Televizyondan izlerken futbol karşılaşmaları sırasında sık sık ekrana “topa sahip olma” istatistikleri yansıyor.
Örneğin, A takımı yüzde 57-B takımı yüzde 43
Peki bu yüzdeler nereden geliyor?
Bir görevli gerçekten kronometre tutup “top şu anda A takımında mı” diyor? Kameralar mı hesaplıyor? Yoksa topun içinde bir çip mi var?
Hesaplama süreci birkaç aşamadan oluşuyor:
1–Önce “top kimde?” sorusunun cevabı bulunuyor
Top sahada hareket ederken sistem, hangi takımın topu kontrol ettiğini belirliyor. Burada önemli kelime “kontrol”. Top bir oyuncunun ayağından çıkıp diğer oyuncuya giderken, o birkaç saniyelik boşluk için ayrıca bir takıma “topa sahip olma süresi” yazılması gerekmiyor. Önemli olan topun hangi takımın kontrolünde olduğunun belirlenmesi.
2-Nasıl yapılıyor?
İşin teknoloji kısmı burada devreye giriyor. Profesyonel maçlarda sahayı farklı açılardan gören kameralar ve takip sistemleri bulunuyor. Bu sistemler oyuncuların ve topun hareketlerini takip edebiliyor.
Buna ek olarak maç sırasındaki pas, top kaybı, müdahale, topun dışarı çıkması gibi olaylar veri operatörleri tarafından canlı olarak kaydedilebiliyor. Yani sonuç yalnızca tek bir kameranın görüntüsünden çıkarılmıyor.
Kamera görüntüleri + canlı veri takibi + veri sağlayıcının hesaplama sistemi birlikte çalışıyor.
3-Top bir takımdan diğerine geçtiğinde ne oluyor?
Örneğin A takımının topu kontrol ettiğini düşünelim. A takımı oyuncuları kendi aralarında paslaşıyor. Derken top B takımına geçiyor.
Sistem önce A takımının kontrolündeki bölümü kaydediyor.
B takımı oyuncusu topu kontrol ettiği anda ise kayıt diğer takıma geçiyor.
Maç boyunca bu değişimler tekrar tekrar gerçekleşiyor.

4-Sonra bütün süreler toplanıyor
Diyelim ki sistem maç boyunca şu sonucu çıkardı:
A takımı: 3.420 saniye
B takımı: 2.580 saniye
Toplam:
3.420 + 2.580 = 6.000 saniye
A takımı oranı: 3.420 ÷ 6.000 × 100 = yüzde 57
Bu durumda B takımının oranı da doğal olarak yüzde 43
Böylece televizyon ekranında gördüğümüz yüzde 57-yüzde 43 ortaya çıkıyor.
5-Peki çipli top?
Topa sahip olma yüzdesinin hesaplanması için topun çipli olması gerekmiyor.
FIFA’nın bazı organizasyonlarda kullandığı bağlantılı toplarda (çipli top) sensör bulunuyor. Bu teknoloji topun hareketi ve oyuncu temasları konusunda çok hassas bilgiler sağlayabiliyor. Ancak “topa sahip olma” istatistiğinin ortaya çıkması için mutlaka çipli top kullanılması şart değil.
6-Neden bazen farklı yüzdeler var?
Çünkü topa sahip olma istatistiğinin hesaplanmasında kullanılan yöntem ve tanımlar veri sağlayıcıya göre değişebiliyor. Bir şirket bir pozisyonu belirli şekilde değerlendirirken başka bir şirket farklı değerlendirebiliyor. Bu nedenle aynı maç için çok küçük farklılıklar görmek mümkün.
7-Hesaplama yöntemlerindeki farklar neler?
Pas Sayısına Göre (Geleneksel Yöntem): Bazı şirketler topa sahip olmayı süreyle değil, toplam pas sayısı üzerinden hesaplıyor. Örneğin; bir maçta A takımı 400 pas, B takımı 200 pas yaptıysa, topa sahip olma yüzde 66’ya yüzde 34 olarak sisteme işleniyor.
Zamana Göre (Kronometre Yöntemi): Bazı sağlayıcılar ise topun fiilen hangi takımın kontrolünde olduğunu saniye saniye ölçüyor. Top taca çıktığında veya oyun durduğunda saat durdurulur ya da “nötr süre” olarak kaydediliyor.
Tartışmalı Pozisyonlar: Topun iki oyuncu arasında sıkıştığı, ikili mücadelelerde veya kalecinin topu havaya diktiği anlarda topun kimde olduğu veri analistinin veya şirketin “kontrol” tanımına bağlı.
Süreksizlik Yönetimi: Top oyunda değilken, örneğin faul, korner bekleyişi ve sakatlık anları sırasında geçen sürenin hesaba dahil edilip edilmeyeceği şirketten şirkete değişiyor.
8-Veri toplama biçimi
Yapay Zeka ve Bilgisayarlı Görü: Yeni nesil şirketler saha içi kameralarından gelen görüntüleri yapay zekaya işleterek milisaniyelik ölçümler yapıyor.
Manuel İşaretleme (Opta vb.): Bazı şirketler ise maçı canlı takip eden operatörlerin (veri analistlerinin) butonlara basarak pasları ve kontrolleri kaydetmesi yöntemiyle veri topluyor. İnsan faktörü de ufak sapmalara neden olabiliyor.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
