Cumartesi, 16 May 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
ManşetSerbest Kürsü

İstisnalar kaideyi yapar

Tijen Zeybek
Son güncelleme: 16 Mayıs 2026 16:56
Tijen Zeybek
Paylaş
Paylaş

Biz, insan türü, bilimsel olarak insanın canlılık için, hayat için, yaşam için eşref-i mahlukat olmadığını ispatladık.

Dünyaca ünlü Prof. Dr. Türker Kılıç her konuşmasında bunu haykırıyor. Canlılık için önemli olan hayatın sürmesi için, çeşitlenmesi için yaptığın katkı. Bunun adına da yaratıcılık deniyor. Ve Profesör ekliyor; bir kez bir şey yarattın mı, ortaya bir fark koydun mu bu fikir artık senin olmaktan çıkıyor, evrene ait oluyor diyor.

Kozmosu bir zihin gibi düşünebiliriz. Sürekli fikirler üretiyor. Burada iyi ya da kötü diye bir şey yok. Bu devasa, külli akıl hiç durmadan çalışıyor. Aynı sizin zihniniz gibi. Gözlerinizi kapatıp 30 saniyeliğine zihninize odaklanın. Bırakın düşünceler akıp geçsin. Sadece gözlemleyin. Adaletle, vicdanla ölçünce yenir yutulur şeyler olmayan düşüncelerin yanında ulvi diyebileceğimiz, şefkat ve merhamet dolu, insanlığa hizmeti amaçlayan fikirlerin, düşüncelerin de geçtiğini göreceksiniz. İşte mikro dünya sizin zihniniz, makro dünya ise bütün mikroların ürettiğinin aktığı o koca kazan.

Yukarıda ne varsa aşağıda o var ya da aşağıda nasılsa yukarısı da öyledir demek bu.

Ancak burada insanın öğrenmesi, hazmetmesi ve barışması gereken bir hakikat var. ‘’Enformasyon işleyen her şey önünde sonunda zekâ üretir’’ diyor Profesör Kılıç. Bu ise bütün canlılık demek. Fotosentez üreten bitki de enformasyon işlemektedir, toprağa ekilen tohumun çimlenmesi de enformasyon işlemektir, havada uçan kuşun bir kamyondan saçılan buğday tanelerini görüp asfalta yönelmesi de aynı şeydir. İnsanınki bunların hiçbirinden daha değerli değildir zira yaşam için hepsi çok önemlidir ve değerlidir. Yaşam her olasılığının vücuda/varlığa gelmesinden yanadır ve varlığa gelenin de canlılığa katkı koymasından, onu çeşitlendirmesi ve değerini artırmasından yanadır. Bu durumda insan canlılığın düşmanı gibi davranmıyor mu? İnsan sadece kendi türünü önemseyip diğer türleri katletme, yok etme hakkını kendinde görmüyor mu? Hem de nasıl görüyor. Peki canlılık ya da külli akıl buna nasıl bir karşılık veriyor ya da veriyor mu? E gözü olan görür, aklı olan anlar. Bilge olan da bize anlatır. 

Profesör şu örneği veriyor: Bir karınca kolonisine baktığınızda bütün karıncaların belli bir çizgide yuvaya bir şeyler taşıdıkları ve her birinin ne yaptığını çok iyi bildiğini görürsünüz. Ama arada birkaç tane vardır ki sırayı izlemezler ve biraz şaşkınca oralarda dolanıp dururlar. İşte fark bu şaşkın, acaba başka ne var diye bakınanlar tarafından yaratılır diyor. Canlılık için de önemli olan budur.

Yani sıradan karıncaların önemsizliği ile aynıdır sıradan insanların önemsizliği. Sıradanlık kötü mü? Hayır! İyi mi? Hayır. İşte bir de bunu alışmamız gerekiyor. Sıra dışı olanın ortaya çıkması için ‘’sıra’’nın ve sıradanın olması gerekiyor.

Ancak sıradan ayrılıp fark yaratan… yaratıyor işte. Mesele de bu.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanTijen Zeybek
Takip et:
1965 yılında Lefkoşa’da doğdu. İşletme lisans eğitiminden sonra Yakın Doğu Üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında master yaptı. Daha sonra Medya Çalışmaları ve İletişim alanında doktora yaptı. Halen Yakın Doğu Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümünde Yrd. Doç. Dr. olarak görev yapmaktadır. Sanat, edebiyat alanında çeşitli TV programları yaptı. Halen Bayrak Radyo ve Televizyon kurumunda Anahtar Kelimeler adlı programı sürdürmektedir. Edebiyat alanında faal bir geçmişe sahiptir. Uzun yıllar boyunca Türkiye ve KKTC’de çeşitli gazetelerde köşe yazıları yazmıştır, yazmaya devam etmektedir. Deneme ve makaleleri çeşitli dergilerde yayımlanmaktadır. Seramik Heykel, resim ve enstalasyon (yerleştirme) sergileri açmıştır. Seramik Heykel alanında iki ödülü vardır. Şimdiye kadar yayımlanmış üç romanı bulunmaktadır.
Önceki Makale Başımızın tacı yaşlılarımız
Sonraki Makale Miralay Suphi Bey’in anısına

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Miralay Suphi Bey’in anısına

Alper Eliçin
16 Mayıs 2026
Köşe YazılarıManşet

Başımızın tacı yaşlılarımız

Dr. Nevin Sütlaş
16 Mayıs 2026
ManşetSerbest Kürsü

İnsan mı üstün buğday mı?

Adil Gürkan
16 Mayıs 2026
GünlükManşet

Yer altındaki Sovyet ihtişamı

Medya Günlüğü
16 Mayıs 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?