Bu noktadan sonra, neden, niçin, nasıl gibi soruları sormak vakit kaybı olur.
Gerek yok. Önümüze bakalım.
En az on yıllık bir gelecek vizyonu oluşturalım. Bu gelecek için hayata geçirilebilecek hayaller kuralım. Bunlar için mücadele edelim ve kazanalım.
Örneğin bundan yıllar önce bir hayal kurmuştum:
Antalya ile Barcelona bir Şampiyonlar Ligi Finali oynar mı?
Futbolun değişen ekonomisi, şehir markacılığı, küresel yatırım akımları ve Antalya’nın büyüyen gücü düşünüldüğünde, bu hayal stratejik bir vizyon olarak da okunabilir.
Bir gün Antalya’da bütün dünyanın izlediği bir Avrupa finali oynanabilir mi?
Esasen Antalya’nın gücü ve konumu düşünüldüğünde, bu hayal artık eskisi kadar uzak görünmüyor. Yeter ki bu güce ve potansiyele inanan birisi ortaya çıksın.
Antalya artık sadece bir tatil şehri değil.
Bugünün Antalya’sı, sadece deniz-güneş-kum üçgenine sıkışmış klasik bir turizm destinasyonu değil. Çok daha fazlası var.
Bir tek halka eksik: Güçlü bir futbol markası
Modern dünyada büyük şehirlerin küresel varlığı, sadece otellerle, havaalanlarıyla, marinalarla, oluşmuyor. Futbol artık neredeyse şehir kimliğinin en önemli ve en duygusal parçalarından birisi haline geldi.
Bugün Manchester denildiğinde akla, City ve United geliyor.
Liverpool denildiğinde limanlardan önce Liverpool FC konuşuluyor.
Antalya’nın böyle bir futbol hikayesi yazmaması için bir neden var mı?
Yeni çağın futbolu: Şehir + marka + deneyim
Artık futbol yalnızca 90 dakikalık bir oyun değil.
Bir futbol kulübü;
Yatırım çeker,
Turist getirir,
Gayrimenkul değerini yükseltir,
Uluslararası medya görünürlüğü sağlar,
Genç nüfusu sadakatini güçlendirir.
Küresel marka üretir.
Yatırım fonları, futbolu, bir şehri parlatmak için kullanıyor
Antalya’nın avantajları birçok Avrupa kentinden daha güçlüdür.
12 ay yaşanabilir iklim,
Milyonlarca turist,
Kolay ulaşım olanakları,
Konaklama kapasitesi
Uluslararası nüfus,
Genç ve dinamik ekonomi,
Spor turizmine uygun doğal yapı.
Eksik olan şey yalnızca büyük ölçekli bir futbol vizyonu.
Antalyaspor nasıl bir rota oluşturmalı?
Bir Anadolu kulübünün Avrupa devi haline gelmesi artık imkânsız değil.
Hele bu kulüp Antalyaspor ise.
Bunun için kısa vadeli küme hesaplarından daha büyük bir düşünce gerekiyor.
Antalyaspor’un asıl gücü: Antalya’nın kendisi
Bir futbol devrimi sadece yönetimle olmaz.
Şehir inanırsa olur.
Kalkan’dan Gazipaşa’ya kadar Antalya’nın ortak bir hikâyeye inanması gerekir.
Çünkü büyük kulüpler sadece para ile kurulmaz.
Kimlikle kurulur.
Bugün Avrupa’nın en büyük kulüplerinin ortak noktası şudur:
Taraftar kulübü yalnızca desteklemez; sahiplenir.
Antalyaspor bir gün gerçek anlamda Antalya’nın ortak markasına dönüşebilirse, şehirde bambaşka bir enerji oluşabilir.
Üniversite, turizm ve futbol aynı masada oturmalı.
Modern futbol artık bilimle yönetiliyor.
Bu yüzden Antalya’daki dönüşüm, üniversiteleri, turizmcileri, sağlık sektörünü, teknoloji şirketlerini, spor bilimcileri ve yerel yönetimleri kapsamalıdır.
Antalya, sporcu performans merkezi haline bile gelebilir.
Sabır: Başarının gerçek anahtarı
Türkiye’de futbolun en büyük problemi sürekli kısa vadeli düşünülmesi.
Bir sezonluk başarı beklentisiyle Avrupa devi olunmuyor.
Belki beş yıl.
Belki on yıl.
Bir gün neden olmasın?
Belki bir bahar akşamı…
Akdeniz’e bakan modern bir stadyumda…
Şampiyonlar Ligi müziği Antalya semalarında yankılanırken…
Bütün dünya milyonlarca ekran başında Antalya’yı izler.
Ve insanlar artık Antalya’yı yalnızca tatil için değil, büyük futbol hikâyesi için de konuşur.
Çünkü bazı şehirler sadece büyümez.
Bir noktadan sonra kader değiştirir.
Belki de Antalya’nın önündeki yeni eşik budur…
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
