Fakülteden sınıf arkadaşlarım ve Lepra Lojmanından komşularım olan Reyhan ile Suat’ın kızı Ayşe, kızımın da çocukluk arkadaşı.
Çocukluğunda pek farkına varamamışım ama şimdilerde çok güzel resimler boyuyor. Onun pop art tarzında rengarenk desenlerini sosyal medyada görünce Britto’nun eserleriyle benzerliğine şaşıp kaldım. Oysa Ayşe ile Britto’nun ne kültürel altyapıları ne de kişisel özellikleri benzeşik.
1963’de Brezilya’da çok yoksul bir ailede doğan Biritto Miami’nin en popüler ve en çok kazanan sanatçısı. Wikipedia’nın dediğine göre hikayesi 1983 yılında (yani Ayşe’nin doğduğu yıl) sanat eğitimi için Fransa’ya gitmesi ile değişmiş. Matisse ve Picasso’nun etkisiyle modern resme yönelmiş. Kendi anlattığı hikâye ise cebinin delik olmasına rağmen 1988’de ucuz bir uçak bileti bulup Miami’ye gelmesiyle başlamış. Bir arkadaşı ile paylaştığı odanın kirasını çıkarmak için pizzacıda, araba yıkamacısında filan çalışırken, bir yandan da eline geçen her şeyi, çoğu zaman da eski gazeteleri boyarmış. Bir gün bir galeri kapanırken kapanana kadar gel senin olsun denmiş. Oysa bakmış ki galeri dedikleri yer bir saç kesme yeri. Olsun demiş, orayı temizlemiş süslemiş, eserlerini sergilemeye başlamış.
1989’da “Absolut Vodka” firmasının satış ve reklamdan sorumlu kişisi, Miami ziyaretinde onun resimlerini görerek vodka şişelerini boyamasını teklif etmiş. O zamana kadar ünlü Andy Warhol ile çalışan şirket “Absolut Warhol” afislerinin yanına “Absolut Britto” afişlerini asınca herkes kim bu Britto demeye başlamış. Bu reklamcı, votkayla birlikte bizzat Britto’nun reklamını da yapmaya başlayınca yürü ya kulum durumu oluşmuş.
Çocukluğunun geçtiği Recife varoşlarında babasız ve sekiz kardeşiyle birlikte aç bilaç yaşayan Britto önceleri zengin okul arkadaşının babası gibi diplomat olmaya özenirmiş. Bu amaçla hukuk okumaya da başlamış ama kişiliğine uymamış. Miami’de yaşarken kendisi gibi Brezilyalı olan genç bir doktorla tanışıp dost olmaları ise ikisinin de hayatını değiştirmiş. Bu doktor mesleğini tümden bırakıp Britto adına bir şirket kurup başına geçmiş ve Biritto’nun ürünlerini pazarlamaya başlamış. “Mutlu Sanat Hareketi” adıyla yapılan bu pazarlama “Romero Britto onca yoksulluktan gelmesine rağmen dünyaya neşe ve keyif sunuyor” söylemiyle hâlâ sürdürülüyor. Bambaşka mesleki eğitimlerden gelip yollarını değiştiren bu ikilinin dostluğu da pekişerek sürüyor.
Şirketinin CEO’su olan bu genç doktorun vizyonu o kadar geniş, şirkete aldığı yaratıcı zekalar o kadar becerikli ve yapılan tanıtımlar o kadar etkili ki Biritto artık dünya çapında bir isim. Disney, BMW, Volkswagen, Swatch, IBM, Apple, Pepsi Cola, Coca Cola, Royal Caribbean Cruises gibi şirketler için boyuyor da boyuyor. Sadece saydığım bu şirketlerle çalıştığını da sanmayasınız. Onun desenlerini taşımayan tek bir ürün çeşidi yok desem olur. Bir gökdeleni ya da arabayı desenleriyle giydirmesi bir yana çantasından bavuluna, Barbie bebekten davuluna, kravattan donuna kadar her şeyi boyuyor hala. Bazen öyle bir şeyin üzerinde Britto görüyorum ki, aaa yok artık deyip, küçük dilimi yutasım geliyor.
Britto o kadar tipik desenler ve renkler kullanıyor ki bir tekini gören sonra gördüğünü hemen tanıyor. Sanırım desenlerinin basitliği tanınmasını kolaylaştırdığı için ve kullandığı capcanlı renkler nedeniyle ünü büyüdükçe büyüyor.
