Ulusların varoluş veya yok oluş tarih dönemeçleri ya coşkulu kutlamalarla ya da yaslarla anılır.
30 Ağustos Zaferi ulusumuzun makûs talihinin yenildiği en anlam yüklü tarihlerden birisidir.
1922 yılının Ağustos’u, işgal altındaki Anadolu topraklarında dört yıl süren ulusal direniş ve kurtuluş mücadelesinin zaferle sonuçlandığı tarihtir. Bu zafer Cumhuriyetin ilanı ile yeni bir devletle taçlanmıştır.
Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının önderliğinde 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’da filizlenip tüm Anadolu cephelerine yayılan direnişle işgal altındaki topraklar bir bir kurtarılmaktadır.
Bundan 104 yıl önce 26 Ağustos sabahı Afyon Kocatepe’den başlatılan büyük taarruz ile Anadolu’daki son işgalci güçler de topraklarımızdan temizlenir.
Yedi düvelin işgali altındaki savaş yorgunu Anadolu’da Mustafa Kemal önderliğinde başlayan ulusal direniş ve Cumhuriyet kazanımı, dönemin mazlum ulusları için de emperyalist paylaşımlarla mücadelede ümit aşılayıp, model oluşturan bir zaferin simgesi oldu.
İmparatorluk çökerken
Büyük Dünya Savaşı sonlanırken yenilen taraflara yönelik emperyal paylaşımların yolu açılmıştı.
Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Ateşkesi’nin hemen ardından Anadolu toprakları dört bir koldan işgale uğrar.
Mustafa Kemal Paşa o sırada, İmparatorluğun Filistin, Suriye ve Irak coğrafyasını savunan Güney Cephesi Ordu komutanıdır. Emperyalist işgaller başladığında Afrin coğrafyasındaki karargahını Adana’ya taşır. İtilaf Devletleri’nin işgal ve teslim taleplerine karşı çıkmakta, özellikle İskenderun Sancağı’nın işgaline çok içerlemektedir. Komutasındaki askerlere silahlarını teslim etmemelerini emrederken direniş için harekete geçme işaretlerini vermektedir.
Geldikleri gibi..
İskenderun, Antakya illerini işgal eden Fransızlara karşı direnişe geçmeye hazırlandığı sırada, işleri büyütmesinden endişe duyan son Padişah Vahdettin tarafından ordu müfettişi olarak görevlendirileceği söylenerek alelacele İstanbul’a çağrılır.
Ancak Mustafa Kemal işgalin peşini bırakmaz,‘’Huduttaki Ay’’ anlamında ‘’Hatay’’ ismini verdiği Sancak meselesini resmi dış politika hedefi haline getirir. Hatay’ın ana vatan topraklarına katılması ölümünden sonra 1939 yılında gerçekleşecektir.
Mustafa Kemal, 13 Kasım günü Haydarpaşa’da Adana treninden indiğinde gördüğü manzara Çanakkale’de arkalarına bakamadan giden müttefiklerin ortak donanmasıdır.
İstanbul’u işgale hazırlanan 55 parçalı donanma Boğaz’a doğru seyredip, Dolmabahçe önlerinde toplarını Saray’a çevirerek, yarım ay konumunda demir atmaktadır.
Haydarpaşa Garı’nda saatler süren bekleyişten sonra Boğaz trafiğe açıldığında, Kartal isimli istimbotla karşıya geçen Mustafa Kemal, çevresindeki ümitsiz sessizliği ‘’Geldikleri gibi giderler’’ sözleriyle bozar.
Bandırma Vapuru
Mustafa Kemal, Adana’dayken toplumun ileri gelenleri ile gün aydınlanana kadar sürdürdüğü toplantılarla ateşlediği ulusal direniş fikrini, İstanbul’da kiraladığı, şimdi Atatürk Müzesi olan Nişantaşı’ndaki evindeki buluşmalarda olgunlaştırır.
Ordu müfettişi sıfatıyla, Samsun ve Batı Karadeniz bölgesindeki isyanları bastırmakla görevlendirildiğinde, zihni hazırlığını tamamlamıştır.
Yeni bir devlet kurma düşüncesini annesi ile de paylaşır. Tarihçiler Zübeyde Hanım’ın bunu duyunca düşüp bayıldığını aktarır. “Gidip de dönmemek var” diyerek annesi ve kız kardeşiyle helalleşip, vedalaşır.
16 Mayıs sabahı aklında direniş ve istiklal fikirleriyle Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan Samsun’a hareket eder.
19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basar basmaz başlattığı direniş hareketi bir ulusun yeniden varoluşunun mucizevi ilk adımıdır.
Bu heyecan, siyasi kongrelerin yarattığı enerji ve Anadolu cephelerindeki milli kurtuluş mukavemeti topyekün istiklal mücadelesine dönüşür.
30 Ağustos zaferi, savaş yorgunu Anadolu topraklarında dört yıl süren destansı mücadele ile Anadolu’nun işgalcilerden temizlenerek yeni bir bağımsız devletle taçlandığı mucizedir.
Askeri ve siyasi dehası her geçen gün daha iyi idrak edilen Mustafa Kemal Atatürk dünyayı değiştiren devrimci liderlerin en önde geleni olarak kabul görmektedir.
Bir asır önce hayata geçirdiği bağımsız, çağdaş, laik devlet kurma fikri günümüzde de hâlâ birçok ulusun özlemidir.
30 Ağustos Zaferi hak ettiği şekilde bayram coşkusuyla kutlanmalıdır.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
