Rusya Savunma Bakanlığı ve Kremlin’den gelen açıklamalar Rus birliklerin Harkov’un Liman ve Donetsk’in Siversk kentlerini ele geçirdiğini teyit etti.
Özellikle Siversk’in Rusya kontrolüne geçmesi, Donetsk bölgesinin kuzeyindeki güç mücadelesinde kritik bir eşik anlamına geliyor. Çok uzun süredir kuşatma altında bulunan kentin konumu, Ukrayna’nın Donbass’ta kurduğu tahkimat sisteminin çekirdeğini oluşturan Slovyansk-Kramatorsk ekseni açısından hayati bir önem taşıyor. Bu eksenin baskı altına girmesi, Kiev’in bölgede yıllardır oluşturduğu savunma derinliğinin de zayıflaması anlamına geliyor. Öte yandan, Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in generallerle yaptığı toplantıda Siversk’i özel olarak ele alındığını vurgulaması Moskova’nın bu başarıyı yalnızca yerel bir kazanım değil, daha geniş çaplı harekat planlamasının parçası olarak değerlendirdiğini ortaya koyuyor.
Harkov cephesinde ne oluyor?
Harkov bölgesindeki Liman yerleşiminin Rus güçlerince ele geçirilmesi ise Moskova’nın kuzey cephesinde 2022’den bu yana kaybettiği inisiyatifi geri kazanma çabasının devam ettiğini gösteriyor. Harkov, Rusya’nın geri çekilmek zorunda kaldığı ve psikolojik açıdan prestij kaybı yaşadığı bölge olarak özel bir anlam taşıyor. Bu nedenle Liman’ın düşmesi, Rusya açısından yalnızca küçük bir kazanım değil, kuzey hattındaki baskıyı yeniden tesis etmek için atılan taktiksel bir adım olarak okunabilir. Rus ordusunun önceki gün Harkov’da Kuçerovka ve Donetsk’te Rovnoye’yi de kontrol altına aldığını duyurmuş olması, Moskova’nın eş zamanlı ve çoklu baskı operasyonlarıyla Ukrayna’yı savunma hatlarını dağıtmaya zorlayan bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor. Bu çoklu baskı, Ukrayna’nın sınırlı insan gücü ve mühimmat stoku nedeniyle belirli hatlara yoğunlaşmasını zorlaştırıyor.
Ukrayna savunması yıprandı
Siversk ve Liman’ın kaybı, Ukrayna’nın uzun süredir yaşadığı yapısal zorlukları görünür kılıyor. Personel rotasyonundaki sorunlar, cephedeki birliklerin yorgunluğunu artırıyor ve savunma hattının dayanıklılığını zayıflatıyor. Topçu mühimmatındaki yetersizlik, Ukrayna’nın karşı batarya etkinliğini düşürüyor ve Rusya’nın topçu üstünlüğünü sağlamlaştırmasını sağlıyor. Buna ek olarak Rusya’nın güdümlü bombalar, İHA’lar ve uzun menzilli füze saldırılarıyla cephe gerisinde yarattığı sürekli baskı, Ukrayna’nın lojistik yapısını yıpratarak askeri koordinasyonunu zorlaştırıyor. Bu tablo, Moskova’nın uzun zamandır uygulamak istediği yıpratma taktiğinin sahada somut etkiler üretmeye başladığını gösteriyor.
“Kademeli ilerleme” stratejisi
Rusya’nın son dönemde benimsediği esas yaklaşım, geniş kapsamlı taarruzlar yerine, küçük ama sürekli ilerlemelerle Ukrayna savunmasını çözmek üzerine kurulu. Bu model, Ukrayna’yı hem personel hem mühimmat açısından sürekli tüketirken Rusya’ya daha düşük maliyetli bir operasyon esnekliği sağlıyor. Savaşın bu aşamasında Moskova, hızla ilerlemekten ziyade Ukrayna’nın savunma kapasitesini kademeli olarak aşındıran bir tempoyu tercih ediyor.
Batı için “uyarı”
Ukrayna’nın savunma hatlarında ortaya çıkan bu zayıflama, Batı başkentlerinde askeri ve siyasi desteğin sürdürülebilirliği üzerine yürütülen tartışmaları yeniden başlatabilir. Bir süredir ABD Başkanı Donald Trump’ın “barış planı” ve savunma harcamaları üzerinden Avrupa Birliği’ne (AB) karşı yürüttüğü ağır baskı altındaki Batı başkentleri, Rusya’nın sahadaki ilerleyişiyle kendisini daha zor bir durumda bulabilir. Buna ek olarak ABD’nin Ukrayna’ya sağladığı askeri yardımı 400 milyon dolara kadar düşürmesi bu ülkeleri içinden daha da içinden çıkılmaz bir ikileme sokabilir. Buna göre, ya Rusya’nın stratejik zaferinin kabullenildiği ve “kurallara dayalı liberal düzenin” açıkça yenilgisinin ilan edildiği “Trump barışının” önünde durmaktan çekilinecek ya da kıtanın kaldırabileceğinden büyük ekonomik zararlar pahasına askeri harcamalar Ukrayna için maksimize edilecek ve savaş belirsiz bir tarihe kadar sürdürülecek.
Önümüzdeki dönemde savaşın nasıl şekilleneceği, Batı’nın desteğinin yanı sıra Ukrayna’nın bu baskıyı dengeleyebilme kapasitesine de bağlı olacak. Ancak mevcut tablo, Rusya’nın kademeli ve istikrarlı ilerleyişini sürdüreceğine işaret ediyor.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
