Pazar, 27 Eyl 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
ManşetSerbest Kürsü

Kusursuz vurgunun faturasını kim ödeyecek?

Yıldırım Aktuğan
Son güncelleme: 27 Eylül 2026 20:57
Yıldırım Aktuğan
Paylaş
Paylaş

Bir finansal sistemin en kritik sermayesi döviz rezervleri ya da borsa rekorları değil; güven unsurudur. Güven yıllar içinde inşa edilirken, denetim zafiyetleriyle malûl bir piyasada birkaç haftada tuzla buz olabilir. 

“Kusursuz Vurgunun Anatomisi” başlıklı incelememizde; sığ hisselerde kurgulanan kaldıraçlı Ponzi mekanizmasını, MSCI’ın küme düşürme uyarısını ve SPK sınırlamalarıyla 131 fonun tasfiyeye sürüklenişini ele almıştık. Yaşanan bu sarsıntı, yalnızca birkaç aracı kurum veya fon yöneticisinin hesaplaşması olarak kalamaz. Bu kurumsal denetim çöküşünün makroekonomik dengelere ve reel sektöre ağır bir faturası olacaktır: 

Kuralların eşit işlemediğini gören yerli yatırımcı, sermaye piyasalarını terk ederek yeniden döviz, altın ve gayrimenkul yatırımları gibi üretken olmayan güvenli liman arayışına döner. Bu durum, Türkiye’nin zaten kırılgan olan tasarruf havuzunu daha da daraltır. Diğer yandan, Hyman Minsky’nin formüle ettiği üzere teminat gösterilen sığ hisselerin çöküşü, bankacılık sektöründe teminat açığı ve tahsili gecikmiş alacak (TGA) riskini tetikler. Sonuç; kredi musluklarının kısılması ve dürüst işletmelerin işletme sermayesine erişiminin tıkanmasıdır. 

Fitili ateşleyen unsurun içerideki bir denetim mekanizması değil, yabancı bir endeks yapıcının (MSCI) uyarısı olması zafiyetin boyutunu özetliyor. Türkiye’nin “Frontier Market” ya da “Standalone” kategorisine düşürülmesi, küresel fonların borsadan milyarlarca dolarlık zorunlu çıkışını başlatacaktır. Yıllık 150-180 milyar dolarlık dış borç çevirme zorunluluğunda olan bankacılık ve reel sektör için bu güvensizlik; tırmanan CDS primleri, pahalanan sendikasyonlar ve yüksek borçlanma maliyeti demektir. Mülkiyet ve kural güvencesi arayan doğrudan yabancı yatırımların (FDI) bu iklimde ülkeye gelmesi ise imkânsızlaşır. 

Manipülasyonun yarattığı devasa enkazın nasıl tasfiye edileceği en kritik eşik. Tıpkı KKM döneminde olduğu gibi, sistemik hataların maliyeti “küçük yatırımcıyı kurtarma” kılıfıyla Hazine veya Merkez Bankası üzerinden kamuya fatura edilirse; bu durum spekülatörleri ödüllendirmekten ve bütçe açığı yoluyla dar gelirliye dolaylı vergi/enflasyon yüklemekten başka bir işe yaramaz. 

Yukarıda anlatılan risklerden mümkün olan en az hasarla kurtulmak mümkün mü? İktisat literatüründe ve finansal regülasyon teorisinde -özellikle Frederic Mishkin’in ihtiyatlı denetim ilkelerinde- altı çizildiği üzere; güven krizine giren bir sermaye piyasasının yalnızca idari para cezalarıyla ya da reaktif tebliğlerle toparlanması mümkün değildir. Güvenin yeniden inşası ancak şu dört temel eksende somut adımlar atılmasıyla mümkündür: 

Sermaye piyasasının en kritik sorunu cezasızlık algısıdır. SPK’nin 28 Ağustos 2026 tarihli portföy sınırlamalarından hemen önce ve sonra, olağan dışı biçimde pozisyon kapatarak zararı tabandaki tasarruf sahiplerinin sırtına yıkan aktörler adli ve mali mercilerce tek tek tespit edilmelidir. Soruşturma yalnızca portföy şirketleriyle sınırlı kalmamalı; piyasa yapıcılığı maskesiyle bu manipülasyona aracılık eden aracı kurumlar ve teminat riskini görmezden gelerek kredi musluklarını açan bankaların kredi komiteleri de bu denetime dâhil edilmelidir. 

