Aziz Yıldırım’ın liderliği, vizyonu, karizması ve cesareti tartışılmaz…
Kolay geri adam atmaz. Dostlarını asla satmaz, ortada bırakmaz. Dostları da ona canı pahasına sadıktır. O yüzden “şunu yap” deyince yapacak müthiş bir ilişki ağına sahiptir. Bulunduğu yerde her zaman raconu o keser.
Ama biraz pragmatiktir, çabuk sonuç almaya odaklıdır, asla hesap vermez ve hatasında ders çıkarmaz. Biraz hiperaktiftir, uzayan mücadeleleri sevmez. Çok çabuk fikir değiştirir.
O yüzden dünyanın en önemli kulüplerinden biri yaptığı Fenerbahçe’yi yok oluşun eşiğine getirmiştir.
Ben yeni dönemde eski haline göre olgunlaşmış gördüm, risk almayı eskisi kadar sevmiyor.
Benim bildiğim Aziz Yıldırım bu sene şampiyon olmak için 500 milyon euro harcardı, TFF’ye çoktan sarmıştı bile.
Eskiden sadece güç kullanırdı, şimdi ise starteji ağırlıklı davranıyor. Güç kullanımı gerekli yerde bazı medya mensupları bundan nasibi aldı.
Her ne kadar eleştirsek de Ali Koç’u devirmesi müthiş bir strateji hikayesiydi. Aslında ilk zaman böyle bir strateji uzmanı olmadığını, başka birinin bu planı yaptığını düşünmüştüm ama bence kendisiymiş.
Futbol dünyası tüm dünyada kontrolsüz ve saha dışında oynanıyor, bir şekilde güç odağına ihtiyacınız var. Ülkemiz futbolu dürüst değil, bu nedenle yeni Aziz Yıldırım bence ihtiyacımız olan kişi.
Eskisi kadar kontrolsüz değil, karizmasına strateji eklemiş; uzun vadeli planlar gerektiğinde “düşmanıyla” iş birliği yapıyor. Öfkelenip stratejisini açık etmiyor, ben rakip takım olsam bu Aziz Yıldırım’dan çok korkardım.
Fenerbahçeli olsam 2. şans verir desteklerdim, ben öyle yapacağım.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
