Pazartesi, 20 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Miami Alanya’yı kıskanmalı

Adil Gürkan
Son güncelleme: 16 Mart 2026 19:41
Adil Gürkan
Paylaş
Paylaş

Binlerce yıldır Akdeniz’in en güzel sahillerinde arzıendam eden mağrur ve mutlu Alanya’nın yanında dünkü yeni yetme Miami de kim oluyor?

Binlerce yıldır, yüzlerce kavim bu mağrur ve mutlu, anaç kentin kalbine girmek için birbirlerine girmiş, uğruna kanlı savaşlar yaşanmış… Miami için kim bugüne kadar kılını kıpırdatmış ki?

Alanya, insanlık tarihinin baskın aktörlerinden birisidir. Beşiklik ettiği uygarlıklar, Alanya’yı tarihin parlak yıldızlarından birisi olarak zirveye taşımıştır. 

Bu parlak miras Alanya’yı UNESCO Dünya Kültür Mirası Kentler listesine adaylık pozisyonuna taşımıştır. Geçmişi merak insanlığın şiddeti hiç azalmayacak özelliklerinden birisidir. Bu dün böyleydi. Bugün böyle. Yarın da böyle olacak. Merak, insanlığı bugüne taşıyan gizemli yolculukların önemli kavşaklarından birisi olan Alanya’nın önemli bir avantajıdır. 

Bu topraklarda Hititler, Kilikyalılar, Pamhilialılar,  Coracesiumlular, Kolonoroslular, Araplar, Selçuklular, Osmanlılar at sürmüşlerdir. Özenli bir kazı programı sonunda Alanya binlerce yıla tanıklık edebileceğimiz bir açık hava müzesine dönüşebilir. 

Kazı programının bugünden yarına başlayıp bitirilmesini beklemek çok gerçekçi olmayabilir. Zorlu bir kamulaştırma ve çok titiz bir kazı faaliyeti sonrasında en az 30-40 yıllık bir takvim beklentisi daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Bu takvimi çok kısa vadeli hayallere kapılmadan, bir an önce başlatmak da gelecek nesillere olan vicdani borcumuzdur. 

Kısa ve orta vadede, Alanya, tarihi ile özlem giderme atılımının ön adımı olarak kenti iz bırakmış hükümdarların, sanatçıların, düşünce adamlarının heykelleri ile donatabilir. İddialı bir öneri mi olur, bilemiyorum ama Alanya’yı “binbir heykel kenti” olarak akıllara kazıyacak bir kampanya, dünyadaki imajına silinmesi zor bir cila atar. Heykeller, dünyanın her yerinde ziyaretçilerin hafızasına atılan yaldızlı bir çengel görevi görür. 

Koşulsuz, ön yargısız bir konukseverlik 

Alanya konukseverliği sözlüklerdeki kuru tanımları kıskandıracak bir insani derinlik taşır. 

Anadolu’nun birçok kent ve kasabası, yabancı ziyaretçilere dinci/milliyetçi bir refleks ile “gavur” nitelemesini yakıştırdığı zamanlarda, Alanya Avrupalı konuklara, işin ticari boyutunu hiç düşünmeden kucak açan insanların kasabasıydı. 

Avrupalılar, bir ucunda Tanrı misafirliği, diğer ucunda, darda kalmış ziyaretçi teşhisinin olduğu bir tahteravallide inip çıkan duygularla ağırlanırdı. Otel olmadığı için konuklar sınırlı sayıdaki pansiyonlarda, evlerde ve sahildeki obalarda ağırlanır ve gönüllü elçiler olarak uğurlanırdı. 

1970’lerde Alanya’yı turizmin bölgesel amatör kümesinden ulusal lige terfi ettiren mancınık, bu gönüllü elçilerin Avrupa’ya taşıdığı mesajlar oldu. Bir süre sonra da, Alanya, yaşlı Avrupalıların hayal bile edemeyecekleri bir doğada son demlerini sürmek için yanıp tutuştukları bir “sosyal hac” destinasyonuna dönüştü. 

