Cumartesi, 14 Şub 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Şiddetli yağışların anımsattıkları

Gürsel Demirok
Son güncelleme: 14 Şubat 2026 00:28
Gürsel Demirok
Paylaş
Paylaş

Geçen haftalarda çeşitli yörelerde yaşanan şiddetli yağışlar ve yerel yönetimlerin yağışların yol açtığı zararları gidermeye yönelik çabaları yıllar öncesine ait anılarımın canlanmasına yol açtı.

Almanya’da şifalı sularıyla ve kaplıcalarıyla ünlü kenti Bad Kreuznach, Mainz Başkonsolosluğu  görev bölgesi içindedir. Ormanlar ve üzüm bağları arasındaki kent, Nahe Nehri’nin her iki yakası içinde yer alır. Nahe Nehri yoğun yağışların olduğu kimi zamanlar kenti seller altında bırakır, büyük zararlara yol açar.

23 Nisan 2024 tarihinde bu köşede yayınlanan “Almanya’daki Atatürk Salonu” başlıklı yazımda belirttiğim gibi, bu kentteki Parkhotel Kurhaus, birçok ünlü devlet adamının ve askerin buluşmasına tanıklık eden bir mekandır. Otel, Birinci Dünya Savaşı sırasında Alman Genel Karargahı olarak kullanıldığı tarihlerde bizim için önemli tarihi bir görüşmeye de tanıklık etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, Aralık 1917’de genç bir Osmanlı generali olarak orduyu temsilen Osmanlı Veliahtı Mehmed Vahdettin ile Almanya’ya yaptığı ziyarette, Türk Heyeti Genel Karargâh’da kalmış ve önemli görüşmeler gerçekleştirmiştir.

Mainz’da Başkonsolos olduğum yıllarda (1993-1997) bu dostluk ziyaretinin anılmasının yararlı olacağını düşünerek, Bad Kreuznach Belediye Başkanı Rolf Ebbeke ve Parkhotel Kurhaus sahibi Gojka Loncar ile görüşmelerde bulunmuştum. Neticede, ziyaretten 80 yıl sonra 23 Nisan 1997 tarihinde düzenlenen görkemli bir törenle Atatürk’ün anısına otelin girişine bir yazıt konmuş, otelin tarihi salonlarından birine Atatürk’ün adı verilmişti.

Bad Kreuznach Belediye Başkanı Rolf Ebbeke törende konuşma yapan şahsiyetler arasındaydı. Dia gösterisi ile yaptığı konuşmasında Ebbeke, iki ülke arasındaki tarihi dostluk ilişkilerini de anımsatmıştı. Bu çerçevede, 1918 yılında Bad Kreuznach’daki sel felaketi üzerine Osmanlı Sultanı V. Reşad’ın Bad Kreuznach halkına yaptığı 10.000 marklık yardımı, o tarihlere ait fotoğraf ve gazete haberleri ile yansıtmıştı. Bad Kreuznach şehrinin, Sultan’ın yaptığı bu yardımın karşılığını İstanbul’da 1918 Haziran’ında çıkan büyük yangın sonucu evsiz kalan, zarar gören insanlara imkanları ölçüsünde 2000 mark yardım gönderdiğine, Sultan V. Reşad’ın ölümünün Bad Kreuznach’da üzüntü yarattığına, mesajlar teati olunduğuna işaret etmişti.

Bad Kreuznach’ı ziyaret eden önemli şahsiyetler için açılan şehrin “Demir Defteri”ni tanıtan Ebbeke, Defterin baş kapağının l. Dünya Savaşı’ndaki müttefikleri simgelediğini ifade etmişti. Defterde, Veliaht Vahdettin, Mustafa Kemal Paşa ve Karargâh’taki Osmanlı Temsilcisi Zeki Paşa’nın imzalarının yer aldığı sayfayı dia ile yansıtmıştı.

Ebbeke’nin anlattıkları, 1. Dünya Savaşı’nda müttefik olan iki ülke arasındaki yakın dostluğu ve zor günlerdeki yardımlaşmayı gösteriyordu. Bu zamanda bu tür yardımlaşmalara, deprem dışında, pek rastlanmıyor. 

Öte yandan, son yağışlarda yerel yönetimlerin yoğun çalışmalarına ve zarar gören yurttaşlara destek olmalarına rağmen, kimi yurttaşların yakınmaları ve yerel yönetimlere yönelik eleştirileri dikkat çekiyor. Yerel yönetimlerin önceden önlem almaları görev ve sorumluluğu. Peki yurttaşın da yoğun yağışlara karşı, evini, iş yerini korumak için tedbirli olması gerekmiyor mu? Her şey yerel yönetimlerden ve devletten mi beklenmeli? Yoksa yurttaş da üzerine düşen tedbirleri almalı mı? Bu konuda görev ve sorumluluk üstlenmeli mi? İlgili makamlarımızın şiddetli yağışlar öncesinde “dikkatli ve tedbirli olunması” yolunda yaptıkları uyarıları kaçımız dikkate aldı?

