Cuma, 17 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

Günün köşe yazıları

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 5 Mart 2026 19:48
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Üs tuzağı-Mehmet Ali Güller (Cumhuriyet)

“Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre “İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildi.” Yine açıklamaya göre mühimmatın parçası Hatay’ın Dörtyol ilçesine düştü.

Bu haber üzerine NATO açıklama yaptı ve “Türkiye’yi hedef alan” İran’a tepki gösterdi.

Oysa ortada İran’ın Türkiye’yi hedef aldığına dair somut bir veri yok. Belli ki İran’dan ateşlenen ve Irak üzerinden ilerleyerek Suriye’ye gelen bir füze. Füzenin İncirlik’i hedef aldığını iddia etmek, en azından eldeki verilerle dayanaksız. Suriye’deki bir ABD varlığına ya da Doğu Akdeniz’deki bir ABD gemisine hatta Güney Kıbrıs’taki üslere gönderilmiş olma olasılığı çok daha yüksek. Bu tür füzelerin kontrolden çıkabilmesi ve yön değiştirebilmesi de olası. Kısacası füzenin doğrudan Türkiye’yi hedef aldığını bu verilerle ileri sürmek, ABD/ NATO kışkırtmasıdır.

Türkiye’nin şu ana kadar izlediği tutum ABD’yi memnun etmiyor. ABD “müttefiki” Türkiye’nin İran’a karşı pozisyon almasını sağlıyor.

Dolayısıyla pozisyon değişikliğini zorlayacak her türlü gelişme, Ankara tarafından fazlasıyla özen içinde analiz edilmelidir. Üstelik kısmi sınır ihlaline verilen hızla yanıtların doğurduğu olumsuz sonuçları Türkiye yakın zamanda Suriye’de deneyimlemişken!

Batı basınında çıkan sözde analizler bile öğretici…

Bunlardan biri, “İran neden Körfez’deki ABD üslerini hedef alıyor ama Türkiye’deki ABD üslerini hedef almıyor” sorusuna üç yanıt vermiş: Çünkü Körfez ülkeleri zayıf, çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri güçlü, çünkü Türkiye NATO ülkesi.

Oysa bu üç yanıtın da konuyla bir ilgisi yok ve yanıtlar gerçeği perdeleme amacı taşıyor.

Gerçek şu: İran, Türkiye’deki ABD üslerini hedef almıyor çünkü Türkiye’deki üslerden İran’a bir saldırı olmadı!”

Nasrallah deneyiminden sonra İran’ın yeni lideri-Aytunç Erkin (Nefes)

“Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, 27 Eylül 2024’te İsrail’in Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenlediği hava saldırısında öldürüldü. Saldırı, Dahiye mahallesindeki karargaha yapıldı ve 32 yıldır Hizbullah’ı yöneten lider hayatını kaybetti. Saldırının ardından Hizbullah’ın liderinin kim olacağı tartışıldı.

Haşim Safiyuddin’in ismi öne çıktı. İkinci adam oydu ve kamuoyu artık Hizbullah’ın lideri Safiyuddin diyordu.

Tarih 3 Ekim 2024.

Safiyüddin, Beyrut’ta bir İsrail hava saldırısının hedefi oldu. 5 Ekim’de Hizbullah’ın hava saldırısından bu yana Haşim Safiyüddin ile teması kaybettiği bildirildi. 8 Ekim’de İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant, Safiyüddin’in muhtemelen “ortadan kaldırıldığını” açıkladı. Bu iddia daha sonra Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından da tekrarlandı. Saldırıdan 19 sün sonra 22 Ekim’de, İsrail Savunma Kuvvetleri, Safiyüddin’in bedeninin bulunduğunu belirterek ölümünü doğruladı. Hizbullah da ertesi gün Safiyüddin’in öldüğünü kabul etti.

Neden Hizbullah’la başladım ve liderlik tartışmasına girdim?

İran’da yönetim boşluğu yok

İki gündür, İran’ı 36 yıl 269 gün yöneten Ayetullah Hamaney’in İsrail tarafından öldürülmesinin (4 Haziran 1989- 28 Şubat 2026) ardından yeni liderin ismi tartışılıyor.

Önce geçen Salı günü İran ve Orta Doğu uzmanı Mehmet Akif Koç’la yaptığım söyleşideki o bölümü hatırlatmakta fayda var:

– İran anayasasına göre (110. Madde) yeni lideri, doğrudan halk tarafından seçilen ancak adaylıkları Koruyucular Konseyi tarafından onaylanan 88 kıdemli din adamından (müctehid) oluşan Uzmanlar Meclisi seçiyor. Yeni lider seçilene kadar ülkeyi; Cumhurbaşkanı (Mesud Pezeşkiyan), Yargı Erki Başkanı (Gulamhüseyin Muhsini Ejei) ve Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi’nden bir üyeden oluşan Geçici Liderlik Konseyi yönetecek.

– Hamaney’den sonra anayasal sürece göre oluşturulan üç üyeli geçici liderlik konseyine, Anayasayı Koruyucular Konseyi ve Uzmanlar Meclisi üyesi din adamı Ayetullah Ali Rıza Arafi hukukçu üye olarak seçildi.

– Arafi yeni lider olarak seçilmiş değil. Uzmanlar Meclisi’nde seçim olacak, Arafi de bu meclis içinde ama seçim yapılmış değil ama bugün yarın duyururlar.”

Türkiye’de yaşayan bir İranlı gazeteci: Ülkemin sınırları ihlal ediliyorsa bunun nedeni mollalar-Candan Yıldız (T24)

““Kitlesel gözaltılar, ölümcül müdahaleler, zorla kaybetmeler, işkence iddiaları ve internetin sistematik biçimde kesilmesi, rejimin toplumu artık siyasal bir özne olarak değil, güvenlik tehdidi olarak konumlandırdığını göstermektedir.”

Bu sözler İran’da devlet gazetesi Ettelaat gazetesinde bir dönem çalışmış, ama rejimin baskısı altında gazetecilik yapamayacağını anlayınca Türkiye’ye yerleşmiş Tebrizli bir gazeteciye ait. Adı Seher… Soyadı, Devrim Muhafızları sorgusuna maruz kalmaktan korktuğu için saklı.

Vatandaşını ‘güvenlik’ sorunu olarak gören rejimin farklı gerçeklikler oluşturduğunu dini rehber Ali Hamaney’in öldürülmesine verilen iki kutuplu tepki daha görünür kıldı. Sevinenler, üzülenler…

Hamaney’in ölümüne sevinenleri kategorik olarak ABD ve İsrail yanlısı mı? Tebrizli bir Azeri olan Seher’in yorumu şu oldu:

“Ben ABD ve İsrail’i savunmuyorum. 47 senedir İran İsrail’i tehdit ediyor. Çocukluğum savaşla, gençliğim polisle, ahlak polisiyle geçti. Ben zaten özgür değilim ki. Benim petrolüm benim değil ki. Ha ABD’ye gitmiş ha Hamas’a… Ülkemin sınırları ihlal ediliyorsa bunun nedeni mollalar.“

Tebriz’de yaşayan ailesiyle savaş başladıktan sonra bir kez görüşebildiğini, çünkü internetin kesik olduğunu anlatan Seher, İran halkının İsrail saldırılarına hazırlıklı olduğunu, işi olmayanların dışarıya çıkmadığını ama evini de terk etmediğini, insanların işlerine gittiğini, okulların kapalı olduğunu anlattı. Başka bilgiler de verdi:

“Geçen yıl on iki gün süren savaştan dolayı İsrail ve ABD’nin askeri noktaları hedef alacağını biliyorduk. Herkes hazırlıklıydı. Bizimkiler çanta hazırlamışlar, ekmek stoğu yapmışlar köye gitmek için ama ihtiyaç duymamışlar. Savaş uzun sürerse temel ihtiyaçları gidermede sorun çıkabilir tabii.”

Seher, 28 Aralık 2025 tarihinde esnaf protestolarıyla başlayan ve İran geneline yayılan protestolarda ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’nın verilerine göre 6 binden fazla insanın öldürülmesinin İran halkı nezdinde bir kırılmaya neden olduğunu anlattı. Ki ölü sayısının daha fazla olduğuna inanılıyor.

“Cesetleri bilerek gösterdiler. Hiçbir şey bu kadar insanın canını kıymaya değmez. İnsanlara gelin cesetlerinizi alın dendi. Ailelerden ya kurşun parası ya da bir formu imzalamasını istediler. Kurşun parası. O formu imzalayanlar ölen çocuklarının polis ya da Devrim Muhafızı olduğunu kabul etmiş olacaktı. Öyle aileler biliyorum ki rejimin eline düşmesin diye çocuklarını evlerinin bahçelerine gömmek zorunda kaldılar. Bu rejimin eli kanlı. Bu eli kanlı rejimden kurtulmak istiyoruz.”

Bir ‘Kara Maskeliler’ eksikti-İsmail Saymaz (halktv.com.tr)

“İ.B., geçen yıl 15 Şubat günü saat 00.15’te İstanbul Beylikdüzü’ndeki dükkanını açarken, kapıda dört kurşun deliği gördü.

Saldırganlar kapıya ateş etmişti.

Fakat niçin?

İ.B., saldırıya hiçbir anlam veremedi.

Çünkü ne kimseden tehdit almıştı ne de birilerinden şüpheleniyordu.

Kuşkulanmakta haklıydı.

Çünkü asıl hedef kendisi değil, komşu dükkandı.

Komşusu A.Ç., 13 Şubat 2025’te yabancı bir telefon numarasından aranarak, “Sen nasıl iş yapıyorsun, eksik iş yapıyorsun, bana 10 milyon borcun var, ödeyeceksin” şeklinde tehdit edilmişti.

A.Ç.’ye oğlu D.’nin fotoğrafını gönderen saldırganlar “Oğlunu seviyorsan bizlere ulaş, ondan ayrı kalma” diye mesaj da yollamışlardı.

A.Ç., şikayetçi oldu.

Bir gün sonra dükkanı taradılar.

Yüzleri maskeli iki saldırgan motosikletle gelip ateş etmişti.

Failleri tespit etmek zor olmadı.

A.Ç.’ye mesaj gönderen örgüt yöneticisi İ.Ş.’ye ait WhatsApp hesabının profilinde, yüzleri maskeli bir grubun görseli bulunuyordu. Görselin üzerinde ‘Kara Maskeliler’ yazıyordu.

Liderliğini ‘Murat Doğan’ adıyla bilinen Murat Küçükyavuz’un yaptığı suç örgütü uyuşturucu ve silah ticareti, tehdit, yağma ve kurşunlama eylemleriyle adını duyurdu. Merkezi Esenyurt olan örgüt Bağcılar, Bakırköy, Esenler ve Beylikdüzü’nde suçlara karıştı.

Bakırköy Adliyesinde haklarında açılan üç dava devam ediyor.

Geçen yıl dört şüpheliye yağma ve tehditten…

Bu yıl toplam 16 şüpheliye dört eylemden ötürü iki iddianame düzenlendi.”

İki aylık enflasyon farkının maaşlara ve emekli aylıklarına etkisi temmuz artış oranları-Özgür Erdursun (Dünya)

“Aynı zamanda asgari ücrette ve emekli aylıklarında ilk iki ayda oluşan kayıpları hesaplayacağız.

Ve en önemlisi:

Temmuz ayında oluşabilecek 6 aylık enflasyona göre memur ve emeklilere ne kadar zam yapılabilir, bunu somut rakamlarla değerlendireceğiz.

1) İlk 2 aylık enflasyon

TÜİK’e göre:

Ocak: %4,84

Şubat: %2,96

2 aylık toplam enflasyon: %7,94

ENAK’a göre:

Ocak: %6,32

Şubat: %4,01

2 aylık enflasyon: %10,58

İTO’ya göre:

Ocak: %4,56

Şubat: %3,85

2 aylık enflasyon: %8,59

Görüyoruz ki resmi veri ile alternatif veriler arasında ciddi fark var.

Şu anda cebimizdeki paranın erime oranı %7,94 ile %10,58 arasında değişiyor.

2) Asgari ücrette kayıp

Ocak ayında asgari ücret

22.104 TL’den

28.075 TL’ye çıktı.

Artış oranı: %27,01

Şimdi ilk 2 aylık enflasyona göre kayba bakalım.

TÜİK’e göre (%7,94 kayıp)

28.075 TL’nin %7,94’ü = 2.230 TL

Bugünkü alım gücü: 25.845 TL, yani 2 ayda yaklaşık 2.230 TL eridi.

ENAK’a göre (%10,58 kayıp)

Kayıp = 2.970 TL

Alım gücü: 25.105 TL 

İTO’ya göre (%8,59 kayıp)

Kayıp = 2.410 TL

Alım gücü: 25.665 TL

Yani daha yılın başında yapılan %27’lik zam, ilk iki ayda %8 ila %10’u erimiş durumda.”

Not: Başlıklara tıklayarak yazıların tamamına ulaşabilirsiniz.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiMedya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale ABD’nin İran’a müdahalesinde Çin faktörü
Sonraki Makale “İstanbul’un En Güzel Kızı” Moskova’da

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörGünlük

Türkiye’ye “devşirme” yasağı

Medya Günlüğü
17 Nisan 2026
EditörGünlük

Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
17 Nisan 2026

Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Mehmet Şüküroğlu
17 Nisan 2026
Günlük

Köşe yazılarından seçmeler

Medya Günlüğü
16 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?