Pazar, 26 Tem 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

“Bırakın da yaşayalım…”

Özer Arslanpay
Son güncelleme: 11 Temmuz 2026 18:00
Özer Arslanpay
Paylaş
Paylaş

Küba ekonomisi tarihindeki en derin krizlerden biriyle boğuşurken, parlamentodan geçen 176 maddelik reform paketi dış dünyada “kapitalizme dönüş mü?” tartışmalarını alevlendirdi.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, işçi federasyonu kongresinde yaptığı konuşmada iddiaları doğrudan hedef aldı. Uygulanan reformların bir taviz veya neoliberal bir yönelim olmadığını vurgulayan Díaz-Canel, “Küba’da kapitalizmin yeniden kurulması asla amaçlarımız arasında yok. Asıl mesele, devrimi ve onun sosyal kazanımlarını kurtarmak” ifadesiyle duruşunu ortaya koydu. Devlet Başkanı’na göre, sağlık, eğitim ve sosyal adalet alanındaki yapıların devamı için ekonominin dışa açılması tercih değil, zorunluluk.

Küba yönetiminin bu radikal kararı almasının arkasında yatan temel nedenler ve sonuçlar şöyle sıralanıyor:

Enerji ve yakıt ablukası: ABD’nin petrol sevkiyatlarını engelleyen politikaları, adada toplu taşımayı durma noktasına getirdi. Elektrik kesintileri ve 40 derece sıcakta yaşanan hayat felci, yönetimi ekonomik sıkışmışlıktan çıkarmak için “dış yatırım” aramaya zorladı.

İdari hantallık: Díaz-Canel, krizin sadece dış ambargolardan kaynaklı olmadığını söyledi. Meselenin bürokratik hantallık ve üretimi kısıtlayan idari engellerden kaynaklandığını ilk kez bu kadar açık kabul etti.

Rejimin bekası: Washington, ekonomik daralmayı siyasi bir “sosyal patlama” için kullanıyor. Havana ise reformları, bu patlamayı önlemek ve sistemi “ekonomik nefes aldırarak” korumak için tek çıkış yolu olarak görüyor.

Medya ve söylem savaşı

Díaz-Canel, reformlara yönelik dış eleştirileri ise “kötü niyetli medya kampanyaları” olarak tanımlıyor. Yönetim, ABD tarafından desteklenen ve Küba’nın siyasi modelini değiştirmeyi hedefleyen “neoliberal saldırılar” olduğunu savunuyor. Başkan’a göre, reform planı tamamen Küba halkının egemen kararı; Washington’un dayatması veya bir “teslimiyet” değil.

Reformların en dikkat çekici yanı, yabancı yatırımcıların devlet ortaklığı zorunluluğunun kalkması. Emlaktan bankacılığa, fast-food zincirlerinden tarıma kadar birçok alanda özel girişimciliğin önü açılıyor. Ancak Havana, bu adımları sosyalist ideolojiden bir sapma olarak okumuyor. Çin ve Vietnam gibi “sosyalizmi ayakta tutmak için zorunlu olan kaynak yaratma hamlesi” olarak pazarlıyor.

Küba yönetimi, 1990’lardan bu yana en büyük ekonomik dönüşümünü yaşarken, dış politikada da ince bir ip üzerinde yürüyor. Bir yandan “gelin iş yapalım” diyerek sermaye davet ediyor. Diğer yandan “sosyalizmden vazgeçmiyoruz” diyerek ideolojik sınırlarını çiziyor. Díaz-Canel’in “bırakın yaşayalım” çağrısı, Havana’nın mevcut krizden çıkmak için Amerikan ablukasını kırmaya çalışırken, içeride rejimi dönüştürerek korumaya çalıştığını gösteriyor.

Fotoğraf: presidencia.gob.cu

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanÖzer Arslanpay
Takip et:
18 yıldır gazetecilik mesleğini sürdürüyor. "Dış Politika Sorunları Bağlamında Azerbaycan Kamu Diplomasisinin Değerlendirilmesi" başlıklı yüksek lisans teziyle uluslararası ilişkiler alanında akademik uzmanlık kazanmıştır. Akademik çalışmaları çerçevesinde yayımlanan ilk bilimsel makalesi “Azerbaycan-Hindistan İlişkileri”, bu alanda yapılan öncü nitelikteki çalışmalardan biridir. Gazetecilik kariyeri boyunca çok sayıda gazete yazısına imza atan Arslanpay, hem akademik hem de medya alanındaki üretimlerine devam etmekte, ulusal ve uluslararası düzeyde kamu diplomasisi, dış politika ve Türk dünyası üzerine içerikler üretmektedir. Özer Arslanpay bekardır. İngilizce, Rusça bilmektedir.
Önceki Makale Rus aktiviste sınır dışı
Sonraki Makale Washington’da “F-35 savaşı”

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Sözler ilişkileri nasıl dönüştürür?

Cahit Uğurlu
26 Temmuz 2026
ManşetSerbest Kürsü

Dünden bugüne Büyükdere

Alper Eliçin
26 Temmuz 2026
ManşetSerbest Kürsü

“Görünmez Goril” deneyi

İrfan Muhtar
26 Temmuz 2026
Serbest Kürsü

Arkeolojiyle turizm arasında zaman

Metin Girgin
25 Temmuz 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?