Birçok toplumda 13 sayısı “uğursuz” kabul ediliyor, hele hele ayın 13’ünün cuma gününe denk gelmesi bazılarınca neredeyse “kıyamet alameti” sayılıyor.
İşin ilginç tarafı, bu yıl Mart ayının 13’ü de bir cuma günü…
13’ün uğursuzluğu biri Hristiyan inanışına dayanıyor. Buna göre, “Son Akşam Yemeği” sırasında masada İsa dahil 13 kişi vardır, 13. kişinin ona ihanet eden Judas Iscariot olduğu söylenir. Bu nedenle Orta Çağ’da 13 “kötü” bir sayı olarak görülmeye başlanmıştır.
Hristiyan geleneğinde Cuma günü de olumsuz bir gün sayılmıştır çünkü İsa’nın Cuma günü çarmıha gerildiğine inanılır. Bu yüzden Orta Çağ’da bazı Avrupa toplumlarında cuma günü yolculuğa çıkmak, evlenmek ya da yeni bir işe başlamak uğursuz kabul edilirdi.
“Cuma 13” inancının güçlenmesinde bir başka tarihsel olay da rol oynadı. 13 Ekim 1307 Cuma günü Fransa Kralı Philip IV, “Tapınak Şövalyeleri” üyelerini sapkınla suçlayarak topluca tutuklattı. Bu olay daha sonra birçok kitap ve filmde “Cuma 13 felaketi” olarak anlatıldı.
Bu batıl inanç 20. yüzyılda iyice yaygınlaştı ve romanlar, gazeteler, Hollywood filmleri, özellikle de “Friday the 13th” (13. Cuma) korku filmi serisi tarihi korku ve uğursuzluk sembolüne dönüştürdü. Sonuç olarak, “Cuma 13” korkusu, 13 sayısının uğursuz sayılması, cuma gününün dini anlamıyla tarihsel ve popüler kültür hikâyeleriyle birleşti. Hatta bunun “paraskevidekatriafobi” (Cuma 13 korkusu) diye bir adı bile var.
13’ün uğursuzluk getirdiği inancı o kadar yaygındır ki, bazı otellerde 13 numaralı oda yoktur, bazı uçaklarda 13. sıra bulunmaz, bazı gökdelenlerde 13. kat atlanır ya da çoğu futbolcu 13 numaralı formayı giymek istemez. Tabii az da olsa inadına 13’ü giyen futbolcular da yok değil.
Diğer yandan, İspanya ve Yunanistan gibi bazı ülkelerde uğursuz gün cuma 13 değil, salı 13 kabul edilir.
Bunun nedeni, salı gününün Roma savaş tanrısı Mars ile ilişkilendirilmesi. Mars savaş ve yıkımın sembolü sayıldığı için o günün uğursuz olduğuna inanılıyor.
Buna karşılık İtalya’da ise uğursuz gün cuma 13 değil, cuma 17. Bunun nedeni Roma rakamlarıyla ilgili. 17 sayısı XVII şeklinde yazılır. Harfler karıştırıldığında VIXI kelimesi oluşabilir. Latince “Vixi” “Yaşadım” (Yani artık öldüm) anlamına geldiği için 17 sayısı ölümle ilişkilendirilir.
Batılı ülkelerde 13 sayısından korkulurken, bazı Doğu Asya ülkelerinde ise insanlar 4 sayısından çekinir. Bunun nedeni tamamen dil ve telaffuzla ilgili.
Çin, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerde 4 sayısının telaffuzu “ölüm” kelimesine çok benzer.
Örneğin Çince’de 4 sayısı “si” olarak okunur, tıpkı “ölüm” kelimesinin de aynı şekilde söylenmesi gibi.
İnsanlar 4 sayısını ölümle ilişkilendirdiği için bu korkuya özel bir isim verilmiş: Tetrafobi (4 korkusu).
Batı’da 13 uğursuz sayılsa da Doğu Asya’da 13’ün özel bir olumsuz anlamı yok. Yani bir Çinli için 13 normal bir sayı ama 4 gerçekten rahatsız edici olabilir.
Ayrıca, Çin kültüründe en şanslı sayı olarak 8 kabul edilir. Çincede 8 sayısının telaffuzu (“ba”), “zengin olmak” veya “servet kazanmak” anlamına gelen kelimelere çok benzer. Bu yüzden insanlar 8’i refah, başarı ve para ile ilişkilendirir.
Bu nedenle, telefon numaralarında, araç plakalarında ve ev numaralarında çok sayıda 8 içeren kombinasyonlar değerli sayılıyor. Örneğin, 8888 gibi telefon numaraları, 88888 içeren plakalar için bazen binlerce dolar ödeyenler çıkabiliyor.
Pekin’de yapılan 2008 Olimpiyat Oyunları’nın 08.08.2008 tarihinde saat 20.08’de başlaması da bu inancın bir sonucu. Organizatörler olabildiğince çok 8 kullanarak oyunlara “uğurlu” bir başlangıç yapmak istedi.
İlgili yazı:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
