Çarşamba, 16 Eyl 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
*Köşe Yazıları

Moskova biletinin “ağır” faturası

Aydın Sezer
Son güncelleme: 16 Eylül 2026 19:37
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Yassıada’ya sadece iç siyaset penceresinden bakmak büyük bir tarihsel yanılgıdır.

Maalesef, 1960 askeri darbesini ve tarihimize kazınan o utanç tablosunu dar bir eksene sıkıştırıyoruz. Demokrat Parti döneminin antidemokratik icraatlarını konuşmak elbette hakkımızdır. Ancak darbenin asıl dinamiklerini sadece iktidar ve muhalefet kavgası sananlar büyük resmi ısrarla gözden kaçırıyor. O dönemi sığ siyasi tartışmalarla okudukça meselenin gerçek yüzünü hep eksik bakacağız.

O karanlık dönemde “Soğuk Savaş” rüzgarları bütün dünyayı donduruyordu. Ankara ile Washington hattında gerilimi son derece yüksek bir jeostratejik bilek güreşi yaşanmaktaydı. Bir tarafta iflas sinyalleri veren ve çıkmaza sürüklenen Türkiye ekonomisi vardı. Diğer tarafta Batı dünyasından beklediği mali desteği bir türlü koparamayan Menderes hükümeti büyük bir panik yaşıyordu.

İktidar ekonomik darboğazı aşmak zorundaydı ve çareyi farklı coğrafyalarda aramaya koyuldu. Celal Bayar eski dosyaları açtı. İşte tam bu noktada başkentteki diplomatik zemin bir anda sarsıldı. Menderes hükümeti dönemin Sovyetler Birliği Büyükelçisi Rijov üzerinden Moskova’ya ince bir yakınlaşma diplomasisi başlattı. Hemen ardından Adnan Menderes bizzat kendi rotasını tam aksi istikamete çevirdi. Başbakan’ın Moskova rotası ve Sovyetlerle yakınlaşma iştahı Amerika’da adeta deprem etkisi yarattı. Süleyman Demirel yıllar sonra verdiği bir demeçte bu gerçeği çok net bir biçimde ifşa etmişti. Amerika o dönemde bir Türk başbakanının sadece Moskova kapısını çalma ihtimalinden bile büyük bir dehşete kapılmıştı. Washington cephesinde açık bir huzursuzluk rüzgarı esiyordu.

Türkiye’de merkez sağ siyasetin zaman zaman başvurduğu bu Sovyet ve Rusya flörtünün bedelleri hep ağır olmuştur. Yassıada felaketinin asıl faturası da işte bu dış politika virajına kesildi. Fırsat bulduğumuz her anda bu gerçeğin altını çizmeli ve darbenin ardındaki uluslararası kurguyu yansıtmalıyız.

Milli Birlik Komitesi yönetime el koyduğunda aslında dünyaya çok net bir mesaj iletiyordu. Silah namlularıyla devlet idaresini askıya alanlar içerideki siyasi tıkanıklığı çözmekten çok öte bir iş yaptılar. “Soğuk Savaş” satrancında Batı ittifakını rahatsız eden o tehlikeli eksen kaymasını zorla durdurdular. Türkiye’nin yönünü kaba kuvvetle tekrar eski rotasına çevirdiler ve Batı ittifakına da kanla imzalanmış bir sadakat belgesi sundular. Nihayet Selim Sarper hayallerini gerçekleştirdi. Darbeden iki gün sonra, ABD’nin Ankara Büyükelçisi’yle beraber ziyaret ettiği Cemal Gürsel’in odasından dışişleri bakanı olarak çıkmayı başardı. 

Bugün bazı aydınların veya statüko bekçilerinin bu utanç tablosuna demokrasi kılıfı uydurması tek kelimeyle hazindir.

Yassıada’da olan biteni bir yargılama süreci sanmak da en az darbeyi savunmak kadar büyük bir körlüktür. Yüksek Adalet Divanı tabelası altında kurulan o derme çatma yapı asla bağımsız değildi. Kararlarını önceden almış bir tasfiye heyeti askeri vesayetin resmi şubesi gibi çalışıyordu. Kimse emir komuta zincirine bağlı bir subay heyetinden adalet çıkacağını beklemiyordu zaten. Siyasi hesaplaşmanın adresi tank paletlerinin gölgesinde kurulan uyduruk mahkemeler olamaz. Siyasi hataların bedelini ancak ve ancak hür iradesiyle sandığa giden millet keser.

Takvimler 16 Eylül sabahını gösterdiğinde Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan ipe çekildi. Ardından 17 Eylül sabahı Adnan Menderes yine o kirli sehpaya gönderildi. Darbeciler seçilmişleri öldürerek aslında o ülkenin millet iradesini de boğdular. Demokrasiyi kurtarma yalanıyla devletin tam kalbine saplanan bu kurşun sonrasındaki tüm darbelere de cesaret verdi. Toplumun üzerine bir kabus gibi çöken tüm askeri müdahaleler bu kanlı başlangıçtan güç aldı.

Bugün Yassıada’nın adını “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” yapmakla bu ağır miras silinmiyor. Adayı, AKP’nin yaptığı gibi, betonla doldurarak veya şekilsel düzenlemeler yaparak o kan kokan geçmişi temizleyemeyiz. Gerçek yüzleşme sahte törenlerle veya isim değişiklikleriyle sağlanmaz. Menderes ve arkadaşlarının naaşlarını yıllar sonra devlet töreniyle taşımak da bu hesabı tam anlamıyla kapatmadı.

Yassıada hâlâ tam yüzleşilmemiş ve hesabının sorulması gereken karanlık bir suç mahalli olarak hafızalarımızda duruyor.

Fotoğraf: star.com.tr

İlgili yazı:

Türkiye’de merkez sağın Sovyet ve Rusya aşkı

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale 10 soruda Yassıada’da ne oldu?

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörKöşe Yazıları

Düşünen insan tehlikelidir

Erdal Çolak
16 Eylül 2026
EditörKöşe Yazıları

Fed’in rüzgârı altının hızı

Metin Duyar
14 Eylül 2026
EditörKöşe Yazıları

Nesrin’in annesinin “seri katili” kim? 

Dr. Nevin Sütlaş
13 Eylül 2026
EditörKöşe Yazıları

Küresel açlık insanlık dramı

Hasan Sevilir Aşan
13 Eylül 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?