Daha önce ülkemizdeki Fetö kumpaslarından bildiğimiz gibi, spor hukukunda kanıt olmasa da bir suçun işlendiğini düşünmek, bu yönde izlenime kapılmak yani “kanaat getirmek” yeterlidir.
Bu ifadenin günlük dile tercümesini şöyle yapmak mümkün:
Suçlanan kişinin suçsuz olması da pekâlâ mümkündür ancak spor hukukunda amaç oyunun “önceden tahmin edilmesi mümkün olmayan doğasını” korumaktır.
Bu nedenle, elde edilen delillerden “şüphe doğuyorsa”, karar çoğunlukla futbolu korumak için suçlananı cezalandırma yönünde olur.
Avrupa Birliği Spor Müsabakalarının Manipülasyonu Sözleşmesi (Macolin Sözleşmesi) şikeyi “kendisi veya başkası için müsabaka sonucunu etkilemek amacıyla haksız avantaj etmek” olarak tanımlıyor.
Buna göre Eyüpspor Başkanı’nın aynı ligde yarışan başka bir takımın futbolcusunun maaşını gizlice tartışmalı bir para ile ödemesi bu tanıma uyar. Yeterinden çok daha fazla şüphe uyandırır.
Yasa dışı bahis sözleşmesi imzalamak, karaborsa bilet satmak, hakemlerin makul ile açıklanamayan kart standartları, gizli sponsor; hepsi haksız avantaj sağlamaktır yani şikedir.
Ama Türkiye’de spor hukuku sadece ve sadece Fenerbahçe’yi durdurmak için vardır.
Bu yüzden ne hocaya ne futbolcuya ne takımıma ne eski ne de yeni yönetime kızarım.
Ama bunun farkında olmayan ve Fenerbahçe’yi özellikle mali konularda zayıf bırakacak işler yapan yönetimi lanetlerim.
Onun dışında keyfim çok iyi çünkü Fenerbahçe ülkenin en iyi takımı, en iyi futbolcular bizde ve en iyi hocalar hep bizi çalıştırıyor ve her sene şampiyon oluyoruz…
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
