Salı, 20 Eki 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
GünlükManşet

Bugünkü köşe yazılarından

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 20 Ekim 2026 05:30
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

YENİ Parti’nin potansiyel oyu yüzde 43.8-Aytunç Erkin (Nefes)

Önce Anahtar Parti’nin Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’la ilgili söylediklerine bakalım:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin değişim iradesini, yarı başkanlığa dönüşüm planını taşıyabilirim derse Sayın Mansur Yavaş Bey’i destekleyebiliriz dedim; şartlı! Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni yarı başkanlığa dönüştürürse, bu dönüşüm iradesinde değişim umutlarının hassasiyeti olursa destekleriz. (19 Ekim 2026/Sakarya)”

Ağıralioğlu’nun bu açıklamasının ardından Özdemir Araştırma’nın “Eylül” ayı anketini inceledim.

“Milliyetçi ve demokrat partilerin bir araya gelerek oluşturacağı üçüncü bir ittifakı desteklerim” diyen vatandaşlara; “Bu ittifakın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalıdır?” sorusu yöneltildiğinde şu yanıt alınmış: Yüzde 22,8 Mansur Yavaş.

İki bin altı görüşme üzerinden hazırlanan çalışmada diğer bir soru ve yanıtı da çarpıcı:

“Sayacağım cumhurbaşkanı adaylarından hangilerine oy verebileceğinizi ve hangilerine kesinlikle oy vermeyeceğinizi belirtebilir misiniz?”

Ankete göre yüzde 45,7 Mansur Yavaş, yüzde 43,1 Tayyip Erdoğan, yüzde 42,1 Hakan Fidan, yüzde 40 Ekrem İmamoğlu, yüzde 39,6 Özgür Özel, yüzde 13 Kemal Kılıçdaroğlu.

Bir başka soru:

Tayyip Erdoğan-Mansur Yavaş arasında bir yarış olursa tercih kim?

Yüzde 43,3 Mansur Yavaş, yüzde 42,9 Erdoğan.

Tayyip Erdoğan-Özgür Özel arasında bir yarış olursa tercih kim? Yüzde 40 Erdoğan, yüzde 38,2 Özel.

Tayyip Erdoğan-Ekrem İmamoğlu arasında bir yarış olursa tercih kim? Yüzde 45,8 Erdoğan, yüzde 35,7 İmamoğlu.

‘Ağırel’e kumpas’ın korkutuculuğu-Emre Kongar (Cumhuriyet)

Yolsuzlukları açığa çıkarmakla ünlü gazeteci Murat Ağırel’e kurulan “kumpas”ın öyküsünü dün Cumhuriyet’te, Barış Terkoğlu uzun uzun yazdı.

Bu nedenle burada onu tekrarlamaya gerek yok.

Ama “Ağırel’e Kumpas” olayındaki korkutuculuk, “Fon soygunu” haberlerinden dolayı zaten ev hapsinde olan Murat Ağırel’in, “kumpas” olduğu çok belli olan bir iddia üzerine, gözaltına alınmasından kaynaklanıyor.

Bu “korkutuculuğu” anlatmak için, “kumpas” olayının aşamalarını, sadece basit basamaklar halinde özetlemek gerekiyor:

1) Ağırel’i Almanya’dan arayan ve kendilerinin de karapara aklayıcısı olduklarını kabul eden kişiler, karapara aklaması yapıldığı konusunda, Sarıgül ailesi aleyhine bir iddiada bulunuyor.

2) Ağırel iddiaların gerçekliğini anlamak için belge istiyor ve iddiaları karşı tarafa, yani Sarıgüllere de soruyor.

3) Ağırel, yaptığı araştırma ve incelemelerden sonra gelen belgelerin gerçekliği hakkında kuşkular duyuyor ve bu arada, Sarıgüller de iddiaları reddediyor.

4) Ağırel’i Almanya’dan arayan kişiler, Ağırel’in, kendisine verdikleri bilgileri haberleştirmediğini ve kendilerini Sarıgül ailesine ihbar ettiğini, Sarıgül ailesinin de bunun üzerine kendilerini tehdit ettiğini iddia ederek Ağırel hakkında şikâyette bulunuyor.

