The Wall Street Journal’da yayımlanan dikkat çekici bir haber, ABD’nin Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış sürecinde ileri teknoloji erişimini nasıl bir diplomatik araç olarak kullandığını ortaya koydu.
Gazetenin görüşmelere katılan kaynaklara dayandırdığı haberine göre Amerikan müzakereciler, Ermenistan’ın gelişmiş Nvidia yapay zekâ çiplerine erişimini genişletme vaadini barış anlaşmasının şekillenmesine katkı sağlayan ekonomik teşviklerden biri olarak kullandı.
WSJ’nin haberinde bu yaklaşım, Amerikalı yetkililerin kullandığı ifadeyle “chip diplomacy” yani “çip diplomasisi” olarak tanımlanıyor. Ermenistan’daki bir veri merkezi projesine yönelik çip alımlarının onay kapsamının genişletilmesi, ülkenin müzakere sürecine aktif katılımını teşvik eden unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Gazeteye göre bu yöntem, ABD’nin ileri teknoloji ihracat politikasını dış politika hedefleriyle birleştirmesi bakımından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.
Bu hikâyenin merkezinde Ermenistan’ın Hrazdan kentindeki Firebird veri merkezi bulunuyor. Projenin ölçeği, konunun neden Washington açısından siyasi değer taşıdığını da gösteriyor.
WSJ’nin aktardığı bilgilere göre Firebird başlangıçta yaklaşık 6 bin grafik işlem birimi için ihracat lisansı talep etmişti. Washington’da geçen yıl varılan ön barış mutabakatının ardından ABD makamları, Ermenistan’a çok daha yüksek sayıda ve ileri düzey Nvidia işlemcisinin satışına onay verdi. Söz konusu yeni nesil işlemciler arasında GB300 modelleri de bulunuyor.
Firebird projesi 5 milyar doların üzerinde bir yatırım olarak tanımlanıyor. Projenin geliştiricileri 2027 sonuna kadar yaklaşık 70 bin yapay zekâ sunucusunun kurulmasını hedefliyor. Bu kapasite, Ermenistan’ın küresel yapay zeka ekonomisinin yeni merkezlerinden biri olarak konumlandırılması hedefini ortaya koyuyor.
Nvidia yöneticilerinin de süreçte aktif rol aldığı görülüyor. Nvidia yöneticisi Rev Lebaredian’ın Ermenistan yönetimi ile şirket arasındaki temasların gelişmesinde katkı sunduğu ve yapay zekâ yatırımları ile bölgesel ulaşım bağlantılarının ekonomik karşılıklı bağımlılık yaratabileceğini savunduğu aktarılıyor.
Haberin en dikkat çekici tarafı, ABD’nin barış sürecini yalnızca siyasi ve güvenlik başlıkları üzerinden yürütmemesi.
WSJ’ye göre ABD’li diplomatlar, Ermenistan’a teknoloji erişiminin genişletilmesini barış anlaşmasına ulaşılması için ekonomik bir teşvik olarak değerlendirdi. Dönemin ABD’nin Ermenistan Büyükelçisi Kristina Kvien de Nvidia bileşeninin görüşmelerde önemli bir unsur olduğunu söyledi.
Cumhuriyetçi Senatör Steve Daines ise Firebird projesi üzerinden elde edilen teknoloji erişimini Başbakan Nikol Paşinyan açısından önemli bir siyasi kazanım olarak değerlendirdi. Daines’in yaklaşımına göre Paşinyan, barış sürecinin Ermenistan’a somut ekonomik sonuçlar getirdiğini kendi kamuoyuna gösterebilecek.
Paşinyan yönetimi de bu yaklaşımı doğrulayan bir çerçeve kullandı. Başbakanlık sözcüsü Melania Harutyunyan, Washington’da imzalanan anlaşmalar arasında yarı iletkenler ve yapay zekâya ilişkin mutabakatı Ermenistan açısından önemli “barış temettüleri” olarak nitelendirdi. Harutyunyan ayrıca Azerbaycan ile barışın Paşinyan hükümetinin en önemli siyasi vaatlerinden biri olduğunu ve başbakanın bu hedef için halktan açık bir yetki aldığını söyledi.
Azerbaycan tarafının yaklaşımı ise farklı. Cumhurbaşkanlığı Dış Politika İşleri Danışmanı Hikmet Hacıyev, Bakü’nün anlaşma için ekonomik teşviklere ihtiyaç duymadığını söyledi. Hacıyev, Azerbaycan’ın savaşı kazandığını ve barışı da kazanmak istediğini ifade etti.
Burada asıl dikkat çekici gelişme Nvidia çiplerinin kendisi değil. Teknolojinin artık jeopolitik pazarlığın doğrudan unsurlarından biri haline gelmesi. Geleneksel diplomasi çoğunlukla güvenlik garantileri, siyasi tavizler ve ekonomik yatırımlar üzerinden yürütülüyordu. Bu örnekte ise dünyanın en gelişmiş yapay zekâ işlemcilerine erişim, bir barış sürecinin ekonomik teşvik paketinin parçası haline geliyor.
Bu model Ermenistan açısından özellikle önemli. Çünkü ülke son yıllarda ekonomik ve stratejik çeşitlendirme arayışını hızlandırıyor. Avrupa Birliği ile ilişkiler, ABD ile artan temaslar, teknoloji yatırımları ve yeni ulaştırma bağlantıları aynı çerçevede değerlendirilebilir.
ABD’nin önerdiği daha geniş ekonomik mimarinin bir diğer ayağı ise Azerbaycan ile Nahçıvan arasındaki bağlantıyı Ermenistan üzerinden güçlendirmeyi amaçlayan ulaşım koridoru projesi. Washington tarafından “Trump Uluslararası Barış ve Refah Güzergahı” olarak tanımlanan projenin 2027 başında başlamasının planlandığı aktarılıyor.
Böylece ortaya üç parçalı bir tablo çıkıyor. Birinci parça barış anlaşması. İkinci parça ulaştırma ve bölgesel bağlantısallık. Üçüncü parça ise yapay zekâ ve ileri teknoloji yatırımları.
Paşinyan için önemli
Nvidia çiplerinin barış sürecine bağlanması Ermenistan iç siyaseti açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Paşinyan hükümetinin barış politikasını savunurken en güçlü argümanlarından biri, barışın Ermenistan’a somut kazanımlar sağlayacağı düşüncesi. Firebird gibi milyarlarca dolarlık bir teknoloji projesi bu anlatının görünür bir örneğini oluşturuyor.
Bu nedenle Nvidia erişimi yalnızca teknoloji politikası olarak okunmamalı. Aynı zamanda Paşinyan’ın barış politikasını ekonomik kalkınma politikası ile birleştirme çabası olarak da değerlendirilmelidir.
Başka bir ifadeyle Washington’ın mesajı şu çerçevede şekilleniyor: Barış yalnızca savaşın sona ermesi anlamına gelmeyecek. Barışın karşılığında yeni pazarlar, yeni yatırımlar, yeni teknolojiler ve yeni ulaştırma bağlantıları ortaya çıkacak.
İlgili haber:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
