İstatistikler sadece soğuk sayılardan ibaret değildir. Her bir rakam, ihlal edilen bir kuralı, yetersiz kalan bir denetimi ve caydırıcılığını yitirmiş bir ceza sistemini anlatır. Bugün Türkiye’nin önünde duran üç farklı tablo, kamusal alandaki denetim zafiyetinin boyutlarını açıkça ortaya koyuyor.
Mutfaktaki tehlikeyle başlayalım…
2023’ün son çeyreğinden 2026’nın üçüncü çeyreğine kadar geçen sürede, Türkiye menşeli meyve ve sebze grubunda 730 RASFF (Avrupa Hızlı Alarm Sistemi) sınır reddi bildirimi yapıldı. Sadece incir, nar ve işlenmiş/özel ürün grubunda ise bu sayı 510’a ulaştı. İhraç edilen ürünlerin pestisit veya kalite standartları nedeniyle kapıdan dönmesi, yalnızca bir dış ticaret kaybı değildir. “İhracattan dönen bu ürünler iç pazarda tüketiciye mi sunuluyor?” sorusu devasa bir kamu sağlığı krizine işaret ediyor.
Güvenlik açığı sadece sofralarımızda değil, sularımızda ve yollarımızda da sürüyor. Deniz seyrüsefer güvenliğindeki ihmaller Girne (yolcu) ve İstanbul Silivri (yük) açıklarında iki geminin batmasıyla sonuçlandı; kara yolu taşımacılığında da her gün yaklaşık ortalama 18 otobüs kazası meydana geliyor. Toplu taşıma ve lojistikteki bu tablo, faturanın insan hayatıyla ödendiğini açıkça gösteriyor.
Gerek tarımda sağlığı riske atan üretim modelleri, gerek denizde ve kara yolunda can taşıyan araçların denetimsizliği ya da ehil kişilerin bu araçları kullanmaması tek bir noktaya işaret ediyor: Standartların kâğıt üzerinde kalması ve cezaların caydırıcı olmaktan uzaklaşması. Trafikte katlanan cezalar kazaları engellemeye yetmiyorsa, tarımda usulsüz ilaç kullanımına verilen yaptırımlar ihraç engellerini durduramıyorsa, ortada ciddi bir “uygulama ve denetim” sorunu var demektir.
Sorumluluk zincirindeki halkalar sıkılaştırılmadıkça, tarladan limana, limandan otoyola kadar uzanan bu ihlaller silsilesinin bedelini toplum olarak ödemeye devam edeceğiz. Gıda, deniz ulaşımı ve kara yolu güvenliğimiz yalnızca kâğıt üzerindeki kurallarla değil; etkili denetim, adil yaptırım ve kararlı uygulamayla sağlanır. Aksi takdirde rakamlar yükselmeye, canlar ve sağlık kaybedilmeye devam edecektir.
Yaşarken çok zor yaşıyoruz. Ölürken çok kolay ölüyoruz…
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