10 yıl önce ben ilk kez gördüğümde Miami’nin ünlü Lincoln Caddesi’ndeki sanat galerisinde satış yapıyordu. Son yıllarda atağa geçti, Florida’da sırayla her bir şehirde bir satış dükkânı açıyor ki şimdilerde sayının 15’e ulaştığını söylüyor yapay zekâ. Amerika’nın başka eyaletlerinde de dükkân açmaya başlamış bile. Ancak asıl amaç dünya çapında 2 bin mağazaya erişmekmiş.
Böyle bir sanat ürünü zincirinin bugüne kadar başka bir sanatçıya nasip olduğunu hiç sanmıyorum, hele kendisi yaşarken. Nasıl bir fabrikasyon üretime geçtilerse artık, maşrapasından oyuncağına, saç tokasından eşarbına, biblosundan tablosuna boy boy binlerce şey satışta bu dükkanlarda. O kadar çok çeşitli ürünü var ki Florida’da evinde bir Britto olmaması ayıp gibi bir şey olmuş durumda. (Aşağıdaki kırık vitray da benim evimdeki Britto) Yakında Türkiye’de de aynı ayıbın başlayacağından hiç kuşkum yok çünkü İstanbul AKM’de 4-6 yaş grubu çocuklar için yapılan bir tekstil tasarım çalışması Biritto adıyla yapılmış bile…

Buralarda hangi müzeye gitseniz hiç değilse bir Britto mutlaka görüyorsunuz, öylesine de tarihe mal olma durumunda. Dünya Kupası’na bile imza attığını, Kentucky Derbisi için atların koştuğu parkurun etrafını yarışan atların resimleriyle donattığını, Amerika’nın meşhur çocuk kanser hastanesinin (St. Jude) duvarlarını da tablolarıyla renklendirdiğini de söylemesem olmaz.
Almanların sevgi simgesi olan ayıyı özürlü bireyler için Berlin’deki 02 Arenası’nda heykelleştirdiğini, Mısır Firavunu Tutanam’ın mezarının nakledilişinden hareketle Londra’daki Hyde Park’a bir piramit bile yaptığını eklemem lazım.
Geçenlerde izlediğim bir gezi programında “youtuber” bir çift, Amerika’dan kalkıp Akdeniz limanlarını dolaşan devasa bir geminin içindeki ondan fazla restoranı tek tek gösteriyordu. Adı “Aşk” olan bir restoran da Britto desenleriyle donatılmıştı. Zaten sahibi de Britto’ymuş. Anlayacağınız her kapının arkasında bu zat-ı şahaneleri var.
Bizim Ayşe Britto’yu tanımıyor ama bence bir yerlerde bir şeylerine rastlamamış olması mümkün değil çünkü dediğim gibi hemen her yerde eserleri var. Duvarlarda, parklarda, cüzdanlarda, mecmualarda, her yerde.
Bu kadar çok satan biri olarak pek çok hayır (!) işi de yapıyor. Az buz değil; 250 hayır organizasyonuna katkısı varmış. (Amerika’da hayra ayırdığınız paranın vergiden düşüldüğünü de hatırlayalım.)
En dipten gelip en tepeye yerleşen Britto, sağcı ve tutucu. Amerikan halkçı partinin önde giden bağışçılarından. “Republican” parti adaylarına olduğu gibi Miami’nin Trumpçı adaylarına da destek veriyor. Ayrıca ana vatanı Brezilya’nın Trump eş değeri olan Bolsonaro’sunun da sıkı destekçilerinden. Hatta 2020 yılında karşısındaki solcu adayla seçim kapışması sırasında Bolsonaro’nun portresini yapıp kendisine hediye etmesiyle de manşetlerde yer aldı.
2025 Ağustos’unda Amerika’nın sağlık işleri servislerinin binasını boyadığında bu servisin başkanıyla çektirdiği fotoğraflarla da gündem oldu. Trump’ın “Yeniden Büyük Amerika” sloganına ithafen “Yeniden Sağlıklı Amerika” sloganını binanın yüzüne yerleştirmesiyle de hak etti bu fotoğraf karesinde bulunmayı. (Bu arada “yeniden büyük yapacağım, yeniden sağlıklı kılacağım” demek şimdi öyle olmadığını itiraf etmek olmuyor mu?)
Britto böyle bir şöhret ve “Amerikanya”da işler böyle yürüyor işte. Benzer renk ve desenleri boyasa da nerede bizim Ayşeciğimizde böyle bir pazarlama yeteneği…
Manşet görseli: brezilyakultur.com
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
