Amerikalı jeolog Eugene Shoemaker, yaşamını Ay’ı ve diğer gök cisimlerini incelemeye adadı.
Gezegen jeolojisinin öncülerinden biri olan Shoemaker, Apollo astronotlarına Ay yüzeyinde jeolojik araştırma yapmaları için eğitim verdi. Ancak Addison hastalığı nedeniyle çok istese de kendisi astronot olamadı.
Shoemaker, kamuoyunda en çok 1993’te Carolyn Shoemaker ve David Levy ile birlikte keşfettiği Shoemaker-Levy 9 kuyruklu yıldızıyla tanındı. Kuyruklu yıldız, 1994’te Jüpiter’e çarparak gök bilim tarihinde önemli bir olayın merkezine yerleşti.
Bilim insanının yaşamı, 18 Temmuz 1997’de Avustralya’da geçirdiği trafik kazasıyla sona erdi ama Ay’a gitme hayali ölümünden sonra da bir şekilde gerçekleşebildi.
Eski öğrencisi ve meslektaşı Carolyn Porco’nun önerisiyle Shoemaker’ın küllerinin bir bölümü Ay’a gönderilmek üzere hazırlandı. Küçük bir kapsüle yerleştirilen küller, Shoemaker’ın keşfettiği kuyruklu yıldızın tasvirini ve William Shakespeare’in “Romeo ve Juliet” eserinden bir alıntıyı taşıyan metal bir kaplamayla korundu.
Kapsül, NASA’nın Ay’ın yüzeyini ve manyetik alanını incelemek amacıyla Ocak 1998’de fırlattığı Lunar Prospector uzay aracına yerleştirildi. Yaklaşık bir buçuk yıl süren görevin ardından uzay aracı, 31 Temmuz 1999’da Ay’ın güney kutbu yakınlarındaki gölgeli bir kratere kasıtlı olarak çarptırıldı. Böylece Shoemaker’ın külleri de Ay’a ulaştı.
Bilimsel araştırmalarla geçen bir ömrün ardından gelen bu sıra dışı yolculuk, Shoemaker’ın anısını Ay’la kalıcı biçimde ilişkilendirdi. Onun adını taşıyan Shoemaker Krateri de bilim insanının yaşam boyu araştırdığı gök cismindeki izlerinden biri oldu.
Shoemaker Ay’a belki hiç ayak basamadı ama ölümünden sonra, hayatını anlamaya çalıştığı dünyanın bir parçası hâline geldi.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