2008’de Alanya’nın bu dillere destan konukseverliği, yerini, konukların cüzdanını bırakın, cebindeki son delikli kuruşa göz diken çarpık bir ticari anlayışa bıraktı. 

Alanya’nın sosyal yaşam senaryosunda başrol, konukların nefes almasını bile paraya tahvil edebilme olanaklarını araştıran tuhaf bir kimliğe aittir artık. Eğer bütün marifetiniz bu ise, insanların cebini daha ustaca, daha acıtmadan boşaltmasını bilen yığınla rakibiniz var ve siz bu yarışı bitirebilecek özelliklere sahip değilsiniz. Binlerce yılda biçimlenen Alanyalı kimliğinizin silinmesi zor genetik şifreleri buna izin vermez. Konuşmanıza, bakışlarınıza ve ruhunuza sinmiş konukseverlik sizi bu etik olmayan yarışta yaya bırakır. 

Gelin, bu göreceli olumsuzluğu dünyada ses getirecek bir silaha dönüştürün. Doğrusu da bu. AB metropollerindeki yüksek apartmanların izole katlarında bir selamdan mahrum yaşayan yüz milyonlarca insanın buna ihtiyacı var. Bu özelliğinizin, özenle ve insanca biçimlendirilecek Alanya markasına, yürekleri titreten bir renk katacağından emin olabilirsiniz. 

Yılın on iki ayında Avrupalıların “Alanya Ana” diyerek sizin kucağınıza koşması, ziyaretlerini “eve dönüş” gibi hissetmeleri fena mı olur? 

Kibele, bu kadim zamanların Ana Tanrıçasıdır. Alanya, o zamanlardan bugüne ulaşan geleneği sahiplenebilir, kendisini böyle anaç bir senaryoya konumlandırabilir ve çok da iyi eder.

Bana sorarsanız, dünyaya sunulacak “Alanya Ana” imajı, günümüzün yalnız ve yorgun insanının yüreğinde çocukça titreşimler yaratır.

Fotoğraf: Ozgurmulazimoglu

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAdil Gürkan
Takip et:
1956’da Mengen Hacıahmetler Köyünde doğdu. İlköğrenimini Mengen Cumhuriyet İlkokulunda tamamladı. Darüşşafaka Liseli olmakla gurur duyar. Hacettepe Üniversitesinde turizm ve işletme eğitimi aldı. Turizm ile ilgili olarak ABD- AH & MA Eğitim Enstitüsünden otelcilik diploması vardır. 1987 yılından bu yana turizm ve otelcilik sektöründedir. Genel olarak otel zincirlerinde ve 5 yıldızlı otellerde gelişen kariyerinde Genel Müdürlük yaptı. Bu gün itibarıyla Türkiye’nin büyük bir turizm grubunda Kurumsal İletişim ve Eğitim Direktörü olarak çalışmaktadır. Mutfak, bisiklet, şiir, roman, tarih ve arkeoloji, Anadolu otları, mantarları ve orman meyveleri özel ilgi alanındadır. Yaz ve kış denize girmek, uzun mesafe bisiklet sürmek tutkusudur. Hepsinden önemlisi, insan, hayvan ve doğa sevdalısıdır. Ütopyası, savaşsız, sömürüsüz, şiddetsiz bir dünyadır. Yazılarında genellikle insanı gülümsetmeye yönelik mizah kullanır. İnsanları güldürmek iyidir…
Önceki Makale “Baklava bizim değil!”
Sonraki Makale İnsanlık pusulasını kaybetti

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Lübnan’da ateşkesin perde arkası

Özer Arslanpay
20 Nisan 2026
Serbest Kürsü

Hep birlikte yanma vakti gelmiştir

Tijen Zeybek
19 Nisan 2026
Serbest Kürsü

Hiçbir çocuk sabah uyanıp katil olmaz

Dr. Nil Gönce
19 Nisan 2026
EditörSerbest Kürsü

Çocukluk anılarımda Küçükyalı

Alper Eliçin
19 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?