Eldeki veriler ışığında, yalnızca “yaru” ve “yar-” gibi benzerliklere dayanarak Japonca ile Türkçe arasında doğrudan bir köken ilişkisi kurmak zorlayıcı bir sav olur.
Bununla birlikte, iki dil arasındaki ilişkinin niteliğini ortaya koyacak yeterli kanıt henüz bulunmasa da şaşırtıcı paralellikleri yok saymak da mümkün değildir. Bu nedenle tartışmayı, benzerliklerin hangi tarihi ve toplumsal koşullarda ortaya çıkmış olabileceğini sorgulayan daha geniş bir bağlama yerleştirmek gerekir.
Öte yandan, dil bilimsel ve arkeolojik çalışmalar bu dillerin kökenini Kuzeydoğu Asya’nın derinliklerine kadar izlemektedir. Elde edilen bulgular; söz konusu toplulukların Batı Liao Vadisi çevresindeki mikro bölgelerde komşu olarak yaşadıklarını düşündürmektedir.
Bu coğrafi yakınlık, dillerin henüz ayrışmadığı bir dönemde ortak bir gelişim süreci geçirmesini sağlamıştır. Öyle ki Türklerin ataları batıya, Japonların ataları ise doğuya doğru yola koyulmadan çok önce yaşanan bu uzun süreli etkileşim, dillerin temel yapılarına silinmez izler bırakmıştır.
Bu tarihsel zemin, diller arasındaki benzerlikleri sadece “akrabalık” üzerinden değil, karşılıklı etkileşim süreçleri üzerinden değerlendirmemize olanak tanır
Etimolojik karşılaştırma
Japoncada “yari” (やり) terimi, klasik literatürde uzun bir sopa üzerine monte edilmiş, genellikle sivri metal uçlu, delici bir silahı nitelemektedir. Bu yapısal özelliklere sahip bir silah, işlevsel açıdan mızrak formunun tipik bir örneğini çağrıştırır.
Çağdaş Japonca sözlüklerde de “yari”; mızrak, kargı, cirit ve zıpkın gibi geniş bir anlamsal yelpazeyi kapsar. Japon savaş sanatlarına ilişkin teknik kaynakların neredeyse tamamı bu tanımı destekler niteliktedir. Bu kaynaklar “yari”yi, iki elle kavranan, gövdesi üzerinde elin kaydırılmasıyla itiş gücü artırılan spesifik bir taktik silah olarak betimler.
Bu sözcüğe fonetik olarak yakın görünen “yaru” (やる) fiili ise tarihsel kökeninde iş görmek, becermek, gerçekleştirmek anlamlarıyla ilişkilidir. Modern Japoncada kullanım alanı biraz daha genişlemiş; bir işi tamamlamak, göndermek veya birine görev vermek gibi yeni işlevsel anlamlar da kazanmıştır.
Türkçedeki “yar-” kökü de Japoncada “yari” terimine koşut zengin bir anlam yelpazesine sahiptir. Bu kökten türeyen “yarmak”, temelde “ayırmak”, “delmek”, ” bölmek”, “parçalamak” karşılık gelir. Günlük dildeki “yarım” sözcüğü de aynı kökten türemiştir.
Hatta bazı dil bilimsel yaklaşımlar, “yardım” sözcüğünün de (*yarı-da- > *yarı-da-m) bu kökten evrildiğini öne sürmektedir (TDK Belleten, Mustafa Öner, 2008).
Kökün somut türevleri olan “yara”, “yarık” ve “yarak” gibi örneklerde, “yarma/delme/bölme” anlamların izlerini açıkça taşır. Özellikle “yarak” veya “yaraq” sözcüğü, Divanü Lugati’t-Türk (1073) ve daha eski Uygurca metinlerde bir silah olarak “içine işleyip yarmak” anlamında belgelenmiştir.
Argo anlamı bir yana, bu sözcük Azerice, Türkmence, Tatarca ve Başkurtça gibi Türk dillerinde günümüzde hâlâ “silah” anlamını korumaktadır.
Soyut genişleme
Türkçedeki “yar-” kökünde gözlemlenen bir diğer ilginç genişleme, “işe uygunluk” ya da “işe yaramak” anlamlarına doğru olur. Örneğin, “yaramak” fiili “iş görür olmak” anlamını taşırken, “yaramaz” sözcüğü tersine “uygun olmayan” durumunu anlatır.
Eski Türkçe ve Orta Türkçe metinlerde yer alan “yarlıka-” fiili, Tanrı veya kağan buyruğu, emir verme, ya da bir suçu bağışlama gibi bağlamlarda kullanılır.
Bu fiil, “buyruk” anlamındaki “yarlıg” (yarlık) adınden türemiş olup, Oğuz, Kıpçak, Karluk ve Sibirya gruplarının tümünde vardır. Osmanlıda padişah fermanını ifade ederdi. Bu terim, tarihsel etkileşimlerle Rusçaya da “ярлык” (yarlık) olarak geçmiştir. İlginç bir dönüşümle, modern Rusçada bilgisayar terminolojisindeki “kısayol simgesi” anlamını kazanmıştır.
Japoncadaki “yari”nin delici silah anlamı ile Türkçedeki “yar-” kökünün yarıcı, delici ve kesici anlamları arasındaki biçimsel ve anlamsal yakınlık dikkat çekicidir.
Aynı şekilde, Japoncada “iş görmek” anlamındaki “yaru” fiili ile Türkçedeki “yar-” kökünün “işe yaramak” şeklindeki soyut kullanımı arasındaki paralellik, bu iki dil arasındaki potansiyel etkileşimin güçlü izlerini taşımaktadır.
Burada ele aldığımız karşılaştırmanın belki de en ilginç yanı “yar-“ kökünün Türkçede türettiği argo anlam, Japoncada da aynı yolu izlemiş görünüyor. Sözlüklerde yer almasa da Argo dilde “yaru”, argoda “cinsel ilişkiye girmek” anlamında kullanılır.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