Bu konuda da bir anımı paylaşayım:

Başkonsolos olduğum yıllarda, Bad Kreuznach şehrindeki evler bir keresinde şiddetli yağışlar ve sel  nedeniyle büyük zarar görmüştü. Belediye de, “zarar gören evlerde oturanlara maddi yardımda bulunacağı” açıklamasında bulunmuştu. O şehirde oturan yurttaşlarımıza geçmiş olsun demek için Bad Kreuznach’a gitmiş, yakın dostluk içinde olduğum Belediye Başkanı Ebbeke’yi de ziyaret etmiştim. Belediye Başkanı görüşmemizde şunları söylemişti:

“Bu açıklamamızı duyan şehrimizin sakini bazı Türkler de Belediye’den yardım istemeye geldiler. Araştırma yaptıktan sonra kimisine yardım yaptık, kimisini geri çevirdik. Biz yardım edeceğiz dedik ama önceden tedbir almasına rağmen evleri zarar görenlere yapacağız dedik. Kimileri hiçbir tedbir almamış, kapısının önüne kum torbaları vs. koymamış yardım istiyor. Tedbirini almayanlara yardım yok, tedbirini alıp zarar görenlere yardım var.”

Alman düşünce sistemi böyle işliyordu.

Bu anımı, yerel yönetimlerin çabalarını ve Alman Belediye Başkanı’nın anlattıklarını paylaştığım Amerika’da (Teksas) uzun yıllar yaşayan bir dostum şunları söyledi:

“Ben büyük çoğunluğun belediyenin işi ne? Gelsin temizlesin. Suyu attırsın, vs… dediğini duyar gibiyim. Teksas’ta da birkaç senede bir kasırgalar yüzünden her yeri su basar, ağaçlar kökünden kopar… Belediye sadece evlerini su basanları kurtarma çabasında bulunur. Evlerin tamamı sigortalanma zorunda. Dolayısıyla doğal afetlere karşı sigorta şirketleri sorumluluk alır… Tabii bizde sel, yangın sigortaları edinmek olağan bir uygulama değil…. Hangi işimiz akılla mantıkla çözülüyor? Kadıköy Çarşısı’nda dikkat ettim, manav, dükkan sahipleri en yakındaki mazgallara ayakları ile pislikleri  itiveriyorlar. Kaçını uyardım. ‘Bir şey olmaz’ dediler.” 

Dostumun, Amerika’daki uygulama dahil söyledikleri önemli. Peki bizde sistem nasıl işliyor? Yurttaş görev ve sorumluluklarının bilincinde mi? Evleri selden zarar gören yurttaşların önceden uyarıldığı üzere gerekli tedbirleri alıp almadıkları araştırılıyor mu? Örneğin, kapılarının önüne bir tedbir olarak kum torbası koyup koymadıkları soruluyor mu? Yoksa yurttaşın derdine deva olmaya çalışan belediyeler, evleri zarar gören yurttaşların sorgusuz sualsiz yardımlarına koşuyor, onlara ellerinden geldiğince destek oluyor, halılarını yıkıyor, evlerini temizliyor, kum torbalarını sağlıyor ve bir teşekkür almaksızın yapılan tüm eleştirileri sineye mi çekiyorlar? 

Ne dersiniz?..

İlgili yazı:

Almanya’daki Atatürk Salonu

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanGürsel Demirok
Takip et:
Emekli diplomat. 1945 yılında doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni 1964 yılında bitirdi. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1969'da Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurulu 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müsteşarı idi. 1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel‘de 23 Nisan 1997 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü. 1997 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. Bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarda referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı. 2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel’deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte. Mainz ve Zürih‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmaya, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmaya, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmaya büyük önem verdi. 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan'ın başdanışmanı oldu, 2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Emekli olduktan sonra medyada köşe yazıları kaleme almaya başladı .
Önceki Makale Bugünkü köşe yazıları
Sonraki Makale Japonya-Türkiye karşılaştırması

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Bu ne küstahlıktır sonu neye varır? 

Tijen Zeybek
14 Şubat 2026
ManşetSerbest Kürsü

“52 numaralı” otobüs

Alper Eliçin
14 Şubat 2026
EditörSerbest Kürsü

Takvimlerdeki bilmece

Halil Ocaklı
14 Şubat 2026
Serbest Kürsü

Kapitalizm demokrasiden boşanıyor

Yıldırım Aktuğan
10 Şubat 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?