Cumartesi, 9 May 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
EditörGünlük

Türkiye’de pasaportun tarihi

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 9 Mayıs 2026 16:40
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Bugün uluslararası seyahatlerin vazgeçilmez bir parçası olan pasaport, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet Türkiyesi’ne uzanan süreçte önemli değişimler geçirdi.

İlk dönemlerde daha çok “yol izni” niteliği taşıyan belgeler zamanla modern devlet anlayışının bir parçası hâline geldi ve güvenlik, vatandaşlık, diplomasi ile sınır kontrolünün temel araçlarından biri oldu.

Osmanlı İmparatorluğu’nun klasik döneminde modern anlamda pasaport sistemi bulunmuyordu. Devlet sınırları içerisinde seyahat eden kişiler genellikle “mürur tezkeresi” (aşağıdaki fotoğraf) adı verilen izin belgelerini kullanıyordu. Özellikle 19. yüzyıldan önce insanların hareketliliği bugünkü kadar yoğun olmadığı için merkezi bir pasaport sistemi ihtiyacı da sınırlıydı.

“Mürur” kelimesi “geçiş” anlamına gelirken, “mürur tezkeresi” bir kişinin belirli bir bölgeye gitmesine izin veren resmi belge niteliği taşıyordu. Bu belgeler hem güvenlik amacıyla hem de vergi ve nüfus kontrolü için kullanılıyordu.

Osmanlı’da yabancı devlet temsilcileri, tüccarlar ve hac yolculuğuna çıkanlar için de zaman zaman özel izin belgeleri hazırlanıyordu. Ancak bunlar standart ve merkezi bir pasaport sisteminden oldukça uzaktı.

Tanzimat dönemi

19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin modernleşme süreciyle birlikte pasaport uygulamaları da değişmeye başladı. Özellikle Tanzimat sonrasında Avrupa devletleriyle ilişkilerin artması, ticaretin gelişmesi ve uluslararası seyahatlerin çoğalması yeni düzenlemeleri zorunlu hâle getirdi.

1840’lardan itibaren Osmanlı Devleti yabancıların giriş çıkışlarını kayıt altına almaya başladı. Ardından 1867 tarihli “Pasaport Odası Nizamnamesi” ve sonraki düzenlemelerle daha sistemli bir yapı oluşturuldu.

1867’de çıkarılan Pasaport Nizamnamesi, Osmanlı’daki ilk modern pasaport düzenlemelerinden biri kabul edilir. Bu düzenleme ile ülkeye giriş ve çıkışların kayıt altına alınması, yabancıların kontrol edilmesi, Osmanlı vatandaşlarının seyahatlerinin düzenlenmesi ve sınır güvenliğinin artırılması amaçlandı.

Bu dönemde verilen pasaportlar genellikle Osmanlıca hazırlanıyor, bazen Fransızca ifadeler de içeriyordu. Çünkü Fransızca dönemin uluslararası diplomasi diliydi.

II. Abdülhamid döneminde pasaport ve seyahat kontrolleri daha sıkı hâle geldi. Özellikle siyasi hareketlilik, ayrılıkçı faaliyetler ve Avrupa’daki muhalif grupların etkisi nedeniyle devlet, sınır geçişlerini daha dikkatli izlemeye başladı.

Bu dönemde pasaportlar yalnızca bir seyahat belgesi değil, aynı zamanda devletin güvenlik politikalarının da bir parçası oldu. Muhaliflerin yurt dışına çıkışı veya geri dönüşü zaman zaman kontrol altına alındı.

Cumhuriyet dönemi

1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanıyla yeni devlet, Osmanlı’dan devraldığı bürokratik yapıyı modernleştirmeye başladı. Pasaport sistemi de bu dönüşümün önemli alanlarından biriydi.

Cumhuriyet döneminde vatandaşlık kavramının güçlenmesiyle birlikte pasaport, bireyin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu gösteren resmi bir kimlik belgesi hâline geldi.

1927 yılında çıkarılan Pasaport Kanunu ile modern Türkiye’nin pasaport sistemi hukuki zemine oturtuldu. Bu yasa pasaport türlerini, kimlere verileceğini, yurda giriş ve çıkış kurallarını ve pasaport sürelerini düzenledi.

Cumhuriyet’in ilk dönem pasaportları Osmanlıca yerine yeni Türk harfleriyle hazırlanmaya başlandı. Bu değişim, Harf Devrimi sonrasında hız kazandı.

“Soğuk Savaş” dönemi

1. yüzyılın ortalarında pasaportlar dünya genelinde daha önemli güvenlik belgeleri hâline geldi. “Soğuk Savaş” yıllarında Türkiye’nin NATO üyesi olması ve Batı blokunda yer alması, sınır güvenliği uygulamalarını da etkiledi. Bu dönemde yurt dışına çıkmak bugünkü kadar kolay değildi. Özellikle ekonomik nedenler, döviz sınırlamaları ve bürokratik süreçler nedeniyle pasaport almak uzun süre oldukça zahmetli bir işlem olarak görüldü.

    1960’lı ve 1970’li yıllarda Avrupa’ya işçi göçünün başlamasıyla birlikte pasaport kullanımında büyük artış yaşandı. Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerine giden yüz binlerce Türk vatandaşı için pasaport, yeni bir hayatın anahtarı hâline geldi.

    Yeni dönem

    Cumhuriyet döneminde zamanla farklı pasaport türleri oluşturuldu. Bunlar arasında en bilinenler:

    Bordo pasaport (umuma mahsus)

    Yeşil pasaport (hususi)

    Gri pasaport (hizmet)

    Siyah pasaport (diplomatik)

    Bu ayrım devlet görevlileri, diplomatlar ve belirli kamu çalışanları için farklı seyahat hakları sağladı.

    Biyometrik dönem

    2000’li yıllarda teknolojinin gelişmesiyle birlikte Türkiye de biyometrik pasaport sistemine geçti. Çipli pasaportlar sayesinde kimlik doğrulama kolaylaştı, sahtecilik riski azaltıldı, uluslararası güvenlik standartlarına uyum sağlandı.

    2010 yılında yeni nesil elektronik pasaportların kullanılmaya başlanmasıyla Türkiye, uluslararası havacılık ve güvenlik standartlarına daha uyumlu bir sisteme geçti.

    Yeni pasaportlarda biyometrik fotoğraf, elektronik çip ve dijital güvenlik unsurları yer aldı.

    Bugün Türk pasaportu yalnızca bir seyahat belgesi değil; vatandaşlık, diplomasi, güvenlik ve uluslararası ilişkilerin önemli bir unsuru olarak görülüyor. Dijitalleşme ile birlikte pasaport işlemleri büyük ölçüde elektronik ortama taşınmış durumda.

    Osmanlı’nın mürur tezkerelerinden başlayan süreç, günümüzde biyometrik ve yüksek güvenlikli elektronik pasaportlara kadar uzanmış bulunuyor. Bu değişim aynı zamanda devletin modernleşme, güvenlik ve vatandaşlık anlayışındaki dönüşümün de önemli bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

    Manşet fotoğrafı: selamnews.com

    İlgili yazı:

    Pasaportun ilginç tarihi

    ***

    Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

    X

    Bluesky

    Facebook

    Instagram

    Bu yazıyı paylaşın
    Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
    Önceki Makale Sibylle Pasche Sibel Paşa olabilir mi?
    Sonraki Makale “Yalta suikastına Türkiye engeli”

    Medya Günlüğü
    bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

    Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
    Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
    FacebookBeğen
    XTakip et
    InstagramTakip et
    BlueskyTakip et

    Bunları da beğenebilirsiniz...

    GünlükManşet

    New York’ta bir İngiliz “polis”

    Medya Günlüğü
    9 Mayıs 2026
    EditörGünlük

    Halk TV’de “isyan” büyüyor

    Medya Günlüğü
    9 Mayıs 2026
    Günlük

    Rusya’da gurur, acı ve gözyaşı

    Medya Günlüğü
    9 Mayıs 2026
    EditörSerbest Kürsü

    Dilin gizemli evrimi

    Halil Ocaklı
    9 Mayıs 2026
    Medya Günlüğü
    Facebook X-twitter Instagram Cloud

    Hakkımızda

    Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

    Kategoriler
    • MG Özel
    • Günlük
    • Köşe Yazıları
    • Serbest Kürsü
    • Beyaz Önlük
    Gerekli Linkler
    • İletişim
    • Hakkımızda
    • Telif Hakkı
    • Gizlilik Sözleşmesi

    © 2025 Medya Günlüğü.
    Her Hakkı Saklıdır.
    Webmaster : Turan Mustak

    Welcome Back!

    Sign in to your account

    Username or Email Address
    Password

    Lost your password?