Pazartesi, 24 Ağu 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

“Çerçeve yasa” nedir?

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 14 Ağustos 2026 20:58
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

TBMM’de iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreç kapsamında hazırlanan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”, Genel Kurul’da kabul edilerek yasalaştı.

Yaklaşık 12 saat süren Genel Kurul görüşmelerinin ardından yapılan açık oylamada teklif 467 oyla kabul edildi, 87 milletvekili ret, 7 milletvekili çekimser oy kullandı; 2 oy ise mükerrer sayıldı. Böylece daha önce “çerçeve yasa” olarak anılan düzenleme, artık TBMM tarafından kabul edilmiş bir kanun haline geldi.

Ancak yasanın kabul edilmesi, düzenlemenin hemen uygulanacağı anlamına gelmiyor. Kanunun asıl mekanizmasının çalışması için önemli bir ön koşul bulunuyor: PKK/KCK’nın fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki silah ve mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilerek Resmî Gazete’de yayımlanması.

Çerçeve yasa, belirli bir sürecin temel hukuki esaslarını ortaya koyan, uygulamanın bütün ayrıntılarını tek tek düzenlemek yerine ana mekanizmaları belirleyen kanun türü olarak tanımlanabilir.

“Terörsüz Türkiye” sürecinde amaç, PKK’nın silah bırakması ve örgütsel yapının tasfiyesine ilişkin işlemlerin hangi hukuki çerçevede yürütüleceğini belirlemek.

Bu nedenle önceki aşamada “çerçeve yasa” olarak adlandırılan düzenleme, artık yalnızca gelecekte hazırlanması beklenen bir hukuki metin değil; TBMM tarafından kabul edilmiş 12 maddelik bir kanun.

Kanun neyi kapsıyor?

Düzenleme yalnızca PKK/KCK ve bununla bağlantılı yapılar açısından uygulanacak.

Kanunun kapsamına;

örgütü kurma veya yönetme,

örgüt üyeliği,

bilerek ve isteyerek yardım etme,

örgüt propagandası,

örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar,

örgüt lehine işlenen ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında bulunan suçlar giriyor.

Af mı, değil mi?

Yasanın en fazla tartışılan başlıklarından biri bu.

Düzenleme teknik olarak genel af veya özel af ilan etmiyor. Bunun yerine belirli suçlar açısından soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş mahkûmiyetlerin infazına ilişkin erteleme mekanizması getiriyor.

Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren kapsamdaki suçlarda ise 10 yıl ertelenebilecek.

Bu süre içerisinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kaldırılacak ve yargılama ya da infaz süreci devam edecek. Sürenin suç işlenmeden geçirilmesi halinde ise ilgili davalar bakımından düşme veya verilen cezanın infaz edilmiş sayılması söz konusu olacak.

Kimler kapsam dışında?

Kanun özellikle bazı ağır suçları kapsam dışında bırakıyor.

Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar düzenlemeden yararlanamayacak.

Bu nedenle düzenlemenin mevcut haliyle Abdullah Öcalan’ın bu mekanizmadan yararlanmasının önünü açmadığı belirtiliyor. Üst düzey örgüt yöneticileri bakımından da aynı ağır suçlara ilişkin istisnalar önem taşıyor.

İki ayrı mekanizma

Yasanın uygulanmasını takip etmek üzere iki ayrı yapı öngörülüyor.

Bunlardan ilki yürütme bünyesinde oluşturulacak Takip ve Koordinasyon Kurulu.

Kurula Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlık edecek. Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma bakanlarının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri de kurulda yer alacak.

Bu kurul, silah bırakma ve örgütün fesih sürecinin uygulanmasını izleyecek, güvenlik kurumlarının çalışmalarını koordine edecek ve süreçle ilgili değerlendirmeler yapacak.

İkinci mekanizma ise TBMM bünyesinde oluşturulacak İzleme Komisyonu. Bu komisyonun siyasi partilerin temsilcilerinden oluşması ve süreci Meclis adına izlemesi öngörülüyor.

Peki şimdi ne olacak?

Asıl kritik aşama bundan sonra başlıyor.

Kanunun uygulanabilmesi için önce güvenlik kurumlarının PKK/KCK’nın fiili varlığının sona erdiğini ve örgütün elindeki silahların teslim edildiğini tespit etmesi gerekiyor.

Bu tespit daha sonra MGK tarafından teyit edilecek ve karar Resmî Gazete’de yayımlanacak.

Bu aşamadan sonra kanunun öngördüğü mekanizma işlemeye başlayacak.

Yasadan yararlanmak isteyenler için de MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından altı aylık başvuru süresi bulunuyor.

Dolayısıyla TBMM’nin yasayı kabul etmesi, sürecin hukuki altyapısının tamamlandığı anlamına geliyor; fakat silahların teslim edildiğinin ve örgütün feshedildiğinin devlet tarafından teyit edilmesi henüz ayrı bir aşama.