Seçimlere az kaldı-L. Doğan Tılıç

Hayır, bizdeki seçimlerden söz etmiyorum. Bizdeki ve dünyanın başka yerlerindeki seçimleri de etkileyecek seçimler bunlar.

Önce Brezilya’da ikinci tur… Trump’ın ve (M. Özuğurlu’nun ifadesiyle) “Silikon Vadisi göbelleri”nin cansiperane destekledikleri Bolsonaro’ya karşı Lula kazanırsa dünyanın soluna moral olacak. Moral bozucu olasılık dilimden uzak olsun.

Trump’ın eli her seçimin içinde. 27 Ekim’de İsrail’de de faşist Netanyahu’yu destekliyor. “Yanlış lideri seçmeyin” diye tehditle karışık uyararak.

Umarım Netanyahu da Macaristan’ın Orban’ı kadar yararlanır desteğinden!

Sonra 3 Kasım’da kendi seçimi var. Muhammed adıyla alay ederek, İslamofobik söylemle sürdürdüğü kampanya da işe yaramaz ve bir sol dalgayla ilerleyen Demokratlar karşısında yenilirse, o da Lula’nın kazanması ve Netanyahu’nun kaybetmesi gibi moral olur bize.

Trump’ın İslamofobik kampanyası derken bir şeye dikkat! Malum, bu konuda çok duyarlıyız! Avrupa’da bir lider benzer açıklamalar yapsın, maazallah Muhammed adıyla dalga geçsin, öyle kükrüyoruz ki yer yerinden oynuyor. Lakin iktidar cenahından Trump’a karşı tek laf edilmedi henüz!

İktidar şimdi sel felaketinin yaralarını sarmakla meşgul! Bugüne kadar dere kenarlarına dikilişine göz yumduğu binaları yıkıyor, zarar görenlere devletin müşfik elini uzatıyor! Bakanlar ve Vali Gül sürekli sahada; devlet ve iktidar adına!

Bir seçimde bu görüntü işe yarayacaktır. İnsanlar depremin ve selin yıktıklarının sorumluluğunu ikinci plana itip o yıkıntılar arasında öne çıkanlara meylederler.

Enerjide asıl sorun sınıfsal tercih-Enver Şat (Evrensel)

Elektrik günlük yaşamın vazgeçilmezidir. Bu nedenle herkesin erişebileceği bir kamu hizmeti olarak sunulmalıdır.

Oysa bu zorunlu gereksinim, şirketler için sürekli bir kazanç alanına dönüştürülüyor. Halkın elektrik ihtiyacı, sermayenin kâr hesabına bağlanıyor. Kârı önceleyen elektrik politikaları, halkın geçim yükünü artırırken tarımın ve sanayinin üretim maliyetlerini de yükseltiyor.

Elektrikte üretimle tüketimin her an dengelenmesi gerekir. Bu özellik, üretimden tüketime kadar kamusal planlamayı gerekli kılar. Ama asıl soru şudur: Planlama toplumun ihtiyacına göre mi, şirketlerin kazancına göre mi yapılacak?

Enerjide sınıfsal tercih burada başlıyor.

Kömürle çalışan termik santraller, elektrik üretiminde doğaya ve insan sağlığına en ağır bedelleri ödeten yöntemler arasındadır. Kömür sahalarının genişletilmesi uğruna ormanlar, tarım alanları ve köyler yok ediliyor. Kömür yakılırken hava kirleniyor, iklim krizi derinleşiyor. Şirketin üretim hesabında görünmeyen bu bedelleri toplum ve gelecek kuşaklar ödüyor.

Yenilenebilir enerjiye geçiş bu nedenle zorunludur. Ancak kaynağın yenilenebilir olması, yatırımın kendiliğinden toplum yararına olacağı anlamına gelmez.

Toplumcu bir enerji politikasıyla yaklaşacak olursak mesele yalnızca enerji kaynağının değişmesi değildir. Olması gereken toprağın, suyun, canlıların korunması; elektriğin kamu hizmeti olarak üretilmesi ve topluma maliyetine sunulmasıdır.

Güneş, rüzgar, su, biyokütle ve jeotermal kaynakların hangi ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğini daha önce de yazdım.