En büyük risk, Kur Korumalı Mevduat (KKM) sürecinde yaşandığı gibi, spekülatif bir kurgunun faturasını “küçük yatırımcıyı koruma” kılıfıyla Hazine’ye veya kamu kaynaklarına yıkmaktır. Devlet doğrudan kamusal kurtarma (bail-out) yoluna gitmemelidir. Bunun yerine, temerrüde düşen fon kurucularının mal varlıkları, manipülasyona konu sığ hisselerin gerçek piyasa değerlemeleri ve haksız kazançlar üzerinden bir tasfiye havuzu oluşturulmalıdır. Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) benzeri yasal mekanizmalar ise yalnızca sistemsel kural ihlallerine ve suistimale maruz kalan hakiki yatırımcıları koruyacak şeffaf kriterlerle işletilmelidir. 

TEFAS platformunda büyük pay sahiplerinin ve perde arkasındaki nihai faydalanıcıların (ultimate beneficial owners – UBO) kimliklerinin gizlenmesine son verilmesi geçici bir tedbir değil, kalıcı bir piyasa kuralı olmalıdır. Ayrıca OECD’nin modern finansal gözetim standartlarında vurgulandığı üzere, yapay zekâ destekli algoritmik bir “İstatistiksel Denetim Yaklaşımı” hayata geçirilmelidir. Sığ tahtalarda fonların birbirine paslaşarak yapay fiyat oluşturduğu anlar; aylar sonra gelecek şikâyetlere bırakılmaksızın, Borsa İstanbul ve SPK sistemlerince eş zamanlı (real-time) tespit edilmeli ve otomatik devre kesicilerle anında durdurulmalıdır. 

Yabancı kurumsal sermayenin (MSCI, FTSE ve küresel emeklilik fonları) Türkiye piyasalarına yeniden güven duyması, denetleyici otoritelerin siyasi baskılardan ve çıkar çevrelerinden tamamen bağımsız hareket edebilmesine bağlıdır. Kuralların aktörüne göre esnetildiği, imtiyazlı zümrelerin korunduğu bir “ahbap-çavuş kapitalizmi” ikliminde finansal piyasaların ne derinleşmesi ne de uluslararası ölçekte saygınlık kazanması mümkündür

Borsa tarihimizin en cüretkâr manipülasyonlarından biri olarak kayıtlara geçen bu fon krizi, bize iktisat biliminin en temel kuralını bir kez daha hatırlatıyor: Kurumsal denetimin, liyakatin ve şeffaflığın olmadığı bir yerde finansal piyasalar reel ekonomiyi besleyen bir motor değil, dar bir zümrenin toplumsal tasarrufları hortumladığı bir servet transferinden ibaret kalır.

İlgili yazı:

Kusursuz vurgunun anatomisi

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiEkonomi
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanYıldırım Aktuğan
Takip et:
1958 yılında İzmir’de doğan Yıldırım Aktuğan, 1982 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünü tamamlamasının ardından iş hayatına 1984 yılında Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda başlamıştır. 1989 yılında Müsteşarlık bursu ile Boston Üniversitesinde Finans alanında yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra Müsteşarlıkta çeşitli kademelerde yönetici olarak görev yapmıştır. Yurtdışında Şikago ve Tokyo’da ekonomi müşaviri olarak görev yapan Aktuğan, ayrıca Eti Bor A.Ş.de Yönetim Kurulu üyeliği ve Halk Bankası’nda Denetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Müsteşarlıktan ayrıldıktan sonra bir süre Çeşme Belediye Başkan Yardımcılığı ve Çeştur A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yapan Aktuğan halen Çeşme ilçesinde Kurumsal Yönetim Danışmanı olarak görev yapmaktadır.
Önceki Makale Zelenski “dalga geçiyor”

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Zelenski “dalga geçiyor”

Andrew Korybko
27 Eylül 2026
GünlükManşet

Göktaş hâkim karşısında

Medya Günlüğü
27 Eylül 2026
GünlükManşet

Barbaros’un “hilal” taktiği

Medya Günlüğü
27 Eylül 2026
GünlükManşet

Tarihte bu hafta

Medya Günlüğü
27 Eylül 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?