Rus uzmanlar, bir Türk şirketi tarafından işletilen Sierra Leone bayraklı “Altura” petrol tankerine Karadeniz’de düzenlenen saldırının perde arkasında Ukrayna’nın bulunduğunu iddia etti.
Medya Günlüğü’nün sorularını yanıtlayan Emekli Rus istihbarat Generali Nikolay Plotnikov, son günlerde Türkiye’de insansız hava araçlarının (İHA) düşmesi olaylarının yaşandığını hatırlattı.
Rusya Bilimler Akademisi’ne bağlı Şarkiyat Enstitüsü Bilimsel ve Analitik Bilgi Merkezi Başkanı Prof. Dr. Plotnikov şunları söyledi:
“Bu saldırı da Ukrayna’nın işi. Rusya’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarla Kiev yönetimi ve onu destekleyen Batılı güçler, Moskova’nın Orta Doğu’daki savaşın yarattığı durumdan faydalanarak enerji ihracatını artırmasını engellemeyi amaçlıyor. Ukrayna’nın, Türk Akımı ve Mavi Akım doğal gaz boru hatlarına ve Baltık’taki Rus limanlarına yönelik saldırıları da bu alçak operasyonların bir parçası.”
Saldırıda Ankara’nın çıkarlarının da hedef alındığını belirten Plotnikov, “Türkiye, sadece dev bir enerji tüketicisi değil, aynı zamanda giderek bir enerji merkezine de dönüşüyor. Batılı güçler, Türkiye’nin transit ülke rolünü dikkate alarak ‘Rusya-Türkiye-üçüncü ülkeler’ hattındaki iş birliğini bozma çabalarını sürdürüyor” dedi.
Ankara’nın Karadeniz’deki saldırılar nedeniyle Ukrayna’ya sert tepki vermesi gerektiğini kaydeden Plotnikov, “Ukrayna’nın, Türk gemilerine yönelik saldırıları, Ankara’nın NATO’daki müttefiklerinin, özellikle Birleşik Krallık ve Almanya’nın onayı ve desteği olmadan gerçekleştirmesi imkansız. Bu durum, kendisini cezasız hisseden Kiev yönetimini daha da cesaretlendiriyor” görüşünü savundu.
Ünlü askeri uzman Emekli Albay Viktor Litovkin de, “Tankere yönelik saldırı, Ukrayna’nın gerçekleştirmiş olduğu bir terör eylemi. Saldırıda kullanılan İHA’lar kesinlikle Ukrayna’ya ait. Buna hiç şüphem yok. Ukrayna, ABD ve diğer NATO ülkelerinin yardımlarıyla bu saldırıları yapıyor. Amaç, Rusya’nın ve onunla iş birliği yapan devletlerin çıkarlarına zarar vermek” dedi.
Ukrayna’nın Türkiye’ye “nankörlük” yaptığını da öne süren Litovkin, “Kiev bu saldırıyla çevresel bir felakete yol açmayı, denizi petrolle kirletmeyi ve bölgedeki gemi trafiğini durdurmayı amaçlıyor. Böylece sadece Rusya’ya değil, başta Türkiye olmak üzere diğer Karadeniz ülkelerine de zarar veriyor. Ankara’nın bu durumu dikkate alması gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.
Saldırı, Rus medyasında da geniş yer aldı. Rossiya-1 TV canlı yayında ünlü sunucu Vladimir Solovyov, “Ukrayna Türk gemisine saldırdı. Türkiye bir NATO ülkesi. Peki NATO’nun 5. maddesi nerede? Şimdi Türk ortaklarımıza soruyorum, yılan rejimin bu yaptığını nasıl buldunuz” diye sordu.
Tanker kimin?
Forbes‘un haberine göre, “Altura” tankerinin daha önce Beşiktaş Denizcilik bünyesinde “Beşiktaş Dardanelles” adıyla hizmet verdiği biliniyor. Gemi, Mayıs 2024’te Panama merkezli Kayseri Shipping tarafından alınarak “Kayseri” adını aldı. Son olarak Kasım 2025’te Pergamon Denizcilik’e geçerek mevcut ismini kullanmaya başladı.
Gemi, İran’a bağlantılı olduğu iddiaları nedeniyle çeşitli uluslararası yaptırımlara maruz kaldı. Tanker, 24 Ekim 2025’te Avrupa Birliği yaptırım listesine girdi. Ardından 13 Aralık 2025’te İsviçre ve Ukrayna, 24 Şubat 2026’da ise Birleşik Krallık tarafından yaptırım listelerine dahil edildi.
“Altura”, Portekizce ve İspanyolca kökenli bir kelime, “boy”, “yükseklik” veya “seviye” anlamına geliyor. Bir şeyin yerden olan dikey mesafesini veya bir kişinin boyunu anlatmak için kullanılıyor.
Ankara’nın açıklaması
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, “Ham petrol taşıyan ‘Altura isimli, Sierra Leone bayraklı ve Türk işletenli tankere yönelik Karadeniz’de gerçekleştirilen saldırıyı büyük endişeyle karşılıyoruz” dedi.
Keçeli, X’ten yaptığı paylaşımda şunları söyledi:
“Saldırıya ilişkin olarak ilgili kurumlarımız tarafından gerekli inceleme ve teknik müdahaleler yapılmakta olup, gemide bulunan 27 Türk mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmiştir. Karadeniz’deki Münhasır Ekonomik Bölgemiz içerisinde meydana gelen ve uluslararası hukuka aykırı olan bu ve benzeri saldırılar, bölgede can, mal, seyir ve çevre emniyeti bakımından ciddi riskler oluşturmaktadır. Savaşın Karadeniz sathına yayılmasının ve daha da tırmanmasının önlenmesini teminen, ilgili taraflarla temaslarımızı sürdürmekteyiz. Bu doğrultuda ayrıca, ülkemizin bölgedeki ekonomik çıkar ve faaliyetlerinin korunması amacıyla, uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tedbirleri alma hakkımızı saklı tutuyoruz.”
Fotoğraf: vesselfinder.com
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
