Salı, 17 Mar 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

Bu dünya artık çürük

Erdal Çolak
Son güncelleme: 5 Mart 2026 19:49
Erdal Çolak
Paylaş
Paylaş

Evet, bu dünya artık çürük. Sadece yoksul olduğu için değil, sadece savaş olduğu için değil; ahlaken de çürük olduğu için.

Devletler, insanlığın en karanlık karakter özelliklerini bünyesinde toplayan dev organizmalara dönüştü; yalancı, gaspçı, şiddet bağımlısı, utanmaz. Bugün hiçbir devlet masum değil. Demokrasi, insan hakları, özgürlük diyen de kirli, din diyen de kirli, güvenlik diyen de kirli. Hepsi kendi vatandaşına demokrasiyi, özgürlüğü, güvenliği, layık görürken dünyaya ahlâksızlık, şiddet, ölüm ihraç ediyor.

Dünya artık yaşanabilir bir yer olmaktan çıkıyor. Bunu sadece savaşlar, yoksulluk ya da iklim krizleriyle değil; insanların ve devletlerin ahlâki çöküşüyle hissediyoruz. Güç, tarihin hiçbir döneminde bu kadar çıplak, bu kadar utanmaz ve bu kadar savunmasız olmamıştı. Çünkü arsızlık, yüzsüzlük artık saklanmıyor. Güç, kendini meşrulaştırma zahmetine bile girmiyor.

Devletler, tıpkı en karanlık insan karakterleri gibi davranıyor: Hırslı, saldırgan, yalan söylemekte mahir, suçluluk duygusundan yoksun. Psikolojide “kişilik bozukluğu” dediğimiz şey, bugün devletlerin dış politikalarında neredeyse norm haline gelmiş durumda. Empati yok, vicdan yok, sınır yok. Sadece çıkarlar var.

Ne zaman bir ülkede büyük bir skandal patlasa, ne zaman ekonomi çökmeye başlasa ya da iktidarın kirli yüzü görünür hale gelse, o ülkede gündem değişir. Tarihsel düşmanlar hatırlanır, terör söylemleri canlandırılır, sınırlar kutsallaştırılır. İnsanların korkuları kaşınır. Çünkü korku gerçeği örten en kalın perdedir. Korkan insan düşünmez; düşünmeyen insan sorgulamaz. İnsanları bu yüzden korkutuyorlar.

Bugün demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi kavramlar, güçlü devletlerin elinde etik ilkeler olmaktan çıkıp propaganda araçlarına dönüşmüş durumda. Aynı değerler, çıkarla örtüştüğünde savunuluyor; çıkar zedelendiğinde görmezden geliniyor. Bu yüzden demokrasi artık bir yönetim biçiminden çok, bir siyasi maske gibi kullanılıyor.

Öte yandan baskıcı rejimler de masum değil. Halkını susturan, farklı kimlikleri bastıran, dini, sağ , sol ideolojileri ya da milliyetçiliği iktidarını korumak için araçsallaştıran her yönetim, dış müdahaleler için kendi zeminini hazırlar. Bir ülke, insanlarına nefes alacak alan bırakmıyorsa, bir gün birileri gelir ve “özgürlük” kelimesini silah gibi kullanır. Bu özgürlük gerçekten halk için mi istenir, yoksa başka hesaplar için mi, işte orası ayrı bir mesele.

Şu gerçeği kabullenmek zorundayız: Hiçbir devlet, başka bir halk mutlu olsun diye askerini, parasını, enerjisini feda etmez. Binlerce kilometre öteden gelen ordular, romantik ideallerle değil, çıkar haritalarıyla hareket eder. Kültürü, dini, tarihi bambaşka olan toplumlar için yapılan fedakârlık anlatıları, çoğu zaman vicdanı rahatlatmak için üretilmiş hikâyelerdir.

Dünya değişiyor ama insan değişmiyor. Güç hastalığı bugün daha erken bulaşıyor ve daha hızlı yayılıyor. Nefret, sosyal medya çağında daha çabuk kök salıyor. Propaganda, artık sadece devletlerin değil, kitlelerin de elinde. İnsanlar taş atıyor ama attıkları taşın neden atıldığını unutuyor.

Bir söz vardır:

Korktuğunuz bir köpeğe taş attığınızda, eğer köpek size değil de taşa saldırıyorsa, köpekliğini yitirmiştir.

Bugün insanlık da böyle. Taşı atanı değil, atılan taşı konuşuyor. Sebepleri değil, sonuçları tartışıyor. Gerçeği değil, sunulan gölgeyi izliyor.

Belki de en acı gerçek şu: Yeryüzünde, sömürü mantığından tamamen arınmış, herkesin kendini huzurlu ve onurlu hissettiği bir devlet modeli henüz yok. Çocuklara okullarda adalet anlatılıyor. Ama o çocuklar büyüyünce dünya onlara adaletsizliğin en acımasız yüzünü gösteriyor. Barış öğretiliyor ama tarih sürekli savaşla yazılıyor. Bu yüzden mesele artık hangi devlet iyi, hangisi kötü meselesi değil. Mesele, gücün insanı ve toplumu nasıl bozduğu meselesidir. Gücü sınırlayacak ahlak olmadığında; ne demokrasi kurtarır ne din ne ideoloji.

Belki de insanlığın en büyük trajedisi şu: Herkes kurtarıcı beklerken, gerçeklikle yüzleşmemek için kimse aynaya bakmak istemiyor.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanErdal Çolak
Takip et:
Gazeteci-yazar-akade​misyen. Konya’nın Cihanbeyli ilçesine bağlı Kuşça kasabasında 1975’te doğdu. İlk ve ortaöğretimini Konya’da tamamladı, 1996 yılında başladığı Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi’ndeki üniversite, daha sonra Danimarka Kraliyet Okulu’nda (İVA) Copenhagen (The Royal School of Library and Information Science) Kütüphanecilik bölümünde tamamladı. Kütüphanenin Kültüre Etkisi ve Bilginin Bilimselliği üzerine doktora yaptı. Danimarka The Union Press Associat​ion IPC yönetim kurulu üyesi, uluslararası basın yayın kartı sahibi. Kişisel gelişim alanında eğitimler aldı. Psikoterapi Eğitimi sertifikası, Yaşam Koçluğu ve NLP (Zihinsel ve Dilsel Programlama) konusunda diploma sahibi. ”Sonsuzluk İle Hiçlik Arasındaki İnsan” adlı deneme kitabı Dancaya, ”Yalnızlık Aşktır; Yalnızlık, Yokluğun, Hiçliğin Şiirleri” kitabı”. ”Loneliness Is Love” adıyla İngilizceye çevrildi. ”Yüreğim Sensizliğim”, ”Yalnızlık Aşktır”, ”Ben Sana Değil Kendime Geç Kalmışım” adlarında şiir kitapları var. Danimarka’da yaşamaktadır.
Önceki Makale Mehmet Şüküroğlu çiziyor
Sonraki Makale Sosyal medyada “savaş”

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

*Köşe Yazıları

Kürecik ve Ankara-Tahran hattındaki “teknik” muğlaklık

Aydın Sezer
17 Mart 2026
EditörKöşe Yazıları

İran savaşı ve İsrail toplumunun kırılgan dengesi

Metin Duyar
16 Mart 2026
Köşe Yazıları

Sokakta yaşayanlar ve Türkler

Dr. Nevin Sütlaş
15 Mart 2026
Köşe Yazıları

‘Truman Show’da yaşayan ülkeler

Emre Dilek
15 Mart 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?