Önce enerji tasarrufunu ve verimliliği, ardından çatılarda üretimi ve doğaya daha az müdahale gerektiren seçenekleri değerlendirmek gerekir. Yöre halkının söz hakkı, bilimsel değerlendirme ve kamusal denetim yatırımın ayrılmaz parçası olmalıdır.

Z kuşağı neden isyan ediyor?-İpek Yezdani (Dünya)

Z kuşağı dünyanın her yerinde sokaklarda. Fransa’dan Nepal’e, Hindistan’dan Mada­gaskar’a kadar çok sayıda ülkede gençler ayak­lanıyor. Kimi eğitim sistemine, kimi işsizliğe, kimi de kendilerine gelecek vaat etmeyen siya­si düzene başkaldırıyor.

Üstelik bazı ülkelerde protestolar şiddet olaylarına dönüşmüş durumda. Fransa’da eği­tim sistemine daha fazla kaynak ayrılmasını ve daha iyi yaşam koşulları isteyen gençlerin gösterileri, Kuzey Afrikalı göçmen grupları ve anarşistler gibi farklı grupların da katılımıyla büyüdü. İspanya’dan Hindistan’a kadar dün­yanın birçok ülkesi de gençlik protestolarıyla çalkalanıyor.

Peki, Z kuşağı aslında ne istiyor?

Son yıllarda Z kuşağı dünyanın yeni siyasi aktörlerinden biri haline geldi. Bangladeş, Ne­pal, Peru ve Madagaskar’da gençlerin öncülük ettiği protestolar hükümetlerin devrilmesine kadar uzandı.

Hindistan’da ise genç işsizliği, üniversite sı­navındaki usulsüzlükler ve seçmen listelerin­deki manipülasyon iddialarına karşı gençler, “Hamamböceği Halk Partisi (CJP)” adlı çevri­miçi bir topluluk kurdu. Bu isim, Yüksek Mah­keme Başyargıcı Surya Kant’ın işsiz gençleri ve aktivistleri “hamamböcekleri” ve “toplu­mun parazitleri” olarak nitelendirmesine tep­ki olarak seçildi.

Son yılların en büyük protestolarını örgütle­yen hareket, eğitim bakanının istifasını sağla­dı. Hamamböceklerinin en zorlu koşullarda bi­le hayatta kalabilen canlılar olduğu düşünülür­se, zor koşullarda gelecek arayan gençlerin bu ismi seçmesi tesadüf olmasa gerek!

Bu hareketlerin ortak noktası, gençlerin mevcut siyasi sistemin kendilerine vaat ettiği geleceğe artık inanmaması.

Bir yanda yolsuzluk, siyasi elitlerin ayrıca­lıkları ve temsil sorunu, diğer yanda işsizlik, hayat pahalılığı ve erişilemez konut fiyatları…

Gençler, anne babalarından daha iyi yaşa­yacaklarına ilişkin geleneksel toplumsal söz­leşmenin artık geçerli olmadığını düşünüyor. Haksız da sayılmazlar. ABD’den Avrupa’ya ka­dar gençlerin alım gücü düşerken iş bulmak ve ev sahibi olmak zorlaşıyor, orta sınıf eriyor.

Ancak Avrupa’da durum daha karmaşık. Yaş­lanan nüfus ve düşen doğum oranları nedeniy­le gençlerin seçmenler arasındaki ağırlığı aza­lıyor. Ülkelerin siyasi geleceğine giderek daha yaşlı bir seçmen kitlesi karar veriyor. Nitekim İngiltere’deki Brexit referandumu da kuşaklar arasındaki siyasi tercih farklılıklarının çarpıcı örneklerinden biriydi.

Not: Başlıklara tıklayarak yazıların tamamına ulaşabilirsiniz.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram 

EtiketlendiMedyaPolitika
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Putin’e Ankara’dan davet var…

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Murat Ağırel tutuklandı

Medya Günlüğü
20 Ekim 2026
ManşetSerbest Kürsü

Dijital çağın görünmez yalnızlığı

Yıldırım Aktuğan
20 Ekim 2026
ManşetSerbest Kürsü

Yeni güvenlik dönemi

Mustafa Böğürcü
20 Ekim 2026
ManşetSerbest Kürsü

KKTC’de “enerjik” vaatler

Alper Eliçin
20 Ekim 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?