Rusya’nın önde gelen Orta Doğu uzmanlarından Nikita Smagin’in Carnegia Russia Eurosia Center’da yayınlanan analizi:
ABD ve İsrail İran’a karşı yeni bir askeri müdahaleye başlarken, Rusya da Ukrayna’daki savaşa rağmen izole edilmiş Tahran’a silah sevkiyatını artırıyor.
İran’ın elinde halihazırda Rus yapımı eğitim jetleri, taarruz helikopterleri, zırhlı araçlar ve hafif silahlar bulunuyor. Şimdi ise iki ülke, Financial Times’a göre yeni bir büyük anlaşma daha imzaladı; bu anlaşmaya göre Rusya İran’a 500 milyon euro değerinde “Verba” omuzdan atılan hava savunma sistemleri sağlayacak.
Askeri teknoloji alanındaki iş birliğinin ölçeği giderek büyüse de bu silah sevkiyatlarının İran’ı ABD veya İsrail hava saldırılarından koruyabilmesi pek olası görünmüyor.
Rus “Verba” sistemlerinin satın alınmasına ilişkin yeni anlaşma etrafındaki tüm ilgiye rağmen, bunun İran çevresindeki mevcut gerilim üzerindeki etkisi abartılmamalı. Bunlar sınırlı işlevselliğe sahip silahlar. Verba omuzdan atılan füzeleri alçak irtifada uçan uçakları, helikopterleri ve seyir füzelerini vurabilir. Başka bir deyişle, yalnızca doğrudan İran toprakları üzerinde bulunan ve yerden çok yüksek olmayan hedeflere karşı işe yarar. Bu da ABD veya İsrail saldırılarını engellemek için kullanılmalarının pek olası olmadığı anlamına gelir.
İran hedeflerine yönelik önceki saldırılarda, geçen haziran ayındaki 12 günlük savaş da dahil olmak üzere, füzelerin neredeyse tamamı İran’ın üzerinden değil, komşu Irak’ın üzerinden fırlatılmıştı; böylece karşılık verilme ihtimali azaltılmıştı. O dönemde nükleer tesisleri vuran Amerikan B-2 bombardıman uçakları, daha gelişmiş füze savunma sistemlerinin bile erişemeyeceği irtifalarda uçuyordu. ABD ve İsrail muhtemelen olası zararları en aza indirmek için bu yaklaşımı tekrar edecektir.
Başka bir deyişle, Rus sistemleri tamamen farklı bir savaş türü için tasarlanmıştı. En fazla, Orta Doğu’nun başka bölgelerinde İran’ın vekil güçleri tarafından kullanılabilirler; çünkü bu bölgelerde ABD askeri üslerine daha fazla yaklaşma imkânı var. Ancak bu durumda bile İran’ın zaten elinde bulunan insansız hava araçları daha ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Büyük olasılıkla Rusya, “Verba” sistemlerini İran’a tam da modern savaşta pek talep görmedikleri için vermeye karar verdi. Diğer tüm sınırlamaların yanında bu sistemler drone saldırılarını püskürtmek için de uygun değil; bu nedenle satışlarının Moskova’nın Ukrayna’daki savaş operasyonları üzerinde herhangi bir etkisi olmayacaktır.
Anlaşma ayrıca son yıllarda İran ile Rusya arasında imzalanan diğer askeri teknoloji sözleşmeleriyle karşılaştırıldığında oldukça mütevazı görünüyor. 2022 ve 2023’te imzalanan Rus Su-35 savaş uçakları ve Mi-28 taarruz helikopterleri satın alma anlaşmaları hem maliyet hem de gerçek etkileri açısından çok daha önemliydi.
Bununla birlikte yeni bir silah türünün tedariki yine de Rusya ile İran arasındaki askeri yakınlaşmanın büyüdüğünün bir göstergesi olarak önem taşıyor. İran, hava savunmasını herhangi bir şekilde güçlendirebilecek mümkün olduğunca çok ve çeşitli silah edinmeye çalışıyor. Rusya da mevcut imkânları ölçüsünde bu çabada ona yardımcı olmaya hazır.
“Verba” sistemlerinin İran’a teslim edilmesi 2027–2029 yılları için planlandı. Ancak Moskova’nın halihazırda Tahran’a yeni silahlar sağladığını gösteren pek çok kanıt var ve bunların bir kısmı zaten kullanılıyor.
Örneğin 2023’te Tahran, Moskova’dan ilk Yak-130 eğitim jetlerini aldı ve İranlı pilotlar son iki yıldır bu uçakları kullanıyor. Görünüşe göre 2025’te bu uçaklardan daha fazlası teslim edildi: Yak-130’un üretildiği İrkutsk’tan Tahran’a geçen yıl bir An-124 askeri nakliye uçağı en az dört uçuş yaptı. Buna ek olarak, geçen sonbaharda Su-35 savaş uçaklarının tedarikine ilişkin sözleşme hakkında yeni ayrıntılar ortaya çıktı: Rusya’nın 2026–2028 yılları arasında kırk sekiz uçak teslim etmesi planlanıyor.
Ocak 2026’da ise İran’ın en fazla altı adet Rus Mi-28 taarruz helikopterine sahip olduğuna dair kanıtlar ortaya çıktı. İranlı pilotların bu helikopterleri Tahran semalarında kullanmayı öğrendikleri görülüyor. Bu durum önemli çünkü askeri uzmanlar Rusya’nın İran’a böyle bir ekipman sağlamaya hazır olup olmadığı konusunda şüpheler dile getiriyordu. Mi-28 şu anda Moskova tarafından Ukrayna’ya karşı yürütülen askeri operasyonlarda aktif olarak kullanılıyor ve bu durum ülke içinde bu helikoptere olan talebi artırıyor. Buna rağmen Kremlin helikopterleri İran’a göndermeyi kabul etti; bu da Tahran’ı memnun etmeye ve bazı siparişlere öncelik vermeye hazır olduğunu gösteriyor.
Rusya’nın silah tedarikine ilişkin bilgilerin çoğunun İran içinde çekilen fotoğraf ve videolardan gelmesi de dikkat çekici. Örneğin geçen şubat ayında, İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun askeri tatbikatları sırasında çok sayıda Rus yapımı Orsis T-5000M keskin nişancı tüfeği sergilendi. Ne Rusya ne de İran bu tür sözleşmeleri duyurmuştu ve konu hakkında medyada da herhangi bir haber çıkmamıştı.
Benzer şekilde Rus Spartak zırhlı araçları 2024’ün sonlarında İran’dan gelen görüntülerde görünmeye başladı; ancak bunların ihracına ilişkin ne resmi kaynaklardan ne de medya sızıntılarından herhangi bir bilgi verilmişti. Sosyal medyadaki videolara bakılırsa Tahran, Moskova’dan bu zırhlı araçlardan onlarca adet almış ve Ocak ayındaki protestoları bastırmak için bunları kullanmış.
Görünüşe göre Rusya ve İran askeri teknolojiye ilişkin anlaşmalarının önemli bir bölümünü gizli tutmayı başarıyor. Bu durum, son iki ay içinde Rusya ve Belarus’tan İran’a gerçekleştirilen yoğun askeri nakliye uçuşlarının yarattığı merakı daha da artırıyor. Yalnızca şubat ayında en az altı uçak İran’a iniş yaptı; aralık ve ocak aylarında da birkaç uçuş daha gerçekleşti.
Bu durum kısmen ilk Mi-28’lerin teslimatıyla açıklanabilir. Rusya ayrıca İran’a Su-35 uçakları için parçalar, 12 günlük savaş sırasında zarar gören S-300 füze sistemleri için bileşenler, elektronik harp sistemleri veya başka ekipmanlar da gönderiyor olabilir. Ancak şu an için bunların çoğu yalnızca birer tahmin ve ancak İran’daki tatbikatlar, geçit törenleri veya askeri operasyonlardan yeni görsel veriler ortaya çıktıkça doğrulanacak.
Yine de İran’ın yeni silah türlerini hızla edinme çabalarına rağmen Rus tedariki artmakta olsa da mevcut güç dengesini önemli ölçüde değiştirecek düzeyde değil. En iyi ihtimalle, bunlar ileride ortaya çıkabilecek protesto veya ayaklanmaları bastırmakta işe yarayacak.
Aynı zamanda iki ülke arasındaki askeri teknoloji iş birliğinin giderek büyümesi, Moskova’nın İran için hâlâ ciddi planları olduğunu gösteriyor. Buna göre Rusya’nın İran’a silah tedariki yakın zamanda kesilmez, hatta fırsat bulduğu takdirde önemli ölçüde artabilir. Şu anda Kremlin Ukrayna’daki savaşla fazlasıyla meşgul ve Tahran’ı ABD ve İsrail saldırılarından kurtarma niyetinde değil. Ancak Kremlin’in hesaplarının ve önceliklerinin değişebileceği bir zaman gelebilir. Spartak zırhlı araçlarıyla zorla dağıtılan İranlı protestocular ise Rusya’nın ülkelerindeki etkisinin gerçeğini ilk elden görmüş oldu.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
