Pazartesi, 20 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

İnsanlık pusulasını kaybetti

Tijen Zeybek
Son güncelleme: 16 Mart 2026 19:41
Tijen Zeybek
Paylaş
Paylaş

Belki de hiç bulmamıştı ama bulduğunu, bulduğumuzu sanmıştık sadece.

İnanç birliği toplumların kurucu unsuru olmuştur. Onu biliyoruz. Bir inanç etrafında birleşen insanlar en büyük toplulukları oluşturmuştur. İlkel dönemlerde bir kabilenin bir diğerine saldırmamasının yolu inançdaşlıkla açılmıştır. Din demekten özellikle kaçınıyorum çünkü dinin inancın kurumsallaşmış hali, yani kitaba, peygambere kavuşmuş hali olduğunu düşünüyorum. Böyle düşünmek birçok pürüzü ortadan kaldırıyor. 

Dolayısıyla Yahudiler kendi pusulalarını Tevrat ve Zebur’da, İsa’cılar Yeni Ahit’te yani İncil’de ve Müslümanlar da Kuran’da bulduklarına inandılar. Ancak din iktidara, iktidar da dine ihtiyaç duymuştur hep. İktidarsız din bir kurum olarak hiçbir şeyken, din olmadan iktidarın yolu demokrasiyle, Fransız Devrimi’yle açılmıştır. Endüstri Devrimi de siyasal devrimin ikizi olarak işlevini görmüştür. Fransızlar ve tüm insanlık en doğru pusulayı bulduğuna inandı. Bu demokrasi, insan hakları, eşitlik, özgürlük, adalet ve bilim demekti. En çok da bilim, en çok da üretim, üretim, üretim demekti

Bilim pusulasına olan inanç ilk kez 1929 büyük buhranla sallandı, 1. Dünya Savaşı’yla kan kaybetti ve 2. Dünya Savaşı’yla iyice yatağa düştü. Pusula ağır yaralı ve halsiz kalmıştı. Dindarlar tekrardan işe koyuldular. Bu sefer yanlarına post modernistleri da aldılar. Her iki grup birbirinden apayrı sebepler yüzünden ama son derece güçlü bir şekilde modernizmin tüm ilkelerini kemirmeye başladılar. Eşitlik diye bir şey yoktu, olamazdı. Kardeşlik diye bir şey de yoktu. Hatta demokrasi çoğunluğun diktatörlüğünden başka bir şey değildi ve eski güzel günlere dönmek için bir araç olarak kullanılıp ilk fırsatta kurtulunacak bir lanetti.

Sanat diye bir şey yoktu ya da her şey sanattı. Dindarlarla da olurdu demokrasi, neden olmasındı? Klasikleşmiş her düşünce ve yapıt parçalandı, üzerine boyalar sürüldü, janjan eklendi ve ‘’İşte buuuu’’’ nidalarıyla piyasaya/dolaşıma sokuldu. Değerli olan hiçbir şey yoktu ve kesin olan hiçbir şey de yoktu. Herkes her şeyi yapabilir, herkes her şey olabilirdi. Estirilen bu rüzgarla dindarlar kitaplarına, demokratlar, cumhuriyetçiler de silah ve para ile kazandıkları iktidarlarına yaslanıp hep beraber çocuklara tecavüz etmeye başladılar. Kadınları aşağıladılar. Erkekleri kadınsılaştırdılar. “Metropol erkeği” diye bir kavram çıkardılar ilkin, zira köy kaka kent, şehir, metropol ciciydi artık. Burada yaşayan erkekler kaşlarını almalı, cilt bakımına gitmeli, pembeli morlu gömlekler ve taytlar giymeliydi.

Yaptılar ve giydiler. Ve özgürce cinsiyetler arasında gezindiler. Biyoloji hiçbir şeydi, arzu her şey.

Bu pusula ile varabileceğimiz yere vardık. Yeni pusula henüz bulunmadı. 

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanTijen Zeybek
Takip et:
1965 yılında Lefkoşa’da doğdu. İşletme lisans eğitiminden sonra Yakın Doğu Üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında master yaptı. Daha sonra Medya Çalışmaları ve İletişim alanında doktora yaptı. Halen Yakın Doğu Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümünde Yrd. Doç. Dr. olarak görev yapmaktadır. Sanat, edebiyat alanında çeşitli TV programları yaptı. Halen Bayrak Radyo ve Televizyon kurumunda Anahtar Kelimeler adlı programı sürdürmektedir. Edebiyat alanında faal bir geçmişe sahiptir. Uzun yıllar boyunca Türkiye ve KKTC’de çeşitli gazetelerde köşe yazıları yazmıştır, yazmaya devam etmektedir. Deneme ve makaleleri çeşitli dergilerde yayımlanmaktadır. Seramik Heykel, resim ve enstalasyon (yerleştirme) sergileri açmıştır. Seramik Heykel alanında iki ödülü vardır. Şimdiye kadar yayımlanmış üç romanı bulunmaktadır.
Önceki Makale Miami Alanya’yı kıskanmalı
Sonraki Makale Sokakta yaşayanlar ve Türkler

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Lübnan’da ateşkesin perde arkası

Özer Arslanpay
20 Nisan 2026
Serbest Kürsü

Hep birlikte yanma vakti gelmiştir

Tijen Zeybek
19 Nisan 2026
Serbest Kürsü

Hiçbir çocuk sabah uyanıp katil olmaz

Dr. Nil Gönce
19 Nisan 2026
EditörSerbest Kürsü

Çocukluk anılarımda Küçükyalı

Alper Eliçin
19 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?