Salı, 28 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Türk savunma sanayisi yükselişte

Gürsel Demirok
Son güncelleme: 27 Mart 2026 19:14
Gürsel Demirok
Paylaş
Paylaş

ABD- İsrail ikilisi ile İran arasındaki füze savaşları bölgedeki gelişmelerin ülkemize etkileri konusunu da gündeme getirdi…

Türkiye’nin bu gelişmelerden alınması gereken dersler tartışılıyor. Ankara’nın bu ülkeler arasındaki savaşa taraf olmaması gerektiği vurgulanıyor. Keza Türk savunma sanayisinin önemi üzerinde duruluyor.

Türkiye’nin savunma sanayisi alanındaki durumunu değerlendirebilmek için bu kapsamda yıllar içinde kaydedilen gelişmeleri anımsamak gerekir. Geçmişte yaşanan sıkıntılar, zorluklar hatırlanarak Türk savunma sanayisinin büyümesi, yerli üretimin teşvik edilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması yolunda atılan adımların önemini kavramak gerekir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında milli bir savunma sanayisinin tesisi hedefine yönelik bir takım girişimler gerçekleştirilmişti. Ancak, İkinci Dünya Savaşı ve “Truman Doktrini” ve “Marshall Planı” çerçevesinde ABD tarafından sağlanan yardımlar ile Türk ordusunu modern silahlarla donatarak Türkiye’nin savunma gücünü artırılması yoluna gidilmişti. Sağlanan yardımlar, Sovyet tehdidi karşısında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcı gücünün artırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamıştı.

Ancak ABD’den gönderilen malzemelere bir bedel ödenmemesine rağmen bu malzemelerin bakımı için her yıl bütçeden ayrılan 400 milyon TL’lik kaynak, savunma harcamalarının ekonomi üzerinde yarattığı olumsuz etkiyi artırdı. Bu dönemde savunma sanayisi alanında dış yardım ve dış alım politikası uygulandı. 1952 yılında NATO üyeliği sonucu gelen savunma teçhizatları hibeleri, savunma ürünlerinin yurt içinde üretimini engelledi. Savunma sanayisinin geliştirilmesi çabaları yavaşladı.

Savunma sanayisi alanında dışa bağımlılığının sakıncaları Kıbrıs sorunu ile görülmeye başlandı. 1963 krizinde donanmamızın Kıbrıs’a çıkarma yapacak gemisi yoktu. ABD, Türkiye’nin Kıbrıs’a gitmek için NATO silahlarının kullanılamayacağını hatırlattı. Bu hatırlatmalar sonucu ilk adım olarak çıkarma gemisi yapımına başlandı. Bu iş on yıl sürdü. Donanmadaki yerlilik oranı 1963’te yüzde 11 iken, 1974’te yüzde 66’ya çıktı. 1967-1974 yılları arasında yerli üretim teşvik edildi. Bu alanda önemli adımlar atıldı. Yerli tank, uçak, füze ve denizaltı gibi projeler, Türkiye’nin savunma sanayisi alanında daha da ilerlemesine katkı sağladı. 1973 yılında Roketsan kuruldu ve Türkiye’nin füze ve roket sistemleri üretiminde lider bir şirket haline geldi.

1974 Kıbrıs bunalımı sırasında, müttefik ülkelerden alınan savunma teçhizatının Türkiye’nin ulusal çıkarları doğrultusunda kullanılması ihtiyacı doğmuş; ancak başta ABD olmak üzere, bazı müttefik ülkelerce çıkarılan engeller sebebiyle savunma ihtiyaçlarının karşılanmasında diğer ülkelere mutlak bağımlı hale gelinmesinin sakıncaları kuşkuya yer bırakmayacak şekilde gözler önüne serilmişti.

Bu durum, Türkiye’de modern bir savunma sanayisi altyapısının oluşturulmasına yönelik politikaların temelini teşkil etti. Federal Almanya’dan alınan lisanslar ile Makine ve Kimya Endüstrisi’nde (MKE) gerçekleştirilen G-3 ve MG-3 tüfek üretimi izlenen bu politikanın somut örnekleri. Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında uygulanan ambargoya gösterilen ulusal tepki sonucu Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri Güçlendirme Vakıfları kuruldu. Bu vakıflar tarafından yürütülen çalışmalar ile bazı temel sahalarda; ASELSAN, HAVELSAN, ASPİLSAN gibi devlet sermayesine dayalı yatırımlar gerçekleştirildi.

