşı karşıya gelirken ilk devre kısmen de olsa tempolu bir oyun vardı. İlk 25 dakikada iki takım da birbirine üstünlük kuramazken, karşılıklı pozisyonlar üretildi. 26. dakikada Fenerbahçe, Milan Skriniar’ın golüyle öne geçti. Taç atışından gelen topun golle sonuçlanması, Beşiktaş savunmasına, özellikle de Agbadou’ya yazar.
lk yarıda hem hücumda hem de savunmada yaptığı kritik müdahalelerle Milan Skriniar, Fenerbahçe adına ön plana çıkan isim oldu. Orta sahaların çarpışması beklenen derbide ise ilk 45 dakika tam tersine gelişti. Her iki takımın orta sahası da oyunu kontrol etmekte zorlandı; adeta orta sahalar yok gibiydi.
Fenerbahçe’nin golünden sonra Beşiktaş daha fazla boş alan buldu ve rakibine oranla daha fazla pozisyon üretmeye başladı. Bu baskının sonucunda Trossard’ın akıl dolu pasında Rıdvan, çaprazdan yaptığı tek vuruşla skoru eşitledi.
İkinci yarıda, özellikle 55-60. dakikalardan sonra Beşiktaş oyun ve pozisyon üstünlüğünü tamamen eline aldı. Fenerbahçe orta sahasının fiziksel olarak düşmesiyle Beşiktaş’ın fiziksel gücü ön plana çıktı ve siyah-beyazlılar arka arkaya pozisyonlar üretmeye başladı.
Bu bölümde Ederson yaptığı kritik kurtarışlarla Fenerbahçe’yi oyunda tuttu. Ancak Orkun’un “al da at” dercesine Vlahovic’in önüne bıraktığı topta Sırp golcü hata yapmadı ve Beşiktaş’ı öne geçirdi.
kinci 45 dakikada istediğini sahaya yansıtan Beşiktaş, üstünlüğünü skora da taşıyarak üç puanı almasını bildi. Fenerbahçe’nin farkın daha fazla açılmasını engelleyen isim ise yaptığı kritik kurtarışlarla kaleci Ederson oldu.”
Kartal’ın pençesi Vlahovic!-Bilal Meşe (Milliyet)
“Valla, pozisyon ve gollere girmeden önce, tempo, pres ve kazanma arzusu iki takımda da üst seviyede idi. Hakem Halil Umut Meler’in sıfır hatayla yönettiği, gölgesinin düşmediği mücadeleden keyif aldım. Adına yakışır bir derbi oldu.
Yazdık, çizdik, söyledik; Beşiktaş’ın en büyük kozu geçişler… Nitekim bunu ilk yarıda Kartal uyguladı ve Trossard ile Olaitan’ın kaleyi bulan şutlarına Ederson, harika kurtarışlarıyla yanıt verirken, Rıdvan’ın golünde çaresiz kaldı.
Bir takım, taç atışından gol yer mi? Yermiş, dün gördük! Brown’un soldan uzun taç atışında altıpas içinde Agbadou dokunamadı, Skriniar vurdu, perdeyi açtı. Tabii ki bu gol Kartal adına can sıkıcı… Taçtan gol yemek, savunma konsantrasyonu açısından ciddi bir hata… Adres Vincenzo Italino’dur
Beşiktaş geriye düşmesine karşın, oyun kimliğinden ödün vermedi, ofansif baskısını sürdürdü. Nitekim 38’de Trossard, Rıdvan’ı ara pasıyla ceza alanı içinde buluşturdu, tecrübeli futbolcu, topu uzak köşeye gönderdi ve skoru eşitledi. İlk yarının özeti mi? İki savunmacıdan gelen goller, Ederson’un kritik kurtarışları…”
Güvensiz Meler-Argun Darıcı (Nefes)
“Her iki takımın da heyecanla oynadığı iyi bir mücadele seyrettik. Beşiktaş’ın daha çok gol pozisyonu vardı. Çalışılmış varyasyonlar sonucunda oluştu bu ataklar. Beşiktaş’ta her oyuncu görevini yerine getirdi. Fenerbahçe de mağlubiyeti hak etmedi. Ataklı, presli oynadılar. İrfan Can biraz uyanık olup ofsaytta kalmasaydı; attığı gol sayılacak ve maçı değiştirecekti.
Gelelim Halil Umut Meler’e… Kendine güveni yoktu titrekti. Guendouzi’nin bariz tutularak faul yapıldığı
pozisyona önce devam deyip sonra geri dönüp faul vermesi ilginçti!
Oyunun ilk dakikalarında Beşiktaş ceza alanında Oğuz ile Agbadou arasındaki mücadelede çekime göre top Beşiktaşlı oyuncunun doğal konumdaki kolu ile temas etti. Buradan bir penaltı çıkmazdı. Hakem Halil Umut Meler’in devam kararı doğruydu.
50. dakikada Vlahovic’in attığı golü Kante’yi formasından çekmesi nedeniyle iptal etti. Meler’in kararı doğruydu.
51. dakikada Vlahovic ile Skriniar arasındaki tartışmada Skriniar’a kırmızı kart göstermesi gerekirken sarı kartlarla geçiştirdi Meler.”
Beşiktaş hakkıyla-Gülengül Altınsay (Cumhuriyet)
“Maçın hakeminin belirlenmesiyle birlikte Beşiktaşlıları bir umutsuzluk sarmıştı. Geçmişte Beşiktaş aleyhine verdiği haksız kararlar hafızalarda çok tazeydi çünkü. Maça her iki taraf da iyi başladı aslında fakat daha fazla pozisyon bulan taraf Siyah-Beyazlılardı.
Ne var ki karşılaşmanın ilk golü Fenerbahçe’den geldi. Beşiktaş beş kornerden bir şey çıkaramadı fakat Fenerbahçe bir taç atışından Skriniar’la sonuç aldı. Karambolden yenen şanssız bir goldü bu. Buna rağmen Beşiktaş hızlı ve baskılı oyununa devam etti. Sol kanada çabuk aktarılan topta Trossard’ın akıllı pasını Rıdvan gole çevirdi ve skor eşitlendi. Yüksek tempo ikinci yarı da devam etti. Hatta futbolcuların aşırı hırsı gergin dakikalara ve sarı kartlara yol açtı. Son yarım saate girerken Fenerbahçe daha fazla yorulan taraftı.”
İlgili haber:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
