Ermenistan’ı Rusya’nın yörüngesinden çıkarmak, Türkiye ve Azerbaycan’la sorunları çözmek ve Avrupa Birliği ile yakınlaşmak amacıyla “bıçak sırtı”nda ilerleyen Başbakan Nikol Paşinyan, ülkesindeki muhalefetin yanı sıra diasporanın da ateşi altında.
Paşinyan’ın eleştirilen son açıklaması, 1915 olaylarının 111. yıl dönümü anmalarının yapıldığı 24 Nisan’daki mesajı oldu. Ermeni lider “soykırım”dan söz etmekle birlikte yaşananları “Medz Yeghern” (Büyük Felaket) olarak tanımladı ve geçmişteki gibi “tarihsel adalet” adına kayıp topraklar söylemini canlı tutmanın Ermenistan’ın bugünkü egemenliğini tehlikeye atabileceğini söyledi.
Ermeni muhalefeti ve diaspora çevreleri, Paşinyan’ın mesajında Osmanlı yönetiminin doğrudan sorumluluğunu önceki yıllara göre daha az vurguladığını, bunun da “soykırım” hafızasını yumuşattığını ileri sürdü.
Geçmişte Ermeni yönetimleri ile diaspora Ermenileri birlikte hareket ederdi. Ancak Paşinyan’ın iktidara gelmesiyle iki tarafın arası hızla açıldı.
ABD’de yaşayan Ermeniler tarafından yayımlanan Asbarez gazetesi başyazısında Paşinyan’ı “soykırımı inkar politikası izlemek”le suçladı ve şunları yazdı:
“Hükümet Ermenistan için yeni bir barış dönemi başlatabileceğinee o kadar inanmış durumda ki, Başbakan Nikol Paşinyan yönetimi, sözde barış arayanları memnun etmek adına tehlikeli bir inkâr kampanyası başlattı. Oysa gerçekte yaptıkları tek şey, kendi zenginleşmeleri için yeni ekonomik fırsatların önünü açmak.
Paşinyan’ın 1915 olaylarını tanımlamak için ‘Medz Yeghern’ (Büyük Felaket) ifadesini kullanmaya başlaması ve hatta Ermeni ‘soykırımı’nın tarihinin ve nedenlerinin incelenmesi gerektiğini ima etmesi, kurbanlar için adalet sağlanması yolunda neredeyse bir asırdır süren mücadeleye zarar verdi.
Paşinyan’ın, yalnızca Artsah’ın (Karabağ) tarihsel olarak geri kazanılmasını değil aynı zamanda birçok bakımdan Ermenistan’ın 1991’deki bağımsızlığını da hızlandıran Karabağ Kurtuluş Hareketi’nin artık devam edemeyeceğini çünkü savaşı körüklediğini söylemesi, Ermenistan’ı yönetenlerin kendi kaderini tayin, adalet ve insan hakları kavramlarından neredeyse tamamen vazgeçtiği anlamına geliyor.
Ermeni hükümeti, tarihi görmezden gelerek daha iyi bir Ermenistan ve daha parlak bir gelecek vaadiyle geçmişin adaletsizliklerinden arınmış yeni bir sayfa açtığına inanıyor. Paşinyan, geçmiş üzerinde durmayarak Ermenilerin modern tarih boyunca böylesine tarif edilemez vahşetlerin kurbanı olduğu gerçeğini ortadan kaldırdığını düşünüyor.
Dolayısıyla Ermenistan Başbakanı bu çarpıtılmış görüşünü kamuoyuna ve uluslararası platformlara sunduğunda, esasen Türkiye’nin inkâr etmeyi sürdürmesine izin veriyor ve Azerbaycan’ı uluslararası normlar ve yasalar karşısında hiçbir hesap vermeden kitlesel vahşetler işlemeye cesaretlendiriyor.
Paşinyan’ın soykırım meselesine ve bunun uzantısı olarak Artsah sorununa yaklaşımı, diasporanın Ermeni halkı için adalet davasını ilerletmek adına onlarca yıldır sürdürdüğü çabalara zarar veriyor.
Tarih rahatsız edicidir, ancak aynı zamanda insanları oldukları kişi haline getirir ve onlara kendilerine ait olan kimlikleri, varoluş nedenleri ve ulusları için mücadele etme güdüsü verir.“
Fotoğraf: Sputnik
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
