Cuma, 1 May 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

Borcun felsefesi

İnan Özbek
Son güncelleme: 14 Mart 2026 16:05
İnan Özbek
Paylaş
Paylaş

Neoliberalizmin ve küreselleşmenin, geleneksel ekonomik yaklaşımları hızla alt üst ederek ekonomileri tüketim ekonomilerine dönüştürmüş olması, bireylerin ve şirketlerin borç anlayışlarını kökünden değiştirmiş, aşırı bir cesaretle hızlı ve kolay borçlanır hale sokmuştur.

Mevcut ekonomik yapı, insanımızın zor günlerde kullanmak üzere tasarruf yapma, şirketlerin de mali zorluklara karşı ihtiyat ayırma alışkanlıklarını değiştirmiş, hatta neredeyse ortadan kaldırmıştır

Önceleri çekinilen, korkulan ve ancak zorunlu durumlarda gerektiği kadar yapılan borçlanma artık olağanlaşmış, hemen her durumda çabucak başvurulan bir ekonomik davranış olmuştur bugün.

Borçlanmaya karşı bakış açısının bu derece değişmiş olmasının ana nedeni, ekonomik sistemin bitmek bilmeyen reklam bombardımanı, özendirme ve yarattığı ihtiyaç yanılsamasıyla, bireyleri sürekli tüketmeye zorlayarak gelirlerinden hep daha fazlasını harcamalarına yol açması ve böylelikle tasarruf etmenin imkansızlaşarak, borçlanmanın kaçınılmaz hale gelmesidir.

Çalışmak-kazanmak-harcamak zincirini kırarak, kazanılmamış paranın harcanmaması ilkesini rafa kaldıran söz konusu ekonomik model, kişiyi gittikçe artan oranlarda ve uzun vadeli borçlandırmakta, böylelikle de geleceğini ipotek altına almakta, onu adeta kımıldayamaz duruma getirmektedir.

İnsanların hareket alanlarını iyice daraltarak  tercih yapmalarını zorlaştırıp, değişiklikten ürkerek gerek kendi yaşamları açısından, gerekse de ülkelerinin siyasi ve ekonomik yaşamı açısından, istikrar kaygılarıyla statükonun devamından yana tavır almalarına sebep olan temel güdü işte bu borç bağımlılığıdır.

Şirketlerin birçoğu da tıpkı bireyler gibi sürekli ve yüksek oranlar da borçlanmakta, geleneksel bakışla öz varlıklarının belli bir kısmı kadar borçlanma anlayışı bir kenara itilerek öz varlıklarının birkaç katını bulan borç tutarlarıyla faaliyet göstermektedir.

Sistem adına “finansal kaldıraç oranı” denen sihirli formülle, hangi tutarda borcun şirketin kârlılığını ne kadar arttıracağı şeklindeki hesaplamalarla, borçlanmayı cazip göstermektedir.

Öte yandan, hemen her alanda yoğun, kimi zaman da öldürücü bir rekabetle karşılaşan şirketler, sürekli ve gittikçe artan oranlarda borçlanarak yaşamlarını sürdürebilmekte, borç döngüsü bir tür bağımlılık haline gelmiş bulunmaktadır.

Günümüzde bireyleri, şirketleri hatta devletleri borç almadan yapamama noktasına getiren süreç, dünya ekonomisinin iyice küreselleşmesine bağlı olarak finans kapitalin devasa boyutlara varan büyümesi ile at başı yürümüştü.

Akıl almaz rakamlara ulaşan küresel finans sermayesi, kendini yeniden üreterek sürdürülebilirliğini sağlayabilmek için borç verme gereği duyar. Bu zorunlulukla sistemin kreditörleri olan bankalar ve öteki finans kurumları, geliştirdikleri yığınla finansal ürünle ve yaygın hizmet ağıyla dünyanın bir çok noktasında boy göstererek, hızlıca ve kolay bir biçimde borç vermektedirler.

Bahsettiğimiz bütün bu yapı çerçevesinde bireylere, şirketlere ve devletlere borç vererek otorite konumuna yerleşen finans kapital, borç veren kural koyar gerçeğinden hareketle kendi kuralını koymakta ve ekonomik yapıyı kendi bakışına uygun bir biçimde dizayn etmektedir.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiEkonomi
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Yazanİnan Özbek
Takip et:
İstanbul Üniversitesi'nden mezun. Uzun yıllar bankacılık ve finans sektöründe çalıştı. Ekonomi tarihi ve teorileri alanlarında derinleşmeye çalışmakla birlikte, güncel ekonomik gelişmeler hakkında da fikir yürütme çabasında.
Önceki Makale Ayın 13’ü cumaya gelirse…
Sonraki Makale Lübnan’da Hizbullah krizi

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

Türkiye’nin kendi zihnine yabancı aydını

Metin Duyar
1 Mayıs 2026
Köşe YazılarıManşet

Hazmedemedikleri gün

Orhan Alpdündar
1 Mayıs 2026
Köşe YazılarıManşet

Emeğin sessiz hikâyesi

İsmail Boy
1 Mayıs 2026
*Köşe Yazıları

“Ağır sıklet” Verşinin Ankara’da

Aydın Sezer
1 Mayıs 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?