Perşembe, 21 May 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

Adalet yürüyüşünün sosyolojisi

Serdar Yılmaz
Son güncelleme: 20 Mayıs 2026 16:10
Serdar Yılmaz
Paylaş
Paylaş

ktidar kızgın, iktidara yakın kimileri öfkeli. Bazıları işi tehdit boyutuna taşıdı…

Muhalefetin bir bölümü eleştirel, bir bölümü destek…

Bir bölümü ortada, kah destek kah eleştirel. Bir bölümü ihtiyatlı.

Bir bölümü gelişmelerin seyrine göre konum alıyor…

Neden; Anayasada güvence altına alınmış protesto hakkını kullanma kararı alan adalet için yürüyenlere ve katılanlara…

İktidar sözcüleri hak, hukuk, adalet yollarda aranmaz diyor ama bu ülkede adalet var, öyle bir sorun yok diyemiyor?

İktidar her konuda olduğu gibi bu konuda da kurnazlık yapıyor, 15 Temmuz gecesi halk sokağa çağrılıyor, bir yıl sonra anma kapsamında sokakta demokrasi nöbeti başlatılacak diyebiliyor. Her şey bana göre şekillenmeli dayatmasını yıllardır politika haline getiren AKP adaletsizliğe karşı yürüyenleri, adalet için yürüyenleri anlayabilir mi?

Hatta bir bakan “yolları teröristler yürüsün diye yapmadık” diyerek eleştirinin boyutunu çirkinleştirdi, devlet adamlığından uzak sorumsuzca bir söylem.

Referandum sürecinde sergilenen ilkel, çağdışı yaklaşım yürüyüş içinde uygulanıyor, kendileri gibi düşünmeyenlere terörist damgasını yapıştırmak.

Ama şunu unutmamak lazım “Herkes aynı şeyi düşünüyorsa, hiç kimse fazla bir şey düşünmüyor demektir.” Kendileri gibi düşünmeyenlere katlanamayanlar aslında düşünmeye karşılar, farkında değiller.

AKP Sözcüsü Mahir Ünal: “Biz sokakta demokrasi aramıyoruz, biz sokakta yok edilmek istenen demokrasimize sahip çıkıyoruz” diyor. Bunu söyleyenler 15 yıldır iktidar. Üstelik demokrasinin yok edilmesi noktasına nasıl geldik diye hiç sorgulamıyorlar, bu yönü de ayrı bir muamma. Hep başkalarını suçlu görüyorlar. 

Adalet için yürüyenlerde adliye saraylarında yok edilen adaleti demokratik hak olan protesto ve yürüyüşle arıyor, sahip çıkıyor, adalet arıyor, ne fark var. 

Adalet deyince ağırlıklı olarak yargı faaliyeti akla gelir ama aslında hayatın her alanını kapsar.

Soruyorum;

Bu ülkede gelir dağılımında adalet var mı? (Ülkenin yarısı açlık yoksulluk sınırı altında yaşıyor. TÜİK verileri)

Hukuk herkese eşit şekilde uygulanıyor mu?

Kamuda istihdam edilecekler eşit şartlarda muameleye tabi tutuluyor mu?

Liyakat sistemi uygulanıyor mu?

Her vatandaş eşit şartlarda eğitim-öğretim hizmeti alabiliyor mu?

15-20 yıl süren, hatta zaman aşımına uğrayan yargılamalarla adalet sağlanır mı?

Yargılanan vatandaşlar kendini eşit ve bir başkasından farksız görüyor mu?

Hastanenin aciline giden bir vatandaş hiçbir kıstas aranmadan rahatsızlığına göre işlem görüyor mu?

Herhangi bir devlet kurumunda, “kart hamili yakınımdır” kartviziti olmadan işlem yaptırmak ve adil muamele görmek mümkün mü?

Gerek seçim, gerekse referandum dönemlerinde iktidar ile muhalefet adil şartlarda yarışabiliyor mu?

Sorular çoğaltılabilir ama maksat hasıl olmuştur diye düşünüyorum.

Yargı, devletin, toprakları üzerinde yaşayan her vatandaşa, adaletle yaklaşmasının en önemli aracıdır. Çok hassas aynı oranda kırılgan bir kavram olan “adalet”, birey ile devlet arasındaki güven köprüsünün en önemli kurumudur. Zaten, “Adalet mülkün temelidir” ifadesi tam da bu anlayışı karşılamaktadır. Adaletinden şüphe duyulan bir devletin temeli zayıf demektir. 

Güçlü ve uzun süreli medeniyetler varlıklarını, adaletle yönetmelerine ve yönetilenlerin bu konudaki algılarına borçludurlar. Bu şüphenin oluşmaması ve adalete olan inancın güçlü olması için hiç şüphesiz sadece adil olmak yetmez, yaşam biçimine dönüştürmek gerekir. Adalet özü ve uygulanma şekli ile bir bütün olarak güven vermelidir. 

Adil olmayan, sadece güce dayalı devletler, geride utanç dolu bir geçmiş bırakır, tarihin çöplüğünde yerini alır, insanlığa katkılarıyla değil, yarattıkları zulümle hatırlandıkları bilinen bir gerçektir. Oysa adaletle hükmetmiş devletler, varlıkları sona erdikten sonra bile, saygı ve özlemle anılırlar. 

Adalet kavramı sadece devlete, kişiye verilmiş bir sorumluluk değildir. Devletin de, bireyin de hayatın her alanına taşıyarak, evde, iş yerinde, yolda, çarşıda, pazarda, yaşam biçimine dönüştürmek zorunda olduğu, bir erdemdir. 

Sizden olanların haksızlıklarına göz yumup, başkalarını eleştirmek, birilerine haksızlığı hak görmek, çalıyor ama çalışıyor diyerek ahlaksızlığı ödüllendirmek, çifte standartlı yaklaşmak adaletin erdemi ile bağdaşmaz. Çıkara dayalı yaklaşımdır, erdemsizliktir. 

Şu gerçeği bilmek gerekir, kişi ne kadar adil ise, devlet o kadar adil olacaktır. Kişi ne kadar doğru ise adalet o kadar hassas olacaktır. Hiçbir sistem, taraflı, adil olmayan, haksızlığa göz yuman hatta gizlemeye çalışan topluma adaleti getiremez. Bir gün herkesin adalete ihtiyaç duyacağını unutmadan yaşamalıyız.

Adaletli bir ortamda yaşamak, adalete güvenebilmek her türlü kişisel menfaatten daha değerlidir. Adalet için yürüyenlere selam olsun.

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanSerdar Yılmaz
Takip et:
Ekonomiyle, siyasetle ve yakın tarihle ilgili emekli bir öğretmen...
Önceki Makale Adalet için yürümek…
Sonraki Makale Günümüzde aydın profili

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörKöşe Yazıları

Tek millet iki devlet tek politika!

Aydın Sezer
20 Mayıs 2026
Köşe YazılarıManşet

Yarım kalan hayatlar

Erdal Çolak
20 Mayıs 2026
Köşe Yazıları

“Gayriresmî” entegrasyon mu fotoğraf çekimi zirvesi mi?

Aydın Sezer
18 Mayıs 2026
Köşe Yazıları

Bir diploma bir sessizlik

Metin Duyar
18 Mayıs 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?