2026 Dünya Kupası başlamadan kısa süre önce Rusya Milli Takımı sezonu Kaliningrad’da oynanan mütevazı bir hazırlık maçıyla kapattı.
Gerçi rakip FIFA sıralamasında çok gerilerde bulunan Trinidad ve Tobago’ydu ama maçın sonucu değil, asıl sonrasında yaşananlar dikkat çekiciydi.
Son düdüğün ardından futbolcular taraftarlarını selamlarken stadyumu Sovyet rock müziğinin efsane isimlerinden Vyaçeslav Butusov’un “Goodbye, America” (Hoşça Kal Amerika) şarkısını seslendiren çocuk korosunun sesi doldurdu. Dev ekranlarda ise Rusya’nın geçmiş Dünya Kupası serüvenlerinden görüntüler gösterildi. Mesaj açıktı: Ukrayna işgali nedeniyle dört yılı aşkın süredir uluslararası futbolun dışına itilen Rusya, futbolun en büyük sahnesi olan Dünya Kupası’nı bir kez daha televizyondan izlemek zorunda kalacaktı. Öyle de oldu…
Bugün Rus Milli Takımı büyük uluslararası turnuvalardan men edilmiş durumda. Rus kulüpleri de Avrupa kupalarına katılamıyor. Buna rağmen Rus futbol tamamen dünyadan kopmuş değil. Oyuncular Avrupa’ya transfer olmaya devam ediyor, futbol yöneticileri ise perde arkasında uluslararası futbola dönüşün yollarını arıyor.
Oysa yalnızca birkaç yıl önce tablo çok farklıydı.
Rusya’nın ev sahipliği yaptığı 2018 Dünya Kupası ülke açısından büyük bir başarı olarak değerlendirilmişti. Turnuvanın sürpriz ekiplerinden biri olan Rusya, son 16 turunda eski dünya şampiyonu İspanya’yı eleyerek çeyrek finale yükselmiş, ancak final oynayacak Hırvatistan’a penaltılarla kaybederek turnuvaya veda etmişti. Bu başarı, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Rus futbolunun ulaştığı en yüksek noktalardan biri olarak görülüyordu.
O takımın yıldızlarından Artyom Juba daha sonra Ukrayna savaşına destek veren açıklamalar yaparken, orta saha oyuncusu Fyodor Smolov sosyal medyada paylaştığı “Savaşa Hayır” mesajıyla farklı bir tavır ortaya koydu. Ancak Rus futbolcuların büyük çoğunluğu savaş konusunda sessiz kalmayı tercih etti.
“3. sınıf takımlar”
Bugün ise Rusya’nın karşısına çıkan rakiplerin seviyesi eski günlerden oldukça uzak. Avrupa ülkelerinin büyük bölümü Rusya ile maç yapmayı reddettiği için milli takım çoğunlukla Moskova’nın “dost ülke” olarak tanımladığı devletlerle karşılaşıyor. İşgalden bu yana oynanan 28 maçın yalnızca ikisi Avrupa takımlarına karşıydı; Sırbistan ve Belarus’a karşı oynanan bu karşılaşmalar Rusya’nın 4-0’lık galibiyetleriyle sonuçlandı.
Ancak sahadaki sonuçlar kamuoyunun ilgisini geri getirmeye yetmiyor. Moskova’da yaşayan 30 yaşındaki taraftar Nikolay’ın sözleri bu ilgisizliği özetliyor:
“Bu maçları takip etmiyorum. Rakiplerin çoğu dünya futbolunun üçüncü sınıf takımları. Zaten hazırlık maçları da sıkıcı.”
Adının yazılmasını istemeyen bir Rus spor gazetecisine göre futbolcuların çoğu da mevcut durumdan memnun değil.
Söz konusu gazeteci, “Elbette savaşın bir an önce bitmesini istiyorlar. Birçoğu genç ve Avrupa’da oynamayı hayal ediyor. Ancak İngiltere ve Almanya gibi büyük ligler şu an Rus futbolcuları gündemine bile almıyor” diyor.
Buna rağmen Rus futbolunda yeni bir kuşağın yükseldiği düşünülüyor. Moskova’dan 26 yaşındaki taraftar Arseniy, milli takımın Dünya Kupası’na katılması halinde en azından eleme aşamalarını geçebileceğine inanıyor ve “İyi bir jenerasyonumuz var. Avrupa liglerinde üst düzey performans gösteren oyuncularımız da bulunuyor” diyor.
Savaş ve yaptırımlar transfer süreçlerini zorlaştırmış olsa da Avrupa futbolu Rus oyunculara tamamen sırtını dönmüş değil.
PSG’de gerginlik
Bu dönemin en dikkat çekici transferlerinden biri, kaleci Matvey Safonov’un 2024 yılında Krasnodar’dan Paris Saint-Germain’e gitmesi oldu. Yaklaşık 20 milyon avroluk transfer bedeli, Fransız futbol tarihinde bir kaleci için ödenen en yüksek rakamlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Ancak Safonov’un PSG kariyeri kısa sürede siyasi bir boyut da kazandı. Fransız kulübü daha sonra Ukraynalı savunmacı İlya Zabarnı’yı kadrosuna kattı. Zabarnı daha önce Ukrayna ordusuna destek verdiğini açıklamış ve Ruslarla ilişki kurmak istemediğini söylemişti.
Bugün iki futbolcu aynı takımda forma giyiyor ancak kamuoyu önünde birbirlerinden uzak duruyorlar. Kıtalararası Kupa finalinde Safonov’un kurtardığı penaltıların ardından Zabarnyi’nin takım arkadaşını kutlamaması dikkat çekmişti.

İlya Zabarnı ve Matvey Safonov. Fotoğraf: leparisien.fr
Bir başka önemli transfer de Arsen Zaharyan’ın Dinamo Moskova’dan İspanya’nın Real Sociedad kulübüne gitmesi oldu. Transfer bedelinin 12 milyon avronun üzerinde olduğu bildirildi.
Yaptırımlar nedeniyle bu tür transferlerin mali boyutu zaman zaman tartışma konusu oluyor. Rus kulüplerinin işlemleri yaptırım kapsamı dışında kalan bankalar, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi üçüncü ülkeler veya farklı finansman yöntemleri üzerinden gerçekleştirdiği öne sürülüyor.
Hollandalı araştırmacı yayın kuruluşu Follow the Money’nin 2024 tarihli araştırmasına göre PSG dahil yaklaşık 40 Avrupa kulübü Rus kulüpleriyle yaptırım kurallarını ihlal etmiş olabilecek transfer işlemleri gerçekleştirdi. Buna rağmen şu ana kadar geniş çaplı bir yaptırım süreci başlatılmadı.
Savaş sırasında yurt dışına giden Rus futbolcular arasında Aleksey Mirançuk, Anton Mirançuk, Daler Kuzyayev, Fyodor Çalov ve Magomed Ozdoyev gibi isimler de bulunuyor.
Yurt dışına yöneliş aynı zamanda Rusya Premier Ligi’nin eski cazibesini kaybettiğinin de göstergesi.
Savaş öncesinde yüksek maaşlar ve Avrupa kupalarında düzenli oynama fırsatı birçok futbolcuyu kariyerini Rusya’da sürdürmeye teşvik ediyordu. Bugün ise bazı oyuncular daha düşük ücretlere razı olup Avrupa’ya gitmeyi tercih ediyor.
Rusya Premier Ligi 2010’lu yılların başında Avrupa’nın en güçlü organizasyonlarından biri olarak görülüyordu. Ancak 2014’te Kırım’ın ilhak edilmesinden sonra yaptırımlar, ekonomik durgunluk ve rublenin değer kaybı kulüplerin mali gücünü aşındırdı.
Yapılan hesaplamalara göre ligin toplam değeri 2014’ten bu yana reel olarak yaklaşık yüzde 62 geriledi.
Yine de beklenen büyük çöküş yaşanmadı. Savaşın ilk dönemlerinde çok sayıda yabancı futbolcu ve teknik adam ülkeden ayrılmış olsa da Rus kulüpleri kısa süre içinde Latin Amerika pazarına yöneldi. Brezilya, Arjantin ve Kolombiya’dan çok sayıda oyuncu transfer edildi.
Transfermarkt verilerine göre Rusya Premier Ligi bugün hâlâ Avrupa’nın en değerli ilk 10 ligi arasında yer alıyor.
Gazprom destekli Zenit St. Petersburg bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Kulüp Brezilyalı orta saha oyuncusu Luis Henrique için 30 milyon avronun üzerinde ödeme yapabilecek ekonomik güce sahip.
Yasak esniyor
Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) bu ay başında sürpriz bir kararla Rusya Olimpiyat Komitesi’ne (ROC) uygulanan askıya alma/uzaklaştırma cezasını geçici olarak kaldırdı. Bu da, Rus sporcuların 2028 Los Angeles Olimpiyatları’na katılmasının önünü açtı.
Ayrıca, voleybol, halter, jimnastik, masa tenisi ve fitness gibi dallarda Rus sporculara uygulanan yasaklar kaldırıldı.
Aslında, FIFA Başkanı Gianni Infantino şubat ayında yaptığı açıklamada Rusya’nın dışlanmasının “hiçbir işe yaramadığını” ve yalnızca daha fazla hayal kırıklığı yarattığını söylemişti ama UEFA Başkanı Aleksander Ceferin katı bir tutum takınarak Rusya’nın ancak savaş sona erdiğinde geri dönebileceğini belirtti. Avrupa ülkelerinin de Rus takımlarına uygulanan yasağın sürmesinden yana olduğu söyleniyor.
Şimdilik tek istisna, Rusya’nın 15 yaş altı (U15) erkek ve kız futbol milli takımlarının uluslararası organizasyonlara katılmasına izin çıkması.
Yararlanılan kaynak: The Moscow Times
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
