32 C
İstanbul
12 Haziran 24, Çarşamba
spot_img

Malezya uçağının gizemi

Havacılık tarihinin en büyük gizemlerinden biri olan, yüzlerce kişi taşıyan Malezya Hava Yolları’na ait yolcu uçağının bundan dokuz yıl önce kaybolması Netflix’te yayınlanan bir belgeselle yeniden gündeme geldi.

Üç bölümlük “Kaybolan Uçak” dizisinde, 8 Mart 2014’te Pekin’e gitmek üzere Kuala Lumpur’dan havalanan Boeing-777 tipi MH370 sefer sayılı uçuşta yaşananlar ve sonrası anlatılıyor.

İçinde 153’ü Çin vatandaşı toplam 239 kişi bulunan dev uçak kalkışından yaklaşık bir saat sonra radardan kayboldu. Bir iki parçası dışında uçağın enkazının bulunamaması MH370’le ilgili gizemin şimdiye kadar çözülememesinin asıl nedeni. Gizemi artıran, yedi saatlik yakıtı bulunan uçağın radardan kaybolmasından sonraki altı saat boyunca Inmarsat uydusuyla elektronik iletişimini sürdürmesi.

Esas olarak kazanın başından beri gelişmeleri izleyen havacılık konusunda uzman ABD’li gazeteci Jeff Wise’la Fransız Le Monde gazetesi muhabiri Florence de Changy’nin iddialarına dayanan dizide üç teori öne çıkıyor:

1-Pilot Zaharye Ahmed Şah’ın intihar etmek amacıyla kabindeki basıncı düşürüp yolcuları oksijensiz bırakması ve yakıtının bitmesinden sonra uçağın Hint Okyanusu’na çakılması.

2-Kırım’ın işgali nedeniyle dikkatleri başka yöne çekmek isteyen Rusya’nın uçağı Kazakistan’a kaçırması.

3-Uçağın kargo bölümünde taşınan 2.5 ton ağırlığındaki gelişmiş teknolojik ürünlerin Çin’in eline geçmesini engellemek amacıyla ABD uçaklarının pilottan en yakın alana iniş yapmasını istemesi, talebin reddedilmesi üzerine uçağın düşürülmesi.

30 ülkeden 140 geminin katıldığı geniş çaplı arama çalışmalarında bugüne dek uçağın enkazının ya da kara kutusunun bulunamaması olayla ilgili gizemi arttıran en önemli olgu.

ABD’li gazeteci Wise, olaydaki Moskova bağlantısı iddiasına destek olarak, MH370’den sadece birkaç ay sonra içinde 298 bulunan yine bir Malezya uçağının Ukrayna üzerinde Rusya’ya bağlı güçlerce düşürülmesine atıfta bulunuyor. Wise, uçağın hareketlerini takip eden uydudaki verilerin değiştirildiğini, aslında kuzeye (Kazakistan) giderken güneye gitmiş gibi gösterildiğini de ileri sürüyor. ABD bağlantısına ağırlık veren Fransız muhabir de Changy ise, uçağın elektronik sistemlerinin Amerikan AWACS uçaklarınca önce devre dışı bırakıldığı, sonra düşürüldüğü görüşünü savunuyor.

Ancak belgesele konuşan uzmanlar, ABD’li ve Fransız gazetecilerin iddialarını komplo teorisi olarak niteliyor ve ciddiye almıyor.

James Bond filmlerinde görülebilecek teoriler ve iddialar bir yana tartışmasız gerçek, araştırma komisyonunun kazanın nedenini bir türlü belirleyememesi ve buna bağlı olarak uçakta yakınları bulunanların haklı sorularının yıllardır yanıtsız kalması.

 

Medya Günlüğü

Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, dilediği konuda özgürce yazmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Önceki İçerikMumcu suikastı dizi oluyor
Sonraki İçerikCesaret ve değişim
Medya Günlüğü
Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, dilediği konuda özgürce yazmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

İlginizi Çekebilir

4,757BeğenenlerBeğen
678TakipçilerTakip Et
11,500TakipçilerTakip Et

Popüler İçerikler