Cuma, 17 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

Ankara’nın “Şark kurnazlığı…”

Aydın Sezer
Son güncelleme: 10 Nisan 2026 19:30
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Son günlerde Dışişleri’nin ve dolayısıyla Ankara’nın attığı adımlara baktığımızda, Türk dış politikasının kurumsal hafızasını ne derece yitirdiğini, saatlik veya günlük vizyonlarla nasıl savrulduğunu bir kez daha acı bir şekilde tecrübe ediyoruz.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin, Türk Cumhurbaşkanlığı uçağına bindirilip, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın refakatinde Şam’a, Suriye Devlet Başkanı’na götürülmesi kelimenin tam anlamıyla anlaşılması güç, diplomatik teamüllerden uzak bir fotoğraf karesidir. Diplomaside devlet liderleri, tabir yerindeyse Şam’a şeker yemeye gider gibi bir başka ülkenin uçağına bindirilip gezdirilmez. Bu ziyaretin lojistiğini sağlamanın ötesinde, uçağın önünde Zelenski’nin verdiği o poz, adeta göstere göstere yapılmış bir görsel meydan okumadır.

Açık söylemek gerekirse, Zelenski bugün İran ve İsrail geriliminin gölgesinde kalmış, diplomatik görünürlüğü neredeyse sıfıra inmiş bir figür olarak kendisine yeni bir rol bulma çabasındadır. Batı’nın, bilhassa Almanya ve İngiltere’nin Şam üzerinde Rus etkisini kırma ve Rusya’yı Suriye’den dışlama yönündeki telkinleri, bu ziyaretin arka planını oluşturuyor olabilir. Zelenski’nin Şam’daki IŞİD artığı cihatçıları Ukrayna cephesine paralı asker olarak devşirme gayesi gütmesi de masadaki güçlü ihtimallerden biridir. Ancak asıl sorulması gereken soru, Türkiye’nin neden böylesine riskli, taşeron ve belirsiz bir denklemin tam ortasında, üstelik Ukrayna heyetiyle aynı safta oturan bir kolaylaştırıcı rolüne soyunduğudur. Tüm bu süreç, içeride “Yine büyük oyun kuruyoruz, masada biz de varız” hamasetiyle pazarlanırken, arka planda Rusya ile olan turizm, enerji ve nükleer santral gibi devasa stratejik bağımlılıklarımız büyük bir riske atılmaktadır. Rusların bu durumu şimdilik görmezden gelmesi veya ciddiye almaması, ileride faturanın kesilmeyeceği anlamına gelmez.

Erdoğan Putin ile yaptığı son telefon görüşmesinde, Putin’e Zelenski’nin sürpriz Şam ziyareti hakkında bilgi vermiştir diye ümit edelim.

Montrö’nün önemi

Bu “Şark kurnazlığı” ve günübirlik dış politika anlayışının bir başka yansımasını da bitmek bilmeyen Montrö tartışmalarında görüyoruz. Samimi olarak söylüyorum, bugün ekranlara çıkıp ahkam kesen emekli amirallerin, sözde uzmanların ve hatta muhalif ulusalcıların önemli bir kısmı Montrö’nün ne olduğunu bilmiyor. Montrö, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin güvenlik dengesini kuran çok uluslu bir sözleşmedir; Türkiye’nin canı istediğinde uygulayıp canı istemediğinde rafa kaldırabileceği, yerli ve milli bir şov aracı değildir. Türkiye bir savaşta aktif taraf olmadığı sürece Boğazlar tam anlamıyla Türkiye’nin keyfi egemenliğinde bulunan bir bölge olamaz. Sözleşmenin 19’uncu maddesini Türkiye nasıl uyguluyorsa, Rusya da diğer ülkeler de aynı şekilde uymak zorundadır. Boğazlardan sivil geçişler daima serbesttir ve bu ilke Montrö ortadan kalksa bile sonsuza kadar geçerlidir.

Tarihsel gerçekliklere ve Hariciye hafızasına sırtını dönenler, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Sovyetlerin Boğazlardan üs talep etmesi konusunu bile bağlamından kopararak efsaneleştirmekte, Atatürk’ün akılcı ve gerçekçi dış politikasını yok saymaktadırlar. Unutulmamalıdır ki, Montrö’nün bugünkü statüsünün Türkiye lehine sonuçlanmasında o dönemin Türk-Yunan diplomatik ilişkilerinin ve karşılıklı güvenin büyük payı vardır. Ancak bugün gelinen noktada, NATO rozeti görüldü diye İstanbul’da üs kuruluyor hezeyanına kapılanlar ile arka kapı diplomasisinde ne yaptığını bilmeden oradan oraya savrulan siyasi elitler, Karadeniz’deki o hassas dengeyi adeta ateşe atmaktadır. Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, Batı’ya şirin görünmek adına Suriye’de anlamsız maceralara atılmak ya da iç siyasete malzeme üretmek için uluslararası sözleşmeleri çarpıtmak değil, aklıselim, kurumsal hafızaya dayanan ve gerçekçi bir eksene dönmektir.

Aksi takdirde, girdiğimiz bu vizyonsuzluk sarmalı, sadece Karadeniz’de değil, tüm bölgede başımıza çok daha büyük belalar açacaktır.

Fotoğraf: Dışişleri Bakanlığı X hesabı

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiDiplomasiJeopolitikRusya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale MHP’nin sürpriz Moskova “seferi”
Sonraki Makale Fenerbahçe’nin mali tabloları

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

Orta sınıfın sessiz çöküşü

Metin Duyar
16 Nisan 2026
Köşe YazılarıManşet

Türkiye’nin ekonomi tarihi (2)

İnan Özbek
16 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Yüzü patates kadar kızarmayan insanlar

Erdal Çolak
15 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Hayaller ve kaçınılmaz gerçekler

Aydın Sezer
14 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?