LAIKA’nın yeni stop-motion (duraklı çekim) filmi “Wildwood”, 136 el yapımı seti, 231 kuklası ve yıllara yayılan üretim süreciyle dikkat çekiyor. Bazı karmaşık sahnelerde bir haftalık çalışma, yalnızca 1-4 saniyelik görüntü üretebiliyor.
Yapay zekâ araçlarının saniyeler içinde görüntüler oluşturabildiği bir dönemde, bir animasyon filmi için binlerce saat harcamak ilk bakışta akıl almaz görünebilir. Ancak ABD’li animasyon stüdyosu LAIKA’nın “Wildwood” filmi, sinemada el emeğinin hâlâ ne kadar ileri gidebileceğini gösteriyor.
23 Ekim’de vizyona girmesi planlanan film, stop-motion tekniğiyle hazırlandı. Bu yöntemde karakterler ve dekorlar fiziksel olarak oluşturuluyor; her karede kuklaların konumu çok küçük miktarlarda değiştirilerek hareket yanılsaması yaratılıyor. Binlerce karenin art arda gösterilmesiyle karakterler canlanıyor.
The Washington Post gazetesinin aktardığı bilgilere göre “Wildwood” için 136 set ve 231 fiziksel kukla hazırlandı. Yapım, 231 haftalık çalışma sürecine yayıldı. Yaklaşık 50 animatörün görev aldığı projede binlerce sanatçı ve teknik uzman da üretimin farklı aşamalarında çalıştı.
Filmin en dikkat çekici karakterlerinden biri, General adı verilen dev altın kartal. The New York Times gazetesinin haberine göre bu karakterin kuklasını hazırlamak yaklaşık 3 bin saat sürdü.
Kartalın tüyleri tek tek kesildi, renklendirildi ve kuklanın gövdesine yerleştirildi. Üç farklı kartal kuklası üretildi; her birinde binlerce tüy kullanıldı. Bazı tüyler, animatörlerin uçuş sırasında kanatların ve tüylerin hareketini kontrol edebilmesi için özel olarak hareketli tasarlandı.
Üstelik animatörlerin yalnızca kanatları değil, kartalın boynunu, yüzünü ve tüylerinin rüzgâr karşısındaki hareketlerini de kare kare düzenlemesi gerekiyordu. Kartalın sırtında bir karakterin bulunduğu sahnelerde buna saçların, giysilerin ve yüz ifadelerinin hareketleri de eklendi.
Bu karmaşık sahnelerde bir haftalık çalışma karşılığında yalnızca 1-4 saniyelik animasyon üretilebildiği belirtiliyor.
Yönetmen Travis Knight, “Wildwood”un LAIKA’nın bugüne kadarki en iddialı projelerinden biri olduğunu söylüyor. Knight, her şeyin hızla üretilebildiği bir çağda fiziksel nesneleri sabırla hareket ettirerek bir dünyayı canlandırmayı “sessiz bir başkaldırı” olarak tanımlıyor.
Bu yaklaşım, stop-motion animasyonun neden hâlâ tercih edildiği sorusunu da gündeme getiriyor. Bilgisayar destekli görüntüler, hayal edilmesi güç dünyaları yaratmayı kolaylaştırıyor. Ancak fiziksel kuklaların dokusu, ışığın minyatür setlerdeki davranışı ve sanatçıların her kareye müdahale etmesi, stop-motion’a kendine özgü bir görünüm kazandırıyor.
Colin Meloy’un 2011’de yayımlanan aynı adlı fantastik romanından uyarlanan “Wildwood”, küçük kardeşi kargalar tarafından kaçırılan Prue adlı genç kızın büyülü bir ormanda başlayan macerasını anlatıyor.
Filmin üretim ölçeği, animasyonun yalnızca teknolojiyle değil, sabır ve el becerisiyle de geliştiğini hatırlatıyor. Ekranda birkaç saniye süren bir hareketin arkasında bazen haftalar, hatta tek bir kuklanın yapımında binlerce saat bulunuyor.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
