Pazar, 19 Tem 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

Millî maç yorumları

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 21 Haziran 2026 17:13
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Fiyaskonun bedeli ödenmeli-Mert Aydın (Milliyet)

“Dünya Kupası’nda fiyasko yaşadık! Bu durumu sadece Ali oynadı, Veli oynamadı üzerinden yorumlarsak hata yaparız. Büyük resme bakmak gerek. Topu topu 1 aylık bir kampı beceremedik. Arizona çölünde kamp yaptık. Mecbur bırakılmış olabiliriz. Ancak konuştuğum spor bilimciler, milli takımdaki fiziksel düşüşü buna bağlıyorlar. Önlem alınabilir miydi? Bu da ayrı bir soru.

Önce Avustralya sonra da Paraguay sadece kapanarak bizi felç etti. Ne taktiksel ne de kişisel yeteneklerle bir çare üretebildik. 62 şut attık ama çoğu kara vana. Kaliteleri düşük şutlar. Montella’nın övdüğümüz takıma hakim olma yönü nereye gitti? TFF Başkanı neden anlamsız polemiklerin içine girdi?

Sahaya çıkan hiçbir oyuncumuz, kendi kişisel potansiyelinin yakınına ulaşamadı. Arda, Hakan, Kenan ve diğerleri ayakta duramadı. Çöl etkisi mi yoksa başka bir sorun mu?”

Bir fiyaskonun anatomisi!-Mehmet Arslan (Hürriyet)

“Milli takım 86 milyona hayal kırıklığı yaşatarak 2026 Dünya Kupası’na veda etti. Hem de 4 takımlı grupta 3. olmanın bile yeteceği bir performansı gösteremeyerek sonuncu oldu.

Dünya Kupası’nı yerinde izleyen bir gazeteci, bir Türk vatandaşı olarak burada hissettiğim duygu yoğunluğunu kelimelerle ifade edemem. En hafif deyimiyle ‘kendimi kandırılmış hissediyorum.’

Bu hayal kırıklığının pek çok nedeni var. İzninizle şimdi onları sıralamak istiyorum. Önce teknik heyetten, yani Vincenzo Montella’dan başlamak istiyorum…

Şöyle düşünün; oyun felsefesi açısından birbirine tıpa tıp benzeyen iki takımla oynadık. Topu rakibe bırakan, hızlı oyunla sonuca giden ve savunmasını çok sağlam tutan iki rakip. İlk rakibimiz Avustralya’ya kaybettik. Montella’dan ikinci maçı çözecek bir taktik ve oyuncu değişikliği bekledik. Ama ‘kadrosuna aşık’ İtalyan hoca bu beceriyi sergileyecek b-c-d planlarını sahaya süremedi.

Belki de bundan da önemlisi oynadığımız temposuz ve yavaş futboldu. Dünya Kupası gibi bir arenada, ‘Süper Lig performansı ve yavaşlığı’yla oynayamazsınız. Atletik, hızlı, mesafe kat eden oyunculara sahip değildik. Bir örnek vereyim; Avustralya ile oynadığımız maçta sol bek Jordan Bos, maçta saatte 36,6 km hıza ulaştı. Bu hız Los Angeles’taki ortalama trafik hızına denk. Bu rakama erişebilen tek oyuncumuz bile yoktu.”

Başka bahara-Hilmi Türkay (Cumhuriyet)

“Dünya Kupası’na katılma hayalini gerçekleştirdik hepsi o kadar. Maalesef karşılığını veremedik. Grubumuz zorlu değildi, rakiplerin üstesinden gelir lider çıkar çeyrek finale kadar gideriz diye düşündük. Olmadı başaramadık. Kocaman hayal kırıklığı.

Yenildiğimiz iki rakibimiz aynı sistemde oynadı. Önceliği savunmaya verip kontratak tarzını benimsediler. Bizim bu mücadelelerde topu daha çok ayağımızda tutmamız işe yaramadı. Futbol gol oyunu. Atarsanız kazanırsınız, atamazsanız kaybedersiniz. B planımız olmadığı için gol atmayı beceremedik. Montella kupada sönük kaldı. Hataları yenilir yutulur değil. Tabii ki teknik adam suçlu ama sahadaki çocuklar da kapasitelerinin çok altında kaldı. “

Balon patladı!-Devrim Demirel (Nefes)

“Bu ülkenin en büyük sorunu, yönetici konumundaki insanların ve sosyal medya sayesinde az biraz popülarite kazananların kendilerini bir halt zannetmesi! Balon bazen öyle bir patlıyor ki… Anlarsan Hanya Konya! Yine öyle oldu.

Amerika’da alınan bu skandal sonuç, tesadüf değil. Türk futbolunu yönetenlerin (kulüplerdekiler dahil) vizyonsuzluğunun çimlere yansımış hali. Futbolumuzun yönetici aklı; uzun vadeli stratejiler kurmak, bir sistem ve ekol yaratmak, antrenör eğitimini ve altyapı standartlarını yükseltmek yerine tamamen hamaset kaynaklı popülizme ve günlük başarılara odaklandığı için, bu ve benzeri fiyaskoları normal karşılamak lazım.

Takım, daha da önemlisi turnuva takımı olmak, oyuncu grubunu kampa alıp sahaya sürmekle olmuyor. O gruba ortak bir oyun kültürü aşılamak gerekirken… Yöneticisinden hocasına futbolumuzun karar alıcıları, liyakati değil günü kurtaracak kısa vadeli hamleleri tercih ettikleri için, her turnuvada aynı “mucize bekleme” sendromunu yaşıyoruz.

