Cuma, 1 May 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
*Köşe Yazıları

“Ağır sıklet” Verşinin Ankara’da

Aydın Sezer
Son güncelleme: 1 Mayıs 2026 00:01
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Rusya’nın yeni Ankara Büyükelçisi Sergey Vasilyeviç Verşinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sunarak resmen görevine başladı.

Şubat ayında Vladimir Putin tarafından atanan ve 6-8 aylık boş büyükelçilik koltuğunu dolduran Verşinin’in Ankara’ya gelişi, sıradan bir rotasyon değil. Moskova, 2018’den bu yana Dışişleri Bakan Yardımcılığı yapan, Suriye, Orta Doğu ve çok taraflı müzakerelerin en önemli mimarlarından birini Ankara’ya göndererek açık bir mesaj veriyor:

“Ankara’yı, mevcut dosyalar ve bölgesel dengeler açısından çok ciddiye alıyoruz.”

Eski Büyükelçi Aleksey Yerhov dönemindeki “siyasi iletişim ağırlıklı” tablodan, daha “teknik ve dosya odaklı” bir yapıya geçiyoruz. Peki, bu ağır sıklet diplomat nasıl bir strateji izleyecek ve önümüzdeki süreçte Türk-Rus ilişkilerini hangi sınamalar bekliyor?

1) Suriye dosyasında “masa” yeniden kuruluyor

Verşinin’in kariyerinin kalbi Orta Doğu ve Suriye’dir. Astana ve Cenevre süreçlerinde fiilen bulunmuş, sahadaki dengeleri mikroskobik düzeyde okuyabilen bir diplomat. Aralık 2024 sonrası Suriye’deki yeni realite göz önüne alındığında, Türkiye’nin ABD ile olası taktiksel yakınlaşmalarını dengelemek Rusya’nın ilk önceliği. Suriye, tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de ilişkilerin “kırmızı çizgisi” konumunda. Bu dosyadaki olası bir kırılma, tüm Türk-Rus dengesini sarsma potansiyeli taşıyor.

2) Dengeleyici aktör olarak Türkiye

Moskova, Ankara’nın Batı (ABD/AB) ile yürüttüğü ince diplomasiyi dikkatle izliyor. Verşinin’in en provokatif ama bir o kadar pragmatik misyonu; Türkiye’nin tamamen Washington eksenine kaymasını engellemeye çalışmak olacak. Bunu yaparken “sıfır sorun” beklentisinde değil; Türkiye’nin “çok yönlü” ve “bağımsız” dış politika hamlelerini stratejik bir avantaj olarak kullanarak, Karadeniz ve enerji dosyalarında Rusya’yı devre dışı bırakacak hamleleri frenlemeyi amaçlıyor.

3) Enerji ve ticaret: siyasi kaldıraçlar

Batı yaptırımları, bankacılık ve ödeme sistemlerinde daralan kanallar, Verşinin’in masasında en can yakıcı dosyaları oluşturuyor. ABD ve AB baskısı arttıkça Türkiye, bu gri alanları daraltmak zorunda kalıyor. Bu sıkışmayı aşmak için diplomatik bir yaratıcılık şart. Öte yandan, Akkuyu Nükleer Santrali ve Türkiye’de kurulması planlanan “Doğal Gaz Merkezi” projesi sadece ekonomik ortaklıklar değil, Moskova’nın kurumsal “bağımlılık” araçları. Verşinin döneminde enerji dosyalarının çok daha sıkı takip edileceğini öngörebiliriz.

4) Karadeniz, Kafkasya ve “Montrö” pratiği: iç siyasete anında müdahale

Türkiye’nin Montrö’yü hassasiyetle uygulaması Moskova için bir can simidi. Ancak Ukrayna savaşının seyri, Karadeniz’de NATO varlığının olası artışı ve mayın temizleme operasyonları gibi başlıklar, gerilim potansiyeli biriktiriyor. Aynı şekilde, Güney Kafkasya’da (özellikle Azerbaycan-Ermenistan normalleşmesinde) Türkiye’nin artan inisiyatifi, Rusya’nın geleneksel arka bahçesini paylaştığı hissini güçlendiriyor. Moskova, TRIPP (Trump yolu)/ Zengezur ve Ermenistan başlıklarında Türkiye ile “koordinasyonlu” çalışmaya gayret edecek, ancak dışlandığını hissettiği anda tansiyonu yükseltebilecektir.

Tam da bu noktada, Verşinin’in sadece kapalı kapılar ardında bir bürokrat değil, kamuoyu iletişimini ve Türk siyasi tarihini ne kadar yakından okuyabildiğini gösteren önemli bir anekdotu hatırlamak gerekiyor. Yeni büyükelçinin, iç politikadaki tartışmalara ve hassas gündemlere ne kadar anında ve nokta atışıyla müdahale edebilme yeteneğine sahip olduğunu Montrö tartışmalarında bizzat deneyimledik. X (Twitter) platformunda doğrudan bu satırların yazarını, yani Medya Günlüğü yazarı Aydın Sezer’i etiketleyerek diyaloga giren Verşinin, Montrö konusundaki hassasiyetlere dönemin Ulus gazetesi kupürünü paylaşarak tarihi bir rest/hatırlatma ile yanıt vermişti. Bu eşine az rastlanır proaktif refleks, Ankara’daki yeni elçinin Türkiye’nin nabzını anlık tuttuğunu ve gerektiğinde belgesiyle iç tartışmalara yön verebileceğini kanıtlıyor.

Olası bir “gerginlik senaryosu” neleri barındırır?

Bunu bir niyet okuma olarak değil, politik risk analizi olarak ele aldığımızda denklem basittir: Suriye, Ukrayna, enerji ve ticaret dosyalarının aynı anda kilitlenmesi “Düşük İş Birliği-Yüksek Tansiyon” dönemini tetikler. Eğer Suriye’de koordinasyon sahadaki bir oldu bitti ile bozulur, aynı dönemde Karadeniz’de Türkiye NATO lehine bir zemin açar ve yaptırımlar sebebiyle Rusya’nın Türkiye üzerinden nefes aldığı ticaret kanalları daralırsa; Rusya buna enerji akışı, turizm ve bölgesel blokajlarla yanıt verir. Bu da bizi doğrudan bir gerilim sarmalına sokar.

Verşinin’in doğrudan Lavrov ve Kremlin ile hızlı iletişim kurabilme lüksü var. Belli ki, sadece diplomatik kanalları değil, Türk medyası ve kamuoyu araçlarını da etkin kullanarak kilitlenen sorunlarda pratik çözümler/mesajlar üretecek. Yeni dönemde Türk-Rus ilişkileri; fırtınalı geçecek bile olsa gemiyi limana yanaştırmaya odaklı, krizlerden ziyade çıkarlara (enerji, ticari yollar) yaslanan bir “rekabetçi iş birliği” ekseninde devam etmeye mahkumdur.

Ankara-Moskova hattında ne balayı var ne boşanma; masada sadece hem sokağı/tarihi okuyabilen hem de jeopolitiği bilen aktörlerin oynadığı sert ama rasyonel bir satranç var.

Fotoğraf: Cumhurbaşkanlığı

İlgili yazılar:

“Montrö” polemiğinin şifreleri
Ankara’ya yeni Rus elçi

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiDiplomasiJeopolitikRusya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale Kadınlar isyan etti kazandı
Sonraki Makale Emeğin sessiz hikâyesi

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

Türkiye’nin kendi zihnine yabancı aydını

Metin Duyar
1 Mayıs 2026
Köşe YazılarıManşet

Hazmedemedikleri gün

Orhan Alpdündar
1 Mayıs 2026
Köşe YazılarıManşet

Emeğin sessiz hikâyesi

İsmail Boy
1 Mayıs 2026
Köşe Yazıları

Para da insan da sahteleşti

Erdal Çolak
29 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?