Cuma, 17 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
ManşetSerbest Kürsü

İnsan doğayı yenerse ne olur?

Adil Gürkan
Son güncelleme: 17 Nisan 2026 19:21
Adil Gürkan
Paylaş
Paylaş

Şimdinin insanının süresi doldu. 

Doğa ile arasındaki denge bozuldu. 

Yüz binlerce yıldır süren savaşta doğayı yendik sanıyoruz. Ama aslında bu bir yenilgi. 

Ormanı, ovayı, dağı, suyu, havayı yendik.

Bu zaferle idam fermanımızı imzalamış olduk.

Dünya tarihinin gördüğü en vahşi canlı artık vadesini doldurmak üzere ve şurası muhakkak ki, canlıların milyonlarca yıllık tarihi böyle zalim bir tür ile karşılaşmadı..

Sadece kazanmakla yetinmeyen, başkalarının kaybetmesinden de zevk alan..

Dağa, taşa, suya, toprağa para gözlüğünden bakan..

Bu canlı, evrene yakışmıyor artık. 

Tam da bu nedenle hayat gerekeni yapacak.

Bugün, insanoğlu kendisini evrenin tartışmasız egemeni sanıyor. Ne yaparsa yanına kâr kalacağı gibi berbat bir yanılgısı var.

Dünyanın bütün su kaynaklarını kurutuyor.

Kurutamadıklarını zehirliyor.

Denizleri kirletiyor. Kentlerin, otellerin bütün atığını masmavi sulara boca ediyor.

Okyanusları plastik ve çöp deryasına çeviriyor.

Derin suların nazlı balinalarını yok etmek için sürek avları düzenliyor.

Var oluşun bütün kodları ile tehlikeli oyunlar oynuyor.

Kendisini bir gruba, bir kente, bir ülkeye ait hissetme noktasında anlaşılmaz bir inada sahip olan bu vahşi canlı, bunların dışında kalan insanları, kentleri, ülkeleri ya düşman belliyor ya da hiç dikkate almıyor.

Bir başka kentte, ülkede, kıtada yaşayan felaketin, eninde sonunda gelip kendisini de vuracağından habersiz gibi davranıyor.

Katıksız bir ‘Ben’ önceliği, yüreğinin ürettiği bütün sevgiyi sadece kendisi için rezerv olarak hapsediyor. Kimseyi sevmiyor. Kimseyi önemsemiyor.

İnsan kıyametine doğru koşuyor.

Böyle hoyratça hareket ederek, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kimyasal kıyametini hazırlıyor. Bu kıyametin kaçınılmaz olduğunu biliyor, ama görmezden gelmeyi tercih ediyor.

Toprak zehir doldu. Kanser ve diğer hastalıkları kusuyor.

Ürünlerin aylarca bozulmadan kalması için eklenen kimyasallar kanser yapıyor.

Kimse de market raflarında hiç bozulmadan kalan sebzelerin, meyvelerin, peynirin, sütün, etin sırrını sormuyor. Merak da etmiyor.

Doğaya ve hayata reva görülen bu nobranlık orada kalmıyor..

İnsanlar arası ilişkilere de yansıyor.

Çocuklar ailelerini, gençler büyükleri, hepsi birlikte yaşlıları sevmiyor. Bunu da her fırsatta belli ediyor. Kimse kimseyi sevmiyor.

Nereden belli?

İnsanlar eskiden birbirlerini severlerdi.

Bundan 30 yıl öncesine kadar bu topraklarda “Tanrı misafiri” diye bir kavram vardı.

Köylerde ve kentlerde baş tacı olan bu kavram, yolda kalanlara kayıtsız, şartsız bir şefkatin şifresiydi. Tanrı misafirine kapılar ardına kadar açılırdı.

Şimdi, hem bu kavram sözlüklerden silindi hem de temsil ettiği muhteşem değerler..

Toprak, su, hava,  ormanlar, dağlar, taşlar, rüzgar, deniz, güneş…

Hepsi, kıyameti hızlandıran tuhaf bir sanayileşmenin ham maddesine dönüştü.

Kâr etmek ve kârları hep arttırmak için insanların sınırlarını zorlayan işler yapılıyor. Ağırlama sanatı insani dokunuşunu kaybetti. Tamamen sanayi işleyişine dönüştü.

Günümüze damga vuran bir tarz var. İnsanlar artık kazanmakla yetinmiyor. Başkalarının kaybettiğini de görmek istiyorlar.

Ama yaşamın bu haliyle sürmesi imkansız zaten.

Çok uzak olmayan bir gelecekte, hayat, yeni insan ve yeni bakış açısını dayatacak.  

Yeni insan ve yeni düşünce ise bambaşka bir hayat inşa edecek. 

Bu hayatın odağındaki sihirli sözcük, biz olacak. 

İyilik olacak. 

Paylaşım olacak. 

Saygı ve sevgi olacak.

Değerlerin değeri bilinecek…

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAdil Gürkan
Takip et:
1956’da Mengen Hacıahmetler Köyünde doğdu. İlköğrenimini Mengen Cumhuriyet İlkokulunda tamamladı. Darüşşafaka Liseli olmakla gurur duyar. Hacettepe Üniversitesinde turizm ve işletme eğitimi aldı. Turizm ile ilgili olarak ABD- AH & MA Eğitim Enstitüsünden otelcilik diploması vardır. 1987 yılından bu yana turizm ve otelcilik sektöründedir. Genel olarak otel zincirlerinde ve 5 yıldızlı otellerde gelişen kariyerinde Genel Müdürlük yaptı. Bu gün itibarıyla Türkiye’nin büyük bir turizm grubunda Kurumsal İletişim ve Eğitim Direktörü olarak çalışmaktadır. Mutfak, bisiklet, şiir, roman, tarih ve arkeoloji, Anadolu otları, mantarları ve orman meyveleri özel ilgi alanındadır. Yaz ve kış denize girmek, uzun mesafe bisiklet sürmek tutkusudur. Hepsinden önemlisi, insan, hayvan ve doğa sevdalısıdır. Ütopyası, savaşsız, sömürüsüz, şiddetsiz bir dünyadır. Yazılarında genellikle insanı gülümsetmeye yönelik mizah kullanır. İnsanları güldürmek iyidir…
Önceki Makale Geleceğin sermayesi “anlam”
Sonraki Makale “Hayırlı evlat” ne demek?

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

İstanbul Köle Pazarı’ndan izlenimler

Metin Gülbay
17 Nisan 2026
ManşetSerbest Kürsü

“Hayırlı evlat” ne demek?

Yasemin Özben
17 Nisan 2026
ManşetSerbest Kürsü

Geleceğin sermayesi “anlam”

Olga Ocaklı
17 Nisan 2026

Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Mehmet Şüküroğlu
17 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?