Hal böyleyken… Türkiye Ligi’nin en iyisi, Şampiyonlar Ligi’nin da en iyi kalecilerinden biri olan Uğurcan’ın isabetli altı şuttan üçünde topu ağlarında görmesi… Üç büyük kulübünün en önemli “yerli” hücum silahları olan; geçen sezon 70’ten fazla gol-asist katkısı veren Barış Alper, Kerem ve Orkun’un Dünya Kupası’ndaki iki maçta toplam şut sayısının sadece 3 olması… Anormal mi sizce?”

Kader diyemezsin sen kendin ettin!-Serkan Akcan (Fanatik)

“Yine ayakların yerden kesildiği bir turnuva, yine büyük büyük laflar, yine mağduriyetten motivasyon devşirmeleri… Ama maalesef sonunda yine hezimet. Bu filmi artık kimse izlemiyor, çünkü herkes sonunu biliyor. Tüm Türkiye sizin arkanızdaydı, herkes tam destek verdi. Sizden beklenen Türkiye’yi gururlandırmanızdı. Yapamadınız, beceremediniz. Size kurulan harika sofrada yediniz, içtiniz, öyle aradan sıvışmak yok şimdi faturayı ödeme vakti beyler… Öyle kaderdi, şanstı kimse inanmaz bunlara. Her şeyi kendiniz yaptınız. Gerçeklerle yüzleşin, sorumluluğu paylaşın…

Daha düne kadar penaltı olunca orta sahadan kullanan ülkeydi ABD. Dünyada futbolu en geç keşfeden Amerika, 11’e 10 yenemediğin Paraguay’a 4, dağıldığın Avustralya’ya 2 atarak grubun ağır abisi oluyor, Montella hâlâ şanstan kaderden bahsediyor. Ne şansı Allah aşkına. Kader diyemezsin hocam sen kendin ettin. Sen gayret etmedin, yanlış tercihler yaptın. Suçu kadere şansa atma, kimse inanmaz. Tecrübesizlik safsatasını hele ağzınıza bile almayın. 2002’de bronz madalya kazanan Milli Takımımız’ın kaçıncı Dünya Kupası’ydı acaba. Bu hezimet tecrübesiz olduğumuz için değil, Montella’nın takıntılarından dolayı yaşanıyor. Bu turnuvada sadece ruh değil, ince işçilik eksikti. Biz EURO 2024’teki çeyrek final sonrası ustalık eseri beklerken, ortada usta yoktu.”

Fikrisabitin acı faturası!-Engin Aslan (Yeni Şafak)

“Üzüntümüz ile kızgınlığımızın birbirine karıştığı anlar yaşadık son düdükle beraber. Dile kolay; 24 yıldır hayalini kurduğumuz, futbolun 1 numaralı arenası Dünya Kupası’nda potansiyeli yüksek takımımızla mücadele edecektik. Grup değerlendirmesinde ayaklar yere basmadı. 3 maçta en az 7 puanı cebe koymuş, gruptan lider çıkmıştık bile! Taraftar duygusaldır, böyle düşünebilir. Ancak takım ve teknik heyetin de bu maçları oynamadan kazanılmış sanmaları asıl problemdi. Avustralya maçının skandal bir teknik adam performansıyla kaybedildiği anda işler zaten epey zora girmişti. Sonrasında mağlubiyetin nedenleri üzerine kafa yorup, inat ve ısrarlardan nasıl vazgeçerim özeleştirisi yapmak yerine, performansı eleştiren herkese ayar verme edasıyla hamasete yöneldi hocamız! “Eleştirileri kaosa sebep olmak” olarak niteleyip, içinde bolca hamaset barındıran cümleler kurarak, bir iç düşman ve öteki oluşturup onunla kavga etti 1 hafta boyunca. Oysa profesyonel sözleşmesi olan bir teknik adamın asıl işi, doğru kadro, doğru oyun planı, doğru değişiklikler ve tıkanan oyuna doğru müdahaleler yapabilmekti.

Testi kırıldıktan sonra herkes her şeyi söyler de, testi kırılmadan önce bardağın boş tarafını ısrarla söyleyenleri hedefe koymak yerine dikkate almak gerekirdi. İş işten geçti. Tek plandan başka bildiği bir şey olmayan, takıntılı, oyuna müdahalesi başarısız, kadro ve forma adaletini zedeleyen bir teknik adam performansı ile birlikte; turnuvaya beden olarak gelip, ciddiyet ve zihin olarak gelemeyen fazlaca oyuncu sayımızla, bu turnuvaya veda ettik.”

Not: Başlıklara tıklayarak yazıların tamamına ulaşabilirsiniz.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiFutbolMedya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale “Türkler size ne oldu!”
Sonraki Makale “Hezimet” birinci sayfalarda

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Dünya Kupası’nda son “düello”

Medya Günlüğü
19 Temmuz 2026
EditörGünlük

AFP çalışanları kazandı

Medya Günlüğü
19 Temmuz 2026
EditörGünlük

Bir hanedanın dramı

Medya Günlüğü
19 Temmuz 2026
EditörGünlük

Son sözü onlar söyleyecek

Medya Günlüğü
19 Temmuz 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?