İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük tutuklandı.
Küçük, Başsavcılığın talimatı doğrultusunda, 30 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan ve sağlık kontrollerinin ardından mahkemeye sevk edilen Küçük’ün tutuklanmasına karar verildi.
Öncesinde, soruşturmaya ilişkin başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, gözaltı işleminin “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “şantaj” suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.
T24’e göre, Küçük hakkında yürütülen soruşturmanın kapsamında, “bazı iş insanlarından maddi menfaat karşılığı sosyal medya paylaşımları yaptığına ilişkin şikayetler” ve “İBB soruşturma sürecinde medyada yer alan bir kısım beyanatlar” bulunuyor.
Küçük, köşe yazarı olduğu Türkiye gazetesi ve TGRT Haber’den kısa süre önce ayrılmıştı.
“FETÖ’cü mobilyacı”
Barış Pehlivan’ın 18 Mayıs tarihli Onlar TV yayınında aktardığı iddiaya göre, Cem Küçük, 2016 yılında Rasim Ozan Kütahyalı’ya 28 bin TL tutarında mobilya satan ancak ödemesini alamadığı için dava açan bir mobilyacı hakkında FETÖ bağlantısı olduğu yönünde yazılar kaleme aldı. Medyaradar’ın aktardığı iddiaya göre Rasim Ozan Kütahyalı da bu yazıları mahkemeye delil olarak sunarak, mobilyacının FETÖ’cü olduğunu öne sürdü ve borcu ödememek için bu iddiayı savunmasında kullandı.
YouTube yayınında verilen bilgilere göre; olayın fitilini mobilyacıyla yaşanan bir alacak anlaşmazlığı ateşledi.
Rasim Ozan Kütahyalı, bir mobilya şirketine iş yaptırıp bedelini ödemedi. Şirket sahibi hakkını aramak için mahkemeye başvurdu. Bunun üzerine Kütahyalı’nın avukatı, 5 Ekim 2016 tarihli bir dilekçeyle Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi’ne şu ifadeyi yazdı:
“Müvekkilim Rasim Ozan Kütahyalı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve Sayın Cumhurbaşkanımızı destekleyen bir basın mensubudur.”
Dilekçenin devamında Kütahyalı’nın avukatı, para alacağını talep eden mobilyacıyı ‘FETÖ’cü’ olmakla suçladı. Kanıt olarak da dava dosyasına Cem Küçük’ün aynı mobilyacı hakkında yazdığı ‘FETÖ’cü’ içerikli bir köşe yazısını ekledi.
İfadesi ortaya çıktı
Savcılık ifadesinde suçlamaları reddeden Cem Küçük Fatih Keleş’e ilişkin açıklamasını başka bir gazetede yayımlanan habere dayanarak yaptığını söyledi.
Cumhuriyet’in haberine göre Küçük, “Haberi okuyup bu şekilde aktardım. Daha sonra haberin gerçek olmadığını iddianamede görünce bu açıklamamı düzelttim ve özür diledim” dedi.
Berkay Gezgin hakkında yaptığı açıklamaya ilişkin ise, MASAK raporlarını okumadığını belirten Küçük, canlı yayında bu ifadeyi kullanmasının nedeninin o sırada konuşulan konunun MASAK raporları olması olduğunu savundu.
İfade sırasında Cem Küçük’e, başka bir soruşturmadaki gizli tanığın para karşılığı yayın yaptığı, bazı kişiler lehine algı oluşturduğu ve çeşitli isimlerden maddi menfaat sağladığı yönündeki iddiaları da soruldu.
Küçük, söz konusu iddiaların tamamını reddederek, para hareketlerinin borç ilişkileri, çevirmenlik faaliyetleri, televizyon yorumculuğu ve diğer mesleki çalışmalarından kaynaklandığını öne sürdü. Ayrıca gizli tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını savundu.
T. S. isimli kişi ile toplam 27 kez 537.800 TL para alış verişinin olduğu tespit edilen Küçük, “Aramızdaki borç alıp vermemizden dolayı olmuştur. Bu kişinin hakkımdaki beyanını kabul etmiyorum. Söz konusu kişi ile her ne kadar para alışverişim bulunsa da bu alacak verecek meselesinden veya organizasyon ücretlerinden kaynaklanmaktadır” dedi.
DHMİ Eski Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar’ın dijital materyallerinde tespit edilen ve 43 numara ayakkabı talebini içeren WhatsApp yazışmaları da Küçük’e soruldu. Acar’dan yeni yıl hediyesi olarak bir ayakkabı aldığını kabul eden Küçük, yazışmalardaki ayakkabı talebinin “şaka amaçlı” olduğunu söyledi.
Hesabına çeşitli dönemlerde giren yüksek tutarlı para transferleri ve Adnan Oktar grubu ile ilişkisi sorulan Küçük, “Adnan Oktar’ın yurt dışından kitapları geliyordu. Bu kitapları Türkçeye çevirmek için çeviri ekibimle ücreti karşılığında yardımcı oldum. O dönem bir çok yayınevine çeviri yaptım. Hesabıma gelen paralar bundan dolayıdır. Kendisiyle en son 2012 yılının İftar programında buluştuk. Birçok gazeteci ve siyasi kişiler de bulunmaktaydı. A9 programından bir tane canlı yayına katıldım. Orada gündemi yorumladım” dedi.
Kıbrıs ve Çin merkezli yayın organlarından ayrı ayrı gelen 77 bin 983 TL ile 65 bin TL paranın da çevirmenlik ve radyo yorumculuğu telifleri olduğunu öne sürdü.
Cem Küçük’ün avukatları da savunmalarında, müvekkillerinin açıklamalarının suç oluşturmadığını, Fatih Keleş’e ilişkin haberin ilk olarak başka basın kuruluşlarında yayımlandığını, Berkay Gezgin’e ilişkin açıklamaların ise yanlış yorumlandığını ileri sürdü.
Savunmada ayrıca, Küçük’e yöneltilen para transferi iddialarının mesleki faaliyetlerden kaynaklandığı belirtilerek serbest bırakılması talep edildi.
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