Bundan sonraki hukuk düzenlemeleri

Yasanın uygulanmasıyla birlikte süreç burada da bitmeyecek.

Takip ve Koordinasyon Kurulu’nun çalışmaları ve sahadaki gelişmeler doğrultusunda Ceza İnfaz Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu başta olmak üzere başka yasal düzenlemelerin gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Bu nedenle mevcut kanunu, “Terörsüz Türkiye” sürecinin bütün hukuki sonuçlarını tek başına belirleyen nihai metin olarak değil, sonraki düzenlemelerin önünü açan temel hukuki çerçeve olarak görmek daha doğru.

Muhalefetin itirazı neydi?

Tartışmanın bir bölümü düzenlemenin içeriğinden, bir bölümü ise yöntemi üzerinden yürüdü.

Muhalefetteki bazı partiler, teklifin hazırlanma sürecinin yeterince şeffaf olmadığını ve TBMM’ye gelmeden önce metnin kamuoyuyla ayrıntılı biçimde paylaşılmadığını savundu. İYİ Parti ise sürece başından itibaren karşı çıktı.

Buna karşılık CHP, DEM Parti ve bazı diğer siyasi partiler düzenlemeye destek verdi. Genel Kurul’daki oylama sonucunda teklif ezici bir çoğunlukla kabul edildi.

Şimdi top nerede?

TBMM açısından kritik eşik geçildi.

Artık mesele, yalnızca “çerçeve yasa çıkacak mı?” sorusu değil.

Asıl soru PKK’nın silah bırakma ve fesih sürecinin devlet tarafından ne zaman ve hangi yöntemle teyit edileceği.

Kanunun mekanizması bu teyide bağlandığı için, bundan sonraki gelişmeler ağırlıklı olarak güvenlik kurumlarının saha çalışmaları, silahların teslimi ve örgütün kendisini feshettiğine ilişkin sürecin nasıl yürütüleceği üzerinden şekillenecek.

Başka bir ifadeyle, daha önce “Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki zemini hazırlanıyor deniliyordu. Artık o zemin TBMM tarafından kabul edilmiş durumda.

Sıradaki aşama ise yasanın uygulanmasını mümkün kılacak silah bırakma ve fesih sürecinin devlet tarafından resmen teyit edilmesi.

Neden tercih ediliyor?

Peki çerçeve yasa tam olarak nedir ve neden tercih ediliyor?

Çerçeve yasa, belirli bir konuda devletin temel politika ve ilkelerini belirleyen, ancak uygulamanın bütün ayrıntılarını tek tek düzenlemeyen kanunlara verilen isim.

Bu tür düzenlemeler, genel esasları belirlerken ayrıntıların daha sonra çıkarılacak yönetmelikler, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri veya yeni kanunlarla şekillendirilmesine imkân tanıyor.

Başka bir ifadeyle çerçeve yasa, “oyunun kurallarını” belirliyor; uygulamanın ayrıntıları ise süreç içinde oluşturuluyor.

Uzmanlara göre böyle kapsamlı süreçlerde tek tek bütün ayrıntıları kanuna yazmak yerine genel ilkeleri belirleyen bir çerçeve oluşturmak daha esnek bir yönetim imkânı sağlıyor. Bu yöntem sayesinde uygulamada ortaya çıkabilecek yeni ihtiyaçlara göre ikincil düzenlemeler yapılabiliyor.

Çerçeve yasa yaklaşımı Avrupa Birliği hukukunda uzun yıllardır kullanılıyor.

Çevre, eğitim, sağlık ve kamu yönetimi gibi alanlarda önce temel ilkeler belirleniyor, uygulamanın ayrıntıları ise daha sonra çıkarılan düzenlemelerle şekillendiriliyor.

Türkiye’de de Avrupa Birliği uyum sürecindeki birçok reform benzer yöntemle hazırlanmıştı.

Muhalefet partileri ve bazı hukukçular ise ayrıntıların yürütmeye bırakılmasının TBMM’nin yasama yetkisini zayıflatabileceğini savunuyor.

Özellikle temel hak ve özgürlükleri ilgilendiren konuların yönetmeliklere bırakılmak yerine doğrudan kanunda açık biçimde düzenlenmesi gerektiği görüşü dile getiriliyor.

İlgili yazılar:

10 soruda “çerçeve yasa”
“Çerçeve yasa”nın tam metni

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Kimler “hayır” oyu verdi?
Sonraki Makale Rus muhalefetine seçim yasağı

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörGünlük

Rusya’ya Türk benzini

Medya Günlüğü
24 Ağustos 2026
GünlükManşet

“Erkek adam sarılıp öpmez”

Medya Günlüğü
24 Ağustos 2026
GünlükManşet

Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
24 Ağustos 2026
GünlükManşet

Dış borçla tanıştığımız gün

Medya Günlüğü
24 Ağustos 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?