Türkiye, o zor yıllardan itibaren izlenen öz güvene dayalı kararlı politikalar sonucu bugünlere geldi. Emekli bir general geçenlerde bir TV kanalında o yıllarda savunma sanayisi alanında dışa bağımlı olmanın yol açtığı sıkıntıları anımsatarak, bugün ulaşılan aşamadan övgüyle söz ediyordu.

ABD merkezli “Defense News” dergisinin hazırladığı “2025 yılı Top 100 Savunma Sanayi Firmaları” listesinde beş Türk şirketi yer aldı. ASELSAN, TUSAŞ, Roketsan, ASFAT (Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi) ve MKE, savunma gelirlerini artırarak listede yükseldiler. ASELSAN, 3 milyar 541 milyon dolarlık savunma sanayisi geliriyle listenin 43. sırasında yer aldı ve Türkiye’nin en üst sıradaki firması oldu. TUSAŞ, geçen yılki konumuna göre 3 basamak yükselerek 47. sıraya çıktı. Roketsan, istikrarlı performansını koruyarak 71. sırada konumlandı. Listeye son yıllarda giren ASFAT, önemli bir yükseliş kaydederek 78. sıraya yerleşti. MKE ise 4 basamak yükselerek 80. sırada kendine yer buldu.

Atlantic Council için hazırlanan bir analizde de, Türkiye’nin geliştirdiği “Çelik Kubbe” hava savunma mimarisinin Avrupa için dikkat çekici bir model olduğu vurgulandı. Raporda, Patriot ve SAMP/T gibi sistemlerde yaşanan füze üretim darboğazına karşı Türkiye’nin entegre ve katmanlı yaklaşımının önemli avantajlar sunduğu belirtildi. Türkiye’nin geliştirdiği Çelik Kubbe hava savunma mimarisinin modern savaş ortamında önemli avantajlar sağladığı ifade olundu.

Öte yandan, Roketsan tarafından geliştirilen Tayfun balistik füze ailesinin en yeni ve en güçlü üyesi Blok 4 için seri üretim sürecinin başladığı görülüyor. Yaklaşık 3 bin kilometre menzile ulaşacağı öngörülen ve hipersonik hız kabiliyetine sahip Tayfun Blok 4’ün seri üretime girmesinin Türkiye’nin stratejik caydırıcılığını yeni bir boyuta taşıyacağı uzmanlarca belirtiliyor. Uzmanlar, bu gelişme ile Türkiye’nin savunma doktrininde köklü bir değişikliğe yol açacağını ve bu alanda üretim yapabilen sınırlı sayıdaki seçkin ülkeler kulübüne dahil olacağını vurguluyorlar.

Bölgemizdeki gelişmeler değerlendirilirken, Türkiye’nin savunma sanayisi alanında son yıllardaki yükselişini ve atılımlarını da göz önünde tutmak gerekir. Türk savunma sanayisi firmalarının başarıları, mühendislerimizin azminin ve savunma sanayisi ekosistemindeki güçlü enerjinin göstergesi. Türkiye’nin savunma sanayisinde sürdürülebilir büyüme stratejisi ile hem bugünü hem de geleceği hedeflediğini görmek gerekir.

Gel de savunma sanayimizin yükselişiyle gururlanma. Gel de “nereden nereye” deme…

Görsel:  barandergisi.net

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanGürsel Demirok
Takip et:
Emekli diplomat. 1945 yılında doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni 1964 yılında bitirdi. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1969'da Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurulu 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müsteşarı idi. 1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel‘de 23 Nisan 1997 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü. 1997 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. Bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarda referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı. 2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel’deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte. Mainz ve Zürih‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmaya, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmaya, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmaya büyük önem verdi. 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan'ın başdanışmanı oldu, 2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Emekli olduktan sonra medyada köşe yazıları kaleme almaya başladı .
Önceki Makale Erdoğan’a sürpriz Kırım daveti
Sonraki Makale Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Kürsüde “yerli ve millî” havaalanında Çinli

Mustafa Böğürcü
28 Nisan 2026
EditörSerbest Kürsü

İsrail’den Lübnan’a “sarı hat”

Özer Arslanpay
28 Nisan 2026
Serbest Kürsü

Ermenistan’la normalleşme süreci hızlandırılmalı

Gürsel Demirok
27 Nisan 2026
Serbest Kürsü

Milletsiz, dilsiz, değersiz, ailesiz, cinsiyetsiz

Tijen Zeybek
26 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?