Pazartesi, 13 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Gelecek umudu kaybolursa

Yıldırım Aktuğan
Son güncelleme: 18 Mart 2026 19:33
Yıldırım Aktuğan
Paylaş
Paylaş

Bir ekonominin sağlığını sadece ekonomik verilerine bakarak analiz etmek yanıltıcı sonuçlar verecektir.

Ekonomik veriler mevcut durumu anlatır; oysa bir toplumun gücünü belirleyen şey yarınlara nasıl baktığı ile ilgilidir. Toplumun sağlığı, bugünkü refahtan ziyade, bireylerin geleceğe dair beslediği kolektif beklentiyle ölçülmelidir.

Toplumda “yarın” belirsizleştiğinde, ekonomik aktörlerin davranışları rasyonel bir yatırımdan, panik halindeki bir yağmaya dönüşür. Robert Edgerton’un bahsettiği “anlamlı bir gelecek sunamama” hali, burada kendini ekonomik ahlakın çöküşü olarak gösterir.

Sağlıklı bir toplumda bireyler ve kurumlar uzun vadeli projeksiyonlar yapbilir. Fabrika kurmak, Ar-Ge yapmak veya yeni bir bağ dikmek sabır ve güven ister. Ancak geleceğe dair sis perdesi yoğunlaştığında kimse meyvesini 10 yıl sonra alacağı bir ağacı dikmek istemez. Bunun yerine, paranın değerini korumaya çalışan “defansif” veya bir gecede köşeyi dönmeyi amaçlayan “ofansif” kısa vadeli hareketler başlar. Makine teçhizat yatırımı yapmak yerine, likit varlıklarda kalmak veya spekülatif araçlara yönelmek genel bir refleks haline gelir.

Gençlik, bir toplumun enerji deposu ve inovasyon motorudur. Eğer bir ülkenin genç nüfusu, başarıyı kendi topraklarında değil, başka coğrafyalarda arıyorsa; orada bir “umut göçü” başlamış demektir. Göç isteği sadece ekonomik bir tercih değil, sistemin adaletine ve liyakatine duyulan inancın yitirilmesidir.

Gençlerin göç etme arzusu genellikle sadece “daha yüksek maaş” isteği olarak düşünmek sorunu basite indirgemektir. Oysa bu durum derin bir yapısal güven krizinin habercisidir. Eğer bir genç, çok çalışmanın ve eğitimin karşılığını alamayacağına inanıyorsa, oyunun kurallarının adil olmadığını düşünecektir. Adil olmayan bir oyunu oynamak yerine, oyun alanını değiştirmeyi seçecektir.

Çalışmanın ve katma değer üretmenin ödüllendirilmediği bir sistemde rant öne çıkar, kazanç teknoloji veya verimlilik artışıyla değil, imar değişiklikleri, döviz spekülasyonları veya kamu kaynaklarının transferiyle el değiştirmeye başlar ve emek değersizleşir. Yıllarca dirsek çürüten bir mühendisin maaşı, bir gayrimenkulün birkaç aylık değer artışının yanında komik kalıyorsa, o toplumda “çalışma etiği” çöker. İnsanlar yeteneklerini geliştirmek yerine, sistemsel açıklardan nasıl yararlanacaklarına kafa yormaya başlar.

Yatırım ortamı, sadece vergi oranları veya teşviklerle ilgili değildir; bir “öngörülebilirlik” iklimidir. Kuralların kişiye veya döneme göre değiştiği bir atmosferde, dürüst yatırımcı oyunun dışında kalırken, haksız kazanç peşindeki “fırsatçılar” ön plana çıkar. Bu noktada ekonomi sadece rakamlardan ibaret bir kriz yaşamaz; bir karakter krizi yaşar. Dürüstlüğün “enayilik”, haksız kazancın ise “açıkgözlülük” olarak nitelendirildiği bir toplum, Edgerton’un tabiriyle zihinsel refahını da yitirmiş bir “hasta toplum”olur.

Bir toplum yatırım yapmayı bırakıp, elindekini korumaya veya başkasının payından almaya (rant) odaklandığında, o toplumun yapısal çöküşü başlamış demektir. Göç edenler bedenen giderken, içeride kalanların “gelecek inancı” göç etmektedir. Üretimin yerini rantın, liyakatin yerini sadakatin aldığı bu iklimde, ekonomik büyüme rakamları artsa bile toplumun içten içe çürümesi engellenemez.

Gençlerin ve eğitimli insanların gelecek umudu kalmadığında toplum “vasatlık tuzağına” düşer. Karar alma mekanizmaları niteliksizleşir, verimlilik azalır. Bu da ekonomik ve sosyal sorunları daha da derinleştirerek döngüyü en başa sarar.

Bir ülkenin en büyük kaybı insanlarının hayallerinin kaybolmasıdır. Toplumun kolektif hayal kurma yetisi kaybolduğunda, orada artık sadece bir amacını yitirmiş “kuru insan kalabalığı” vardır. 

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanYıldırım Aktuğan
Takip et:
1958 yılında İzmir’de doğan Yıldırım Aktuğan, 1982 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünü tamamlamasının ardından iş hayatına 1984 yılında Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda başlamıştır. 1989 yılında Müsteşarlık bursu ile Boston Üniversitesinde Finans alanında yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra Müsteşarlıkta çeşitli kademelerde yönetici olarak görev yapmıştır. Yurtdışında Şikago ve Tokyo’da ekonomi müşaviri olarak görev yapan Aktuğan, ayrıca Eti Bor A.Ş.de Yönetim Kurulu üyeliği ve Halk Bankası’nda Denetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Müsteşarlıktan ayrıldıktan sonra bir süre Çeşme Belediye Başkan Yardımcılığı ve Çeştur A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yapan Aktuğan halen Çeşme ilçesinde Kurumsal Yönetim Danışmanı olarak görev yapmaktadır.
Önceki Makale “Sırada Rusya var”
Sonraki Makale Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörSerbest Kürsü

Epstein çetesinin “leylası” ne?

Tijen Zeybek
12 Nisan 2026
Serbest Kürsü

Ruhum ruhunu selamlıyor

Melek Ay
12 Nisan 2026
Serbest Kürsü

Küresel haydut dünya kültür mirasını yok ediyor

Adil Gürkan
11 Nisan 2026
Serbest Kürsü

Düşünen insan öğrenir

Halil Ocaklı
11 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?