25 Ağustos
Jerusalem Post bugün Türkiye-İsrail dosyasında Yunanistan’ın Türkiye’ye yönelik sert uyarısını öne çıkarıyor. Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis, Atina’nın Türkiye’ye karşı “güçlü bir pozisyondan” hareket edeceğini söyledi. Haberin İsrail basınında Türkiye etiketi altında öne çıkması önemli; çünkü Ankara’nın bölgesel hamleleri artık İsrail-Yunanistan eksenindeki güvenlik denkleminden de değerlendiriliyor.
Son günlerde İsrail’in Suriye’deki Ebu el-Duhur saldırısının Türkiye’nin olası askeri konuşlanmasıyla bağlantısı İsrail basınında ciddi biçimde tartışılıyor. Times of Israel, Ankara’nın İsrail iddialarını reddettiğini; buna karşılık Suriyeli yetkililerin Türk heyetlerinin bölgeyi ziyaret ettiğini doğruladığını yazmıştı.
Times of Israel birkaç gün önce Erdoğan yönetiminin Netanyahu hakkında tutuklama girişiminin ardından Netanyahu’nun ofisinin Erdoğan’a çok sert karşılık verdiğini aktardı.
Bugün ise yine Times of Israel‘de İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın, muhalefet lideri Yair Lapid’in “Türkiye konusunda kamuoyu önünde bu kadar sert açıklamalar yapılmasının yararlı olmadığı” yönündeki eleştirisine karşı çıktığı görülüyor. Yani konu artık sadece dış politika değil; İsrail’in kendi siyasi tartışmasına da girmiş durumda.
24 Ağustos
Jerusalem Post, İsrail’in Abu el-Duhur hava üssüne düzenlediği saldırının arkasındaki gerekçeyi daha açık biçimde aktarıyor. İsrail yönetimine göre operasyonun amacı, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını genişletmesini ve üsse radar ile Türk askerleri yerleştirmesini engellemekti.
Times of Israel’in aktardığına göre Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar da İsrail’in Türkiye ile gerilimi tırmandırmak istemediğini ancak Suriye’de Türk üsleri kurulmasını kabul etmeyeceğini söyledi.
Buna karşılık Haaretz’in bugünkü yayınında, İsrail’in Suriye saldırısına ilişkin anlatısında “kişilik bölünmesi” yaşandığı yorumu yapılıyor: Bir tarafta gerilimi azaltmak ve statükoya dönmek isteyen siyasi söylem, diğer tarafta ise sahadaki askeri hamleler var.
23 Ağustos
En ilginç haberlerden biri Times of Israel’deydi.
İsrail ve Türkiye’nin, Suriye konusunda doğrudan çatışmayı önlemek amacıyla gizli bir iletişim kanalı oluşturduğu bildirildi. Habere göre bilgi, İsrail devlet televizyonu Kan’a konuşan bir savunma yetkilisine dayanıyor.
Aynı gün Jerusalem Post, İsrail’in Abu el-Duhur saldırısının arkasındaki istihbarat gerekçesini daha ayrıntılı biçimde verdi: İsrail ordusunun, Türkiye’nin üsse radar sistemi ve Türk askerleri yerleştirmeyi planladığına ilişkin bilgi aldığı öne sürüldü.
Haaretz ise Tom Barrack’ın çok daha dikkat çekici iddiasını öne çıkardı: ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi, İsrail’in saldırısının Türkiye’yi tepki vermeye çekebilecek bir hamle olabileceğini ve Türkiye’nin İsrail uçaklarının hareketlerinden önceden haberdar edilmemesinin doğrudan çatışma riski yarattığını söyledi.
22 Ağustos
Jerusalem Post’ta yayımlanan bir analiz, Türkiye’nin Suriye’deki askeri genişlemesinin durdurulması gerektiğini savunurken, Türkiye’nin Suriye ve Doğu Akdeniz’deki askeri varlığının İsrail açısından uzun vadeli bir sorun oluşturabileceğini öne sürüyor.
Daha da dikkat çekici olan ise Times of Israel’deki bir yorum: “İsrail-Türkiye savaşı NATO’nun 5. maddesini tetikleyebilir mi?” sorusu tartışılıyor.
Aynı gün Haaretz, Tom Barrack’ın açıklamalarını öne çıkararak İsrail’in saldırıdan önce ABD’yi bilgilendirip bilgilendirmediği ve Washington’un Ankara’ya neden haber vermediği sorularını gündeme taşıdı.
Özetle İsrail basınında son günlerde çıkan haber ve yorumlarda Türkiye konusunda artık yalnızca “diplomatik gerilim” değil, “askeri çatışma ihtimali” kavramı da kullanılmaya başlandı